|
 |
|
|
Bush 11 Eylül'le kazandı, akıl kaybetti
Amerika'nın aklını başından alan 11 Eylül eylemini planlayan 'büyük beyin', bu korkunç eylemin bu kadar geniş kapsamlı bir etki alanı yaratacağını hesaplamış mıydı bilmiyoruz ama bugün gelinen noktada bu etkinin dünyanın gidişatını belirleyecek boyutta olduğunu söyleyebiliriz. Başkan Bush'un zaferiyle sonuçlanan ABD'deki başkanlık seçimi 11 Eylül'ün etkilerinin henüz aşılamadığını ve dünyanın gidişatını belirlemeye devam edeceğini gösterdi bize.
Başkanlık seçimi, ABD'nin 11 Eylül sendromundan kurtularak aklını başına toplaması için önemli bir fırsattı aslında ama sonuçta akıl kaybetti, korku kazandı. 11 Eylül'ün Amerika'da yaratmış olduğu korkuyu ve güvensizlik duygusunu sonuna kadar sömüren Başkan Bush, kampanya boyunca Amerika'nın savaşta olduğunu vurgulayarak ve "sizi teröre karşı ben daha iyi korurum" temasını kafalara çakarak seçimi kazandı. Cumhuriyetçi Parti'nin güçlü örgütünün, dini örgütlerin desteğini de arkasına alarak sürdürdüğü, kültürel değerler savaşının da Bush'un seçim zaferinde önemli payı var kuşkusuz ama belirleyici faktör, Amerikan halkının en az yarısının hâlâ 11 Eylül sendromunun etkisi altında bulunması oldu.
İki Amerika
11 Eylül'ün son seçimle bir kez daha kanıtlanan önemli bir etkisi, Amerikan toplumundaki bölünmenin gizlenemez biçimde açığa çıkmasını sağlamak oldu. Bush
yönetiminin 11 Eylül sonrasında izlediği pervasız çizgiyle dünyayı hiçe sayması ve kendi benimsediği değerler sistemini Amerika'ya empoze etmek istemesi, Amerika'yı, tarihçi Timothy Garton Ash'in deyimiyle, "bir ülkede yaşayan iki ayrı ulus" haline getirdi. Seçimi Amerika'da izleyen bir diğer tanınmış tarihçi, Simon Shama ise "Amerika'nın ikiye ayıran fay hatlarının, Amerika iş savaşından bu yana ilk kez bu kadar belirgin biçimde ortaya çıktığını" yazdı.(The Guardian, 4 ve 5 kasım 2004).
Bush yönetiminin 11 Eylül sonrasında benimsediği çizgi ve bunun uzantısında yaşananlar, Amerika'yı "bir ülkede yaşayan iki farklı toplum"a dönüştürmekle kalmadı, ABD'nin dünyanın büyük bölümünün gözünde "istenmeyen", hatta "nefret edilen" ülke haline gelmesine de yol açtı. 'Batı'nın kendi içinde bir bütün olmadığı ve kendini bir bütün olarak savunamayacağı' ortaya çıktı. 11 Eylül böylece Amerika'yı bölmekle kalmadı, 'Batı uygarlığı' diye tanımlanan cepheyi de bölmüş oldu.
Küresel düzene darbe
Batı'nın kendi içinde bölündüğü, ABD ile Avrupa'nın ağır toplarının karşı karşıya geldiği bir ortamda, küreselleşmeyle gündeme gelen küresel düzene meşruiyet ve süreklilik kazandırma çabaları da ciddi biçimde darbe yedi. Küresel düzene tek başına hükmetmek isteyen ABD'nin bu meşruiyeti sağlamasının olanaksız olduğu görülürken ABD'yi dışlayan bir alternatifin olanaksızlığı da ortaya çıktı. Bush yönetiminin 11 Eylül'e tepki veriş biçimi, küreselleşmenin aslında sürdürülemez olduğunu ve dünyada yeni bir düzen değil düzensizlik yaratacağını iddia edenleri haklı çıkartacak bir dizi gelişmenin de tetikleyicisi oldu.
ABD'deki başkanlık seçimini John Kerry kazansaydı, 11 Eylül'ü planlayan 'büyük beyin'in keyfi belki biraz kaçacaktı. Bush yönetiminin 11 Eylül'e cevap verme ve 11 Eylül'ü kullanma biçimi yüzünden oluşan kısır döngü belki kırılabilecek, Bush yönetimi gibi inanca ve savaşa değil akla ve barışa öncelik verecek bir Kerry yönetimi dünyaya nefes aldırabilecekti. ABD içinde de otoriter - popülizme kayış süreci frenlenebilecek, 11 Eylül sendromunu aşıp aklını başına toplayacak bir Amerika belki yeniden küresel liderlik rolünü oynayabilecekti. Bush'un zaferi Amerika'yı ve dünyayı yeni çatışmaların içine sürükleyebilir. 11 Eylül'ü planlayan 'büyük beyin'in istediği de zaten budur.
oulagay@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Hırt, hışır, hıyar, saloz, angut... NASREDDİN Hoca, ayrı ayrı yörelerde hayatları... | |  | Melih AŞIK | | "Her şey dahil" Turizm'de son yılların hem modası hem yaygın ... | |  | Fikret BİLA | | Rum resti 17 Aralık yaklaştıkça Kıbrıs Rum Yönetimi'nde... | |  | Hasan CEMAL | | Arafat için... Yaser Arafat'la son olarak geçen yıl haziran ... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Masum tuzaklar Sevgili Anneciğim ve Babacığım, Üniversiteni... | |  | Can DÜNDAR | | Homofobi "Oğlumuz Ahmet'le, oğlumuz Mehmet'in nikah tö... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Türkiye, bilim toplumu olur mu? Önümüzdeki haftanın, Avrupa Bilim Haftası old... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | Ateş ve buz İzlanda'da buluştu İçinde bulunduğum küçük uçak İzlanda'nın Kefl... | |  | Hasan PULUR | | Gemilerde talim mi var, eğitim mi? ESKİ okurlarımızdandır, ununu ta zamanında el... | |  | Derya SAZAK | | Beşiktaş'ın yükselişi Fenerbahçe'den sonra UEFA Kupası'nda İspanyol... | |  | Meral TAMER | | Çokuluslu şirketler STK kurarsa! Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof.... | |  | Ece TEMELKURAN | | Uzatmalı diktatörün zaferi Bir medya humması olarak Amerikan seçimlerini... | |  | Osman ULAGAY | | Bush 11 Eylül'le kazandı, akıl kaybetti Amerika'nın aklını başından alan 11 Eylül eyl... | |  | Güngör URAS | | Petrol alana "kebaplar bizden" "50 milyon liralık benzin alana kebaplar bizd... | |  | Serpil YILMAZ | | Kanser veya trafik kazası geride kalıyor Avrupa Birliği dönem başkanı Hollanda'nın baş... | |
|
|