|
 |
|
|
Yeşil sahada haddini bilmek
Görüş / Bülent Buda
Tribünlerde gözlenen sevimsizliklerden yakınırken, oyun alanını "Özellikle kulübeleri" gözden kaçırıyormuşuz gibi geliyor. Futbolcuların tribünleri tetikleyen akıl dışı eylemlerine eşlik eden kulübe yöneticileri türedi bir süredir.
O kulübenin tek egemeni olması gereken teknik adamların varlığına aldırmaksızın öne çıkan, her olaya maydanoz bu beylerin oradaki varlık nedenini anlamakta gerçekten zorlanıyorum.
Kimliği aşındıran yapı
Ödevi idari yönetim olanların teknik alana böylesine katılımları, (Hiç de hoş olmayan bir biçimde) adeta teknik adama "Sen maaşlı memurumsun.
Ben öndeyim, sen geride kal" izlenimi veriyor. Bu tavırlar da giderek teknik adamların kimliğini aşındıran bir yapıya bürünüyor.
Oysa orası salt, teknik birimin olması gereken mekandır. Bu tüm dünyada böyledir ya da en azından böyle olması gerekir.
Sorunun daha da düşündürücü boyutu, bu tür girişimlerin yakın tanığı, teknik adamın suskunluğu ve de sinmişliği...
Böyle bir manzara karşısında da insan elinde olmadan, bazı teknik adamların kulübeyi ve de oyun alanını çekip çevirecek yetkinlikte olup olmadığını sorguluyor.
Kabak tadı veriyor
Bazı kulüplerimizin kulübelerinde izlediğimiz bu görüntüler gerçekten kabak tadı vermeye başladı.
Alınanlar olacaktır ama, bırakınız oraları da teknik adamlar biçimlendirsin. Zaten beceremiyorlarsa seçimde bir yanlışlık var demektir.
Bir yerlerde okumuştum şöyleydi "Toplumda tavuk ile ördeği, ördek ile kuğuyu ayırt edecek mekanizmalar bozulunca kazlar da devreye neden girmesin?"
İslamın şartı beş. Altıncısı da bizden olsun, haddini bilmek. Galiba altıncıya ilişkin sorunlarımız epey fazla.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|