Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Kasım 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Biz bu kafayı ve bu insanları istemiyoruz


Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu adına hazırlanan rapor, eski manzaraların yeniden sergilenmesine neden oldu. Kaba kuvvetle korkutarak düşünmeyi engellemek ve insanların görüşlerini açıklamalarına tahammül edememek.
Kamu-Sen sendikası Genel Sekreteri olan şahıs canlı yayınlarda, İnsan Hakları raporunu yırtıp attı. Raporu hazırlayan danışma kurulunun başkanı Prof. Kaboğlu bu kabalık karşısında kibarlığını bozmadı ve sabırla dinledi. Eskiden olsa, bu tip toplantılarda mutlaka sandalye ve masalar uçuşur ve İnsan Hakları toplantısı adına yakışmayacak şekilde biterdi.
Fahrettin Yokuş, DYP- ANAP kavgalarından kalma bir eylemle rapor yırtma eylemini gerçekleştirirken, yanında bir de Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Başkanı olduğu söylenen Abdullah Buksur adlı biri çıkıverdi ve o da derin görüşlerini açıkladı (!)
İptidai bir olay izledik.
Bu kişilerin sergiledikleri manzara, Türkiye'de artık bu tip olayların yaşanmaması için çırpınan insanlarda hayal kırıklığı yaratmadı. Aksine, mücadelelerini daha da hızlandırmaları gerektiğini ortaya koydu.
Bu iki dernek temsilcisi, rapordaki görüşleri paylaşmamalarından dolayı eleştirilmiyorlar. Kaba kuvvet kullanmaları, çağ dışı yaklaşımları nedeniyle tepki topluyorlar. Aynı beyler, basın toplantısı sırasında veya sonrasında kendi görüşlerini açıklayabilirler, bildiri yayınlayabilirler ve tutumlarını seslendirebilirlerdi. Buna kimse de bir şey diyemezdi. Ancak, sergiledikleri tutum, İnsan Hakları ile uzaktan veya yakından ilgileri olmadığını açıkça göstermiş oldu.
Biz bu insanları ve bu kafayı istemiyoruz.

* * *

SİZCE BUSH MU, YOKSA KERRY Mİ KAZANMALI ?
Bu sabah kalktığımızda, Amerikan seçimlerini kimin kazandığını belki öğrenmiş olacağız. Belki diyorum, zira iki koşucu da dünkü finale çok yakın girdiler. Gece neler olacağını şu anda bilemiyorum. Belki de sonucu yine mahkemelerden veya yeniden sayımlar sonucunda öğrenebileceğiz.
Bush seçilirse, belki Ankara'dakiler rahat bir nefes alacaklar. Tanıdıkları, politikalarını bildikleri bir liderle çalışmayı sürdürecekler.
Kerry seçilirse, Ankara belki başlarda zorlanacak, ancak ardından onunla da tanışıp, Türkiye politikalarında ince ayar yapmasını sağlayacaktır.
Washington'daki görev değişimini sadece Ankara açısından değerlendirmememiz gerekir. Bu seçimler asıl uluslararası ilişkiler açısından büyük önem taşımaktadır.
Başkan Bush'un Beyaz Saray'da kalması, uluslararası kamuoyundaki Amerikan aleyhtarlığının, Amerikan politikalarına yönelik güvensizliğin devam etmesiyle sonuçlanacaktır. Bush politikalarını ne kadar değiştirse dahi, yine de kuşku ve kaygıyla izlenecektir.
Kerry'nin seçilmesi durumunda, belki temel politikalarda herhangi bir değişiklik yaşanmayacak, ancak uluslararası kamuoyunda ABD'ye güven duygusu yükselecektir.
Doğrusunu söylemek gerekirse, ben siz okurlarımın görüşlerini merak ediyorum. Siz hangisini tercih ederdiniz?

* * *

DEMİREL'E NİCE YILLAR DİLERİM
Eski siyasetçilerimize sahip çıkmıyoruz.
İş başında bulundukları sürece etraflarını saran dalkavukların, siyasetçi emekli olduğunda hemen dağılıvermelerini doğal karşılıyorum da, insana değer vermesini bilen bizlerin de aynı ilgisizliği göstermemizi anlayamıyorum.
Süleyman Demirel'in 80 yaşına basması haberini okuyunca, hemen tebrik etmek istedim. Sonra da bunu yazılı yapmayı kararlaştırdım.
Süleyman beyin bu ülke üzerinde çok emeği vardır. Beğenebilir veya eleştirebilirsiniz, ancak hakkını da vermek zorundasınızdır. Zamanında ben de eleştirdim, nice politikalarına karşı çıktım, ancak çalışmalarını da hiçbir zaman gözardı etmedim.
Demirel, soğuk savaş dengeleri ile bugünkü değişmiş dünya dengelerini bizzat görmüş, hatta rol oynamış nadir politikacılardan biridir. Deneyimleri çok değerlidir.
Keşke birileri yararlanıyor olsa...
Nice yıllara efendim...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Amerika'da yetmiş iki millet
AMERİKA 'yetmiş iki millet'ten oluşan gerçek ...
Çetin ALTAN
Kuşlara yem sunan kedi, çıngıraklar mıngıraklar...
KÖYCEĞİZ'deki iki avuçluk yeşil bahçede, bodu...
Melih AŞIK
Maksadı bilelim...
"TBMM Muhafız Taburu Gazinosu'nda askeri kura...
Fikret BİLA
Suya atılan taş...
Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ,...
Hasan CEMAL
Nasıl bir Amerika?
Amerika'yla kötü olmak gibi bir lüksü yok dün...
Güneri CIVAOĞLU
Avrupa Çankaya'sı
Askerden gelen sesler sağduyuyu yansıtıyor. G...
Abbas GÜÇLÜ
Yabancı dille eğitim kalkacakmış!
Milli Eğitim Bakanlığı, anadolu liselerinde y...
Hurşit GÜNEŞ
Petrol fiyatlarının artması Türkiye'ye yarar mı?
Bir süre önce televizyon kanallarından birind...
Nail GÜRELİ
Gazeteciler tarih yazıyor
Gazetecinin tarihe tanıklık ettiği yaygın bir...
Sami KOHEN
Zor seçim...
SABAH bu yazıyı okurken, ABD'deki seçimlerin ...
Mehmet Y. YILMAZ
"Yiğit basınımız sakalı tartışsın!"
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent A...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'nin antrenmanını gör, maçını anla!
HANİ "Gözlerimle görmesem inanmazdım!" diye b...
Meral TAMER
Halk, yolsuzluğa karşı mitinge de hazır, eyleme de...
Yolsuzluklara karşı harekete geçmeye istekli ...
Ece TEMELKURAN
İftar çadırları vicdan sofraları
Bedava yemek için bütün bir yıl Ramazan ayını...
Yaman TÖRÜNER
Çukurova ile ilgili iki iddia
Aşağıdaki iddiaların doğruluğunu araştıramadı...
Osman ULAGAY
Dövizin kıtlığı mı sorun olur, bolluğu mu?
Türkiye'nin dış ticaret açığının ve ona bağlı...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem dövizli kirayı merak ediyor
Ayşe Hanım Teyzem, elinde 18 Ekim 2004 tarihl...
M. Ali BİRAND
Biz bu kafayı ve bu insanları istemiyoruz
Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu adın...

© 2004 Milliyet