Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Amerikan halkıyla dayanışma çağrısı!
Uzatmalı diktatörün zaferi

Gerek Türkiye'de gerek diğer mazlum ülkelerde yıllardan beri dayanışma geceleri düzenlenir. Artık ABD halkıyla da dayanışma geceleri düzenlenmeli. Bush zulmü altında ezilen, düzgün bir seçim yapacak kadar bile demokrasisi olmayan bu mazlum halkla dayanışılmalı


Bir medya humması olarak Amerikan seçimlerinin değerlendirmelerini izlediniz televizyonlarda. İzlediniz, izleyeceksiniz de daha. Değerlendirilmedik yanı kalmayana, neyin değerlendirildiğini unutana kadar... Zira "Yeryüzü başkanı" seçildi yeniden. Yeniden aynı diktatör göreve getirildi.
Acaba bütün dünya televizyonlarında aynı sözcüklerle "dünyanın en güçlü adamı" diye anıldıkça Dabulyu daha da güçleniyor mu? Daha da kabulleniyor insanlar belki, daha da içlerinin bir yerine kazanıyor bu adamdan korkulması gerektiği...
Bu kadar değerlendirme için bendenizinki de eksik kalsın. Zira şahsım için bu seçimlerin önemli olan tek bir yanı vardı. O da şudur:

Neden korkmalı?
Tarihte ilk kez ABD seçimlerine uluslararası gözlemciler gönderildi. Yani şu üçüncü dünya ülkelerine, kendi halkını öldüren diktatörlerin eğlencesine yaptığı seçimlere, adaletin ve medeniyetin temsilcisi olarak gönderilen temsilcilerden. Diğer bir deyişle hikmetinden sual olunmaz ABD demokrasisinin artık var olmadığı uluslararası düzeyde, resmen kabul edildi. Medeniyet, resmi düzeyde kabul etti ki bu Amerikalılar seçim düzenlemeyi, yalan söylemeden, hile yapmadan başkan seçmeyi beceremiyorlar. İlla bir çapanoğlu (yoksa junior çapan mı demeli?) illa bir "bushtluk"!
Dünyanın "kapıcı çocuğu ülkeleri" seçim sabahından beri tir tir titriyor muhakkak. Diktatörün onları yeniden sıraya dizip tekmil almasına hazırlık yapıyor olmalılar. Bendenizi ise en çok korkutan husus şudur:
CNN International seçimin ertesi günü (yememiş içmemiş çalışmışlar) bir anket yaptırdı. Anketin sonuçlarına göre Bush'a oy verenlerin yüzde 79'u "ahlaki meseleler" sebebiyle oy verdiklerini söylemişler. Bu da şu demek oluyor: Dünya birbirine girerken Noel'de amca oğullarını, kayınçoları şömine başına çağırma alışkanlığının yok olmasına çok bozuluyor ABD vatandaşları ve bu konuda önlemler alması için Bush'u seçiyorlar. Aile değerleri, tanrı şudur budur yani.

Korku uykusu
Bundan ne çıkarıyorum? Şunu: Dünyanın aç kalmış toprakları altüst edilirken ve bu ABD askerleri tarafından ABD halkı adına yapılırken yine ABD halkının en az yüzde 50'sinin olup bitenden haberi yok. Varsa da bu durumu kayınçolardan daha az önemsiyorlar. Korkutucu olan bu işte. Nice zamandır ABD halkı yeryüzünün şımarık çocuğu. Onlara, bütün kapıcı çocuğu ülkeleri olarak, anlamama, bilmeme, yanlış yapma, salak ve cahil olmak hakkını verdik. Demek ki bu arkadaşlar hala bu hakkı kullanıyorlar. Bu kadar insan ölmesine rağmen yani. Bu kadar çok insan öldürülmesine rağmen bu ayrıcalığı kullanacaklar. Bu seçim sonuçlarının -şahsımın yorumuyla- en ürkütücü yanı bu. Yani kan ne kadar aksa da ABD halkının yüzüne sıçrayıp onu bu kayınçolu uykusundan uyandırmıyor. Uyandırmayacak. Yani bir gün ABD halkı uyanacak diye beklemenin hiçbir geçerliliği ve umutlu yanı yok. Kalmadı.

Öğrenecekleri çok şey var
Epey uzun yıllardır Türkiye'de ve diğer mazlum ülkelerde, pek popüler olmamakla birlikte dayanışma geceleri düzenlenir. Küba halkıyla olsun, Arjantin halkıyla olsun dayanışılır. Bence artık ABD halkıyla da dayanışma geceleri düzenlenmeli. Bush zulmü altında ezilen, düzgün bir seçim yapacak kadar bile demokrasisi olmayan bu mazlum halkla dayanışmalıyız. Bu ezilen halkın yeryüzünde yalnız olmadığını anlatmalıyız. Zavallılar...
Bir yıl önce NBC kanalından Amerikalı bir adam gelip burada program yapmıştı. Ben de katılımcılardan biriydim. Sanırım benim konuştuğum bölüm ABD'de yayınlanmamıştır. Son derece şirrettim zira ABD ölçülerine göre. Dedim ki: "Türkiye ABD'den daha demokratik bir ülkedir."
Çok bozulmuştu programcı. Ben de devam etmiştim: "En azından Türkiye'de başbakanı halk seçiyor. Sizinkini kimin seçtiği belli değil."
Bu sene gelse aynı programcı herhalde o kadar çok şaşırmazdı söylediklerime. Sanırım bu kez şaşıracağı şey şu dayanışma geceleri fikri olurdu. Ama öyle değil mi? ABD halkının dünyanın geri kalanından öğreneceği çok şey yok mu? Bilhassa yaşamak ve haddini bilmekle ilgili...

ecetem@hotmail.com








Çetin ALTAN
Hırt, hışır, hıyar, saloz, angut...
NASREDDİN Hoca, ayrı ayrı yörelerde hayatları...
Melih AŞIK
"Her şey dahil"
Turizm'de son yılların hem modası hem yaygın ...
Fikret BİLA
Rum resti
17 Aralık yaklaştıkça Kıbrıs Rum Yönetimi'nde...
Hasan CEMAL
Arafat için...
Yaser Arafat'la son olarak geçen yıl haziran ...
Güneri CIVAOĞLU
Masum tuzaklar
Sevgili Anneciğim ve Babacığım, Üniversiteni...
Can DÜNDAR
Homofobi
"Oğlumuz Ahmet'le, oğlumuz Mehmet'in nikah tö...
Abbas GÜÇLÜ
Türkiye, bilim toplumu olur mu?
Önümüzdeki haftanın, Avrupa Bilim Haftası old...
Mehmet Y. YILMAZ
Ateş ve buz İzlanda'da buluştu
İçinde bulunduğum küçük uçak İzlanda'nın Kefl...
Hasan PULUR
Gemilerde talim mi var, eğitim mi?
ESKİ okurlarımızdandır, ununu ta zamanında el...
Derya SAZAK
Beşiktaş'ın yükselişi
Fenerbahçe'den sonra UEFA Kupası'nda İspanyol...
Meral TAMER
Çokuluslu şirketler STK kurarsa!
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof....
Ece TEMELKURAN
Uzatmalı diktatörün zaferi
Bir medya humması olarak Amerikan seçimlerini...
Osman ULAGAY
Bush 11 Eylül'le kazandı, akıl kaybetti
Amerika'nın aklını başından alan 11 Eylül eyl...
Güngör URAS
Petrol alana "kebaplar bizden"
"50 milyon liralık benzin alana kebaplar bizd...
Serpil YILMAZ
Kanser veya trafik kazası geride kalıyor
Avrupa Birliği dönem başkanı Hollanda'nın baş...

© 2004 Milliyet