|
Amerikan Müftülüğü'ne gelen sorular!
Anadolu Ajansı Haber Yayın Daire Başkanlığı Müdür Yardımcısı ve 21. dönem DSP milletvekili Erol Al, ramazanda İstanbul Müftülüğü'ne gelen sorulardan örnekleri e - postama göndermiş. Akla hayala gelmeyecek ne sorular! Gülsem mi ağlasam mı? Kızsam mı, üzülsem mi, şaşırsam mı?
Amerika gibi kendini dünyanın tek hakimi ilan eden bir ülkenin başkanı, dindarlığa çok güçlü vurgu yaptığı için Amerikan halkının teveccühüne mazhar olup yeniden başkan seçilebiliyorsa; Sırlar Dünyası ve Kalp Gözü gibi programların televizyonlarda yaygınlaştığı bir dönemde, İstanbul Müftülüğü'ne aşağıdaki soruların sorulmasını da yadırgamamak gerek aslında.
Şeriat devleti ABD!
Amerikan halkı bu seçimde aklın yerine inancı tercih etti. Bush, seçim kampanyası süresince dine vurgu yapan öyle vaadlerde bulundu ki, Amerika müslüman olsaydı, pekala şeriat devletinden söz edebilirdik. Eğer Bush yönetimi, seçmene vaadleri doğrultusunda günah diye kürtajı yasaklayacaksa, ceninlerin kullanıldığı kök hücre araştırmalarını durduracaksa, özetle dini gerekçelerle toplum hayatına müdahale edecekse, bir tür din devleti olmuyor mu zaten?
İşin daha da vahimi, Amerika'nın maalesef hala pek çok konuda dünyaya örnek oluşturmaya devam etmesi. Şeriat özlemi içinde olanlar, artık kolaylıkla "Görüyorsunuz Amerika'da bile din ne kadar belirleyici, başka yerde neden olmasın" diyebilecekler.
Geçen hafta bir gazetede okudum. ABD'nin Kentucky eyaletinde ölü ceninden retina nakli yapılan 6 hastadan biri, körlükten kurtulup görmeye başlamış. Şimdi Bush efendi günah diye, tıp alanındaki buluşlara set mi çekecek?
ABD'deki uçurum
Amerika'ya ilk gittiğimde, sokaktaki vatandaşın dünyadan tümüyle habersiz dapdaracık ufkuyla, dünyanın yönünü değiştiren bilim adamları ve elit tabaka arasındaki zihinsel uçuruma inanamamıştım. Bugünse dine yönelişin pek çok ülkede arttığı bir dönemde, kendini "Tanrı'nın elçisi" ilan eden bir başkan adayının, Amerikan halkının tercihi olmasını çok doğal karşılıyorum. Hatta bizim halkımızın İstanbul Müftülüğü'ne yönelttiği aşağıdaki soruları (oruçla ilgili olanlar hariç), Amerikan halkı da aynen sorabilir diye düşünüyorum!
Şeytanın kabiliyeti
Soru: Gelinim doğum yaptı. Yanına anahtar gibi metal birşey asacak mıyım? Asmazsam şeytanlar gelip, torunumu alıp götürür mü?
Yanıt: Bunlar tamamen uydurma, hurafe inanışlardır. Bunların dinle, ilimle bir ilgisi yoktur. Ayrıca şeytanın gelip götürme gibi bir kabiliyeti de yoktur.
Soru: Loğusa hanım evde yalnız kalırsa o evi cin basar, onun ruhunu teslim alırmış. Nasıl tedbir alırız?
Yanıt: Hurafedir, uydurmadır. Öyle birşey söz konusu olamaz. Bir tehlike yok ki tedbir alınsın.
Soru: Ben Televole izliyorum. Orada dedikodu yapıyorlar. Ben de bu dedikoduları başka birilerine anlatırsam orucum bozulur mu?
Yanıt: Dedikodu yapmak orucu her ne kadar bozmaz ise de, tutulan orucun sevabını azaltır.
Soru: Hocam daha önceden çiğnenmiş ve hiçbir tadı kalmamış bir sakızı çiğnemek orucu bozar mı?
Yanıt: Oruç tutan birinin sakız çiğner mi?
Yumurtaya giren cin
Soru: Yumurta haşlıyordum çok kaynadı. Yumurta çok katı olursa içine cin girermiş. Cin çıksın diye hangi duayı okumam gerekir?
Yanıt: Hangi duayı okursan oku, ne yumurtaya cin girer, ne de çıkar.
Soru: Yeni doğan bebek ilk ev ziyaretinde yumurta, tuz, ekmek alınmazsa bahtsız olur değil mi?
Yanıt: Bebeği olan bir açıkgözün uydurduğu bir hurafe bu. Zamanla inanışa dönüşmüş...
Soru: Kocam beni aldatıyor. Dua okuyup pantolonunun paçalarını bağlarsam aldatmazmış, o dua hangisiydi?
Yanıt: Böyle bir dua yok, böyle bir şey de yok. Ancak ıslah olması için Allah'a dua edebilirsin.
Soru: Baykuş öttü. Hangi duayı okursam rüyama girmez?
Yanıt: Böyle bir dua yoktur. Gördüğün her baykuş rüyana giriyor mu? Rüyanın kapısı yok ki kapatasın...
mtamer@milliyet.com.tr
|
|