|
 |
|
|
Kısa devre
Bu Galatasaray'ı gözümle görmesem asla inanmazdım. Diyarbakır'da oynayan takım Galatasaray'ın aslı değil, galiba dublörüydü. Galatasaray'ın oynadığı oyun tam anlamıyla skandal... Tempo yok... İkili mücadele yok... Topu kazanıp, oyun kurma yok... İkili mücadeleyi kazanmak yok... Kanatlardan etkili ataklar yok... Bu kadar yokların içinde sadece doldur - boşalt var... Topu şişirmek var... Düşünün altı korner kazanan Galatasaray'da o fırsatlar rakip kaleye bir kez olsun şutla dönmedi. Ne kafa, ne ayak, etkili bir vuruş sahibi yoktu.
Diyarbakırspor'u görmezden gelemeyiz. Bu galibiyeti oynayarak, çalışarak, koşarak hak ettiler. Ümit Kayıhan'ın takımı sağda Göksel'le, solda Sinan Demircioğlu'yla kanatları kapattı. Ne Sabri ne Baliç... Ne Cihan, ne de Hakan Ünsal... Kanatlardan etkili atak yapamadılar. Diyarbakır savunmasının ortasında yer alan tecrübeli Burhan, Hakan Şükür'ün bütün çabalarında savunmasını düzgün biçimde yerleştirerek pozisyonları baştan öldürdü. Beşiktaş'tan giden Yasin perdeyi açana kadar topu hep geri paslarla oynuyordu ama devrenin sonunda ilk kez Sinan Kaloğlu ile birlikte verkaçlarla Galatasaray kalesine yöneldi. Ustaca vuruşuyla Mondragon'u korktuğuna uğrattı.
Bayram bekleniyor
İkinci yarıda Galatasaray , Baliç'in yerine Ümit Karan'ı alarak hücumda daha etkin bir arayışa geçti. Sonradan oyuna giren Saidou ve Arif'e rağmen Hagi aradığı şansı bulamadı. Galatasaray bırakın beraberlik ya da galibiyet gollerini rakibinin oyununa dahi eşlik edemiyordu. Diyarbakırspor'da Sinan Demircioğlu, Cumhur ve Cem Yanık oyunu sürekli Galatasaray yarı cezaalanına taşıyarak tehtid oluşturdular. Sinan Kaloğlu bitik ve etkisiz bir gününde olmasaydı ev sahibi farka giderdi. Galatasaray'da anlaşılan o ki, iyi futbol için Hagi de, taraftar da bayrama kadar beklemek zorunda... Takımın birlikteliği, moral motivasyonu, dayanışması ve enerjisi çözülmüş, dağılmış, kaybolmuş... Akçaabat Sebatspor karşısında elde ettikleri galibiyet görüldü ki, Ali Sami Yen Stadı'nın atmosferinden kaynaklanmış... O stadı deplasmana taşıyamadıkları için sanki takım ruhu da orada kalmış. Galatasaray'ın Sylla'dan yediği ikinci gol tek kelime ile amatörce... Bu takımın mental sorunları da var. Sanki maçtan kopup başka bir ortamda gibiler. Savunmanın sihirli ikizleri Song ve Tomas da bu çözülmeyi önleyemedi. Yine de umutsuzluğa kapılmamak, bu geçiçi dönemi çabucak atlatmak zorundalar. Kısacası Hagi de sabredecek, futbolcu da, taraftar da!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|