Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Kasım 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Carpaccio'nun hikayesi

İtalyanların ünlü yemeği carpaccio'nun, ona bir sanat eseri gibi bakmanızı sağlayacak bir öyküsü var

DONATELLA PİATTİ


Bir İtalyan restoranına gittiğinizde mönüde başlangıçlar altında carpaccio tabağı mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Eminim ki bir kere ısmarlamış ve o
üzerine parmesan serilmiş, roka ile süslenmiş hafif, incecik et dilimlerinin tadına bakmışsınızdır. Garson ise gururla üzerine biraz zeytinyağı ve karabiber eklemeyi size önermiştir. İki ince dilim etin, tüm dünya restoranlarında rastlanacak kadar ünlü olması sizi belki şaşırtmıştır.
Aslında ünlü carpaccio bu kadar da basit bir tabak değildir ve gerisinde belki de sizin de ona sanat eseri olarak bakmanızı sağlayacak bir tarihi hikayesi vardır!
Dünyadaki tüm keyifleri ve yemek yemeyi seven insanların buluşma noktası Venedik'teki Harry's Bar'ın kurucusu Cipriani 1950 yılının ilkbaharında her türlü aşçıyı çılgına çevirecek bir sipariş karşısında buldu kendini. Kontes
Amalia Moni Mocenigo ve misafirleri için özel ve lezzetli bir şeyler hazırlaması gerekmekteydi... Yalnız problem, doktorların kontese sıkı bir diyet tavsiye etmiş olmalarıydı ve kesinlikle salçalı veya aromalı pişmiş et yememesi gerekiyordu! Büyük şef "Bu delice bir şey... Ben kim bilir ne hazırlayacağım?" diye düşündü. Bu karışıklık sadece birkaç dakika sürdü aslında... Büyük mutfak ve lezzet ustası dahice bir fikir geliştirerek fileto eti ince ince dilimlemeyi düşündü. Çok çok ince... Hiçbir zaman kesmediği kadar ince.
Daha doğru bir lezzet katmak adına, her türlü et ve balığın yanına yakışabilecek bir sos yarattı. Sonra daire şeklinde dizilmiş ince et dilimlerinin ortasına bir küçük kaşık koydu ve etrafını taze yeşil salata ile süsledikten sonra durup sanat eserine bakmaya başladı. Acaba ne
isim koymalıydı?
O yıl, yani 1950'de Venedik'te sürekli olarak, Rönesans'ın ünlü ressamlarından Vettore Carpaccio'nun sergisi ve onun, kırmızı ve turuncunun beyazla zıtlıklar oluşturarak dramatik öğeler taşıyan tabloları konuşuluyordu. Büyük bir olasılıkla büyük şefimiz "Aaa... Bu renkler benim yarattığım ete benziyor... Bu tabağa carpaccio diyeyim" diye düşünmüş olacak. Vettore Carpaccio'nun eserlerini şimdi belki çok az insan tanıyor ama o andan itibaren neredeyse herkes sanatçının ismini taşıyan incecik dilimler halinde kesilmiş carpaccio et ve balık çeşitlerini biliyor.
Carpaccio zamanla bin çeşit şekliyle kullanıldı, çoğu zaman farklı lezzetlerde... Belki de tutucu olduğumu düşüneceksiniz ama bana soracak olursanız size orijinal tarifi vermeyi tercih ediyorum. Yapılışı çok basit ve lezzetli... Her ne kadar tam doğru olmasa da orijinal diyorum çünkü gerçek sos büyük şefin çocukları tarafından gizli tutuluyor... Tıpkı Vettore Carpaccio'nun fantastik renklerinin sırrının kendisi ile beraber gömülmesi gibi. Şimdi size vereceğim tarif orjinaline çok yakın... Hem Venedik'e gidip yerinde tatmayı beklerken neden bu tarifi de denemeyesiniz ki?

Dana carpaccio
Malzemesi (4 kişilik):
300 gr. dana eti filetosu (çiğ)
1 fincan mayonez,
4 kaşık taze domates ezmesi
1 küçük kaşık hardal
2 küçük kaşık Worcester sosu
5 kaşık krema.

Yapılışı:
İnce dilimler halinde filetoyu kestikten ve daire şeklinde tabağa dizdikten sonra tabağın ortasına tüm malzemelerle hazırladığınız sosu yerleştirin. Yanına roka ve cherry domates ekleyerek beraber servis edebilirsiniz.

donatellapiatti@hotmail.com

CUMARTESİ
Hamamdan bozma bir salonda çalışarak şampiyon oldu
"Yılanlarla birlikte uyuyoruz onlar ailemizin bir parçası"
"Gençler için yeni bir grup gibiyiz, bizi ilk kez dinliyorlar"
"Kadınlar aşkta erkeklerden daha anarşist"
Jean çarpması
Mevsime uygun yemekler
Bayram yağışlı geçecek
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Üçleme: Katı-1





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet