|
 |
|
|
Çokuluslu şirketler STK kurarsa!
Ulus ötesi şirketler, dünya siyasetinin baş aktörlerinden biri haline geldiğine göre, yönetimlerine halkın da katılması gerekmez mi?
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof. Dr. Huricihan İslamoğlu'nun girişimiyle ve Berlin Yüksek Araştırma Enstitüsü'nün katkılarıyla düzenlenen 2 günlük konferans, son dönemde dramatik şekilde dönüşen dünyamızı değerlendirmek açısından, katılımcılar için eminim çok ufuk açıcı olmuştur. İktisadi Dönüşüm, Hukuk ve Toplumsal Adalet başlıklı konferansta tartışılan konuları birazdan sıraladığımda, neden bu denli iddialı bir ifade kullandığımı anlayacaksınız. Ama hemen ekleyeyim. Konuşmacılar da çok iyi seçilmişlerdi.
Örneğin Almanya'nın en prestijli yüksek araştırma merkezi olan Wissenchaftskolleg'in rektörü, Alman Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Dieter Grimm ilk kez bu konferans için Türkiye'ye geldiğini belirtti. Yurtdışından davet edilen bilim adamları ve düşünürlerin yetkinliği ve Prof. Dr. Şerif Mardin, Prof. Dr. Nur Vergin gibi eşdeğerdeki yerli meslektaşları sayesinde, konferansın ileriye dönük amacı yönünde şimdiden önemli adımlar atılmış oldu.
Tartışılan konular
Tartışılan konulardan birkaçını sıralayacak olursam:
Hukuki pratikler - yasalar ve mahkeme kararları aracılığıyla yeniden tanımlanan iktisadi hayatın niteliği. (TBMM'de farklı yasaların hararetle tartışılmasında da görülebileceği gibi hukuki pratikler, aynı zamanda siyasetin de alanları.)Günümüzün en can alıcı konusu olan piyasa ekonomilerinin kurumsal olarak oluşma süreçleri.Farklı toplumlarda oyunun kurallarını tanımlayan anayasaların, ulus ötesi toplumlarda anlamlarının ne olduğu?Anayasal söylemin gündeme getirdiği demokratik haklar ve bu hakların, 1980'lerden bu yana dünyanın farklı bölgelerinde yaygın bir şekilde uygulanan neoliberal politikalar çerçevesinde nasıl ihlal edildiği.
Yeni siyasi aktörler
Yeniden oluşan piyasa toplumlarının, eski piyasa toplumlarından farklı olarak ulusal değil, ulus ötesi bir niteliğe sahip olduklarından yola çıkarak, siyasetin yeni aktörlerinin belirlenmesi.
Konferansın maalesef çok azını izleyebildim. Ancak o kısa sürede bile, sponsorluklar ve sosyal sorumluluk projeleri adı altında her geçen gün daha fazla üzerime - üzerime gelen ve beni çok rahatsız eden yeni tür şirket reklamlarıyla ilgili bir sıçrama yaptım. Sivil toplum kuruluşlarının her geçen gün, şirketlerin etki alanına daha fazla girdiklerinin ayrımına vardım. Dünyada da Türkiye'de de... İstisnalar hariç.
Devlet, toplum, ÇUŞ
Siyasi sürece katılma olayına artık farklı bir gözlükle bakmamız gerek. Eskiden nüfusun ne kadarının oy hakkı var, kaç kişi aktif siyaset yapıyor gibi sayısal ölçüler geçerliydi. Bugünün dünyasında ise piyasa güçleri, özellikle de ulus ötesi şirketler, siyasetin her alanında giderek daha fazla söz sahibi oluyorlar.
İsrailli sosyolog Prof. Dr. Ronen Shamir'in dikkat çektiği gibi eskiden siyaset deyince devletle toplum arasındaki ilişki gelirdi akla. Şimdiyse bir kademe daha var: Çokuluslu şirketler. ÇUŞ'ların güçlü siyasi aktörler haline gelmeleri, devletin kapasitesini sınırlıyor.
Şirketlerin STK'ları
Shamir'e göre "Toplum adına karar verecek kurumların, meşruiyete sahip olmaları lazım. Oysa bugün için ÇUŞ'ların yönetimlerine, karar süreçlerine toplum katılmıyor. ÇUŞ'lar siyasetin güçlü aktörleri haline geldiyse, nasıl demokratikleşebilecekleri konusunda da düşünülmesi gerek."
Shamir, ulus ötesi şirketlerin STK'ları da kullandığını hatırlatıyor: "Bugün gelişmiş toplumlarda devlet ve kamu sektörünün yanı sıra STK'ların da belli bir etki alanı var. Bunu gören şirketler kendi ticari faaliyetleriyle yetinmeyip, topluma dönük faaliyetlerini de her geçen gün arttırıyorlar. Sponsorluklar, sosyal girişimcilik, kurumsal vatandaşlık falan derken kendileri de STK'lar kurarak piyasaları yönlendiriyorlar. Piyasa oyuncusu olarak söylemek istediklerini onlara söyletiyorlar."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Hırt, hışır, hıyar, saloz, angut... NASREDDİN Hoca, ayrı ayrı yörelerde hayatları... | |  | Melih AŞIK | | "Her şey dahil" Turizm'de son yılların hem modası hem yaygın ... | |  | Fikret BİLA | | Rum resti 17 Aralık yaklaştıkça Kıbrıs Rum Yönetimi'nde... | |  | Hasan CEMAL | | Arafat için... Yaser Arafat'la son olarak geçen yıl haziran ... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Masum tuzaklar Sevgili Anneciğim ve Babacığım, Üniversiteni... | |  | Can DÜNDAR | | Homofobi "Oğlumuz Ahmet'le, oğlumuz Mehmet'in nikah tö... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Türkiye, bilim toplumu olur mu? Önümüzdeki haftanın, Avrupa Bilim Haftası old... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | Ateş ve buz İzlanda'da buluştu İçinde bulunduğum küçük uçak İzlanda'nın Kefl... | |  | Hasan PULUR | | Gemilerde talim mi var, eğitim mi? ESKİ okurlarımızdandır, ununu ta zamanında el... | |  | Derya SAZAK | | Beşiktaş'ın yükselişi Fenerbahçe'den sonra UEFA Kupası'nda İspanyol... | |  | Meral TAMER | | Çokuluslu şirketler STK kurarsa! Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof.... | |  | Ece TEMELKURAN | | Uzatmalı diktatörün zaferi Bir medya humması olarak Amerikan seçimlerini... | |  | Osman ULAGAY | | Bush 11 Eylül'le kazandı, akıl kaybetti Amerika'nın aklını başından alan 11 Eylül eyl... | |  | Güngör URAS | | Petrol alana "kebaplar bizden" "50 milyon liralık benzin alana kebaplar bizd... | |  | Serpil YILMAZ | | Kanser veya trafik kazası geride kalıyor Avrupa Birliği dönem başkanı Hollanda'nın baş... | |
|
|