Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ağabey Türkiye, Batı'yı ürkütüyor

Kadri Gürsel - Kâbil


Amerikan C - 17 nakliye uçağında 7 saat süren gece yolculuğundan sonra, sabah Kâbil Havaalanı'na indiğimizde, Hollandalı subay çelik yeleklerimizi giymemizi istedi. Bir elimizde de kevlar miğferler, bizi bekleyen, üzerleri sarı bir toz tabakasıyla kaplı arazi araçlarına bindik. "Biz" çeşitli Avrupa milletlerinden bir grup gazeteciydik.

Yüzlerdeki durum
Türkiye'den ben ve Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru vardık. Diğerleri Brüksel'de akredite olan gazetecilerdi. Kâbil'de havaalanını kente bağlayan bozuk yolu izleyerek Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) karargâhına gitmekte olan konvoyumuz, güvenlik kaygıları nedeniyle olsa sanırım, aşırı sürat yapıyor ve buna bir de yoldaki çukur ve tümseklerin neden olduğu sarsıntı eklenince, bakışlarımı ilk kez karşılaştığım Kâbilliler üzerinde bir - iki saniyeden fazla odaklamam mümkün olmuyordu. Ama yol boyunca yüzlerce bir - iki saniye birbirine eklendi ve Kâbil'den ilk izlenimi edindiğim, akıp giden görüntüyü oluşturdu. Kâbil'in sakallı, sarıklı, kalçalarını örten "eteği" dize kadar uzanan, adını bilmediğim yırtmaçlı gömleklerinin üzerine, kimisi yelek, kimisi de Batı tarzı ceket giymiş erkeklerinin bize bakan gözlerinde, nefret, tehdit ve düşmanlık göremedim. Bakışlarında, tevekkül, sabır ve sükunet, hem de merak vardı.
Yıpranmış ve kirli giysiler içinde ve fakat güleç yüzlü olan bazı çocuklar, yumrukları sıkılı olduğu halde başparmaklarını yukarı kaldırarak bizi selamladılar.

Gözlerini göremedim
Bize dağıttıkları dosyada yer alan "Afganistan'da sosyal davranış kuralları" bölümünde "Asla kadınların gözlerinin içine bakmayın" yazıyordu. Ben yol boyunca zümrüt yeşili gözlerine bakmak için bir kadın aradım, ama nafile. Yarı harabe Kâbil'in çöp içindeki toprak sokakları binlerce, on binlerce erkekle doluydu ve dışarıdaki az sayıdaki kadının tamamı burkalıydı.
NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı, Amerikalı General James Jones'un birbuçuk gün sürecek olan teftişini izlemek için geldiğimiz Afganistan'da geçecek dar zamanda, durumu ilk anda anlamanın en iyi yolu insanların yüzlerini okumaktı. Yüzlerinden edindiğim olumlu izlenimler ertesi gün Kunduz'da da bana eşlik etti.

Afgan modeli olabilir
Irak'ta durum barış ve istikrar adına çok umutsuz ama Afganistan'da uluslararası toplum, Afgan halkının da desteğiyle bu harap ülkeyi yeniden inşa ve kalkınma yoluna koymakta başarılı olabilir. Ve bu başarı, Irak için de ileride bir model oluşturursa, Türkiye'ye büyük görevler düşebilir.

Almanların yatırımı
NATO'nun komutasında, 26'sı İttifak üyesi 37 ülkeyi bu yolda bir araya getiren ISAF'ın elle tutulur bir başarısı var bu ülkede. ISAF, yeni Afganistan'ın ordusunu, polisini eğitmekle, Afgan güvenlik güçlerine yardımcı olmakla kalmıyor; etkisini Kâbil'in dışına da yayarak, "Eyalet İnşa Takımları" (Provincial Reconstruction Teams) aracılığıyla, yerel silahlı güçlerin dağıtılmasından tarıma kadar pek çok alanda bölgesel gelişmeye öncülük ediyor. Ülkenin kuzeyindeki 5 bölgede, Kunduz ve Feyzabad'da Almanlar, Meymane ve Mezar - ı Şerif'te İngilizler, Pul-i Kumri'de de Hollandalıların sorumluluğunda, "Eyalet İnşa Takımları" faaliyette.
Kunduz'dakini gördük. Almanlar burada askerlerleriyle güvenliğe katkı sağlamakla kalmıyorlar, sivil kadrolarıyla da karakol, hastane, okul inşa ediyorlar; okuma-yazma ve halı dokuma kursları açıyorlar. Alman tarım, tıp uzmanları, mühendisler bölgede. Bu işler için on milyonlarca euro harcıyorlar. İnşa ettikleri yeni misyon binalarına eylül 2005'te yerleşecek oluşları, bu bölgeyi yakın zamanda terk etmeye niyetli olmadıklarını gösteriyor. Eyalet İnşa Takımları uygulamasının kaçınılmaz sonucu ülkenin nüfuz alanlarına bölünmesi olacak.

Türkiye'ye, 'Olmaz' dendi
Görüştüğümüz bir Türk yetkili, Türkiye'nin de kuzey bölgesinde bir eyalet inşa takımının sorumluluğunu üstlenmek istediğini, ancak bu fikre birilerinin sıcak bakmadığını anlattı. Türkiye'nin Özbeklerin yoğun olarak yaşadığı kuzey bölgesine yerleşmesi de böylece engellenmiş.
Hamit Karzai'nin oyların yüzde 55.4'ünü alarak kazandığı, 9 Ekim'deki devlet başkanlığı seçimlerinin olaysız ve yüksek katılımla yapılması, Afganistan için duyulan iyimserliği güçlendirdi. Şimdi hedef nisan ayında yapılması planlanan parlamento seçimlerinin başarılması ve başkanlık sistemiyle yönetilmesi öngörülen ülkenin güçlü başkanı denetleyecek bir ulusal meclise kavuşması. Seçimler ile Batılıların "savaş ağaları" dediği yerel liderler de parlamentoya girip, ardından kurulacak yeni hükümette görev alacaklar ve bu da merkezi hükümetin güç ve denetimini bütün ülke sathına yaymasına katkıda bulunacak. Beklenti bu.
Ya Taliban? Özde bir Peştun örgütü olan Taliban, ülkenin bu en kalabalık etnik grubunun yoğun olarak yaşadığı Pakistan sınırı bölgesinde halen güçlü ve yer yer denetimi elinde tutuyor. Burada görüştüğümüz Türk subaylar bu duruma rağmen Taliban'ın yarattığı güvenlik tehdidinin ülkede yürütülen yeniden inşa faaliyetini tökezletecek kadar büyük olmadığı görüşünde.

Sorumluluk Türklere
Türkiye'yi Afganistan'da daha büyük görevler bekliyor. NATO'ya tahsisli 3. Kolordu şubat ortasında ISAF'ın komutasını 6 aylığına üstlenecek ve bu çerçevede 1800 Türk askeri Kâbil'e gidecek; ISAF bünyesindeki tüm birliklere bir Türk general komuta edecek. Parlamento seçimlerinin yapılacağı bu en kritik dönemde, NATO'nun Afganistan'daki Yüksek Sivil Temsilcisi Hikmet Çetin'in görevi de beklendiği gibi şubattan itibaren üçüncü bir 6 aylık dönem için uzatılırsa, patronaj hem askeri, hem sivil alanda Türkiye'nin elinde toplanacak.




DÜNYA
Ağabey Türkiye, Batı'yı ürkütüyor
Arafat konuştu
Oruçlu Türk askerine sempati
Binlerce Amerikalı Bush'tan kaçıyor
Türk şirketleri Afgan şampiyonu







 2003 yılında dünyada yaşananlar...

© 2004 Milliyet