Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İşsizin makus talihi dönmüyor!..

İlk çeyrekteki yüksek büyüme işsizliğe çare olmadı. Ancak ikinci çeyrekte işsizlik yüzde 12.4'ten yüzde 9.3'e düştü. Bu düşüşün tarım kaynaklı olması geleceğe umutla bakmayı engelliyor

TARIK YILMAZ

Yılın ilk yarısında tüm dünya ülkelerine parmak ısırtan bir büyüme oranı yakalayan Türkiye ekonomisi, yüksek gelişme hızını istihdama yansıtamadı. Analistlere göre büyümenin işsizlik oranlarına yansımaması 'verimlilik' artışından kaynaklandı. Yani, büyüme verimlilik artışından kaynaklandığı için ekonominin üretken kapasitesi yeni istihdam yaratamadı.
Beklentiler ikinci çeyreğe taşındı. Yüksek kapasite kullanımıyla çalışan özel sektör, kapasitelerin sınırlarını zorlamaya başlayınca yeni yatırımlar yapacak, böylece çalışan sayısı artacaktı. Beklenen yine olmadı. İkinci çeyrekte yüzde 13.5 çıkan büyümenin 9 puanı hizmetler ve sanayi sektöründen kaynaklandı. Ancak bu büyük oranlı büyüme bile çok sınırlı istihdam yarattı.
İlk çeyrekte yüzde 12.4 olan işsizlik oranı ikinci çeyrekte yüzde 9.3'e geriledi. Oran 2003'ün ikinci çeyreğinde yüzde 10, 2003 yılı ortalamasında yüzde 10.5 olmuştu.
Ancak rakamların detayında farklı bir tablo var. Konu şöyle özetlenebilir:

Yarısı ücretsiz aile işçisi
2004'ün ilk çeyreğinde 15 ve daha üzeri yaşta olanların sayısı 49 milyon 482 bin kişi iken bu sayı ikinci çeyrekte 21 bin kişi arttı ve 49 milyon 694 bin kişiye yükseldi. İstihdam edilenlerin sayısı ise 2 milyon 286 bin kişi arttı ve 22 milyon 188 bin kişiye çıktı. Yani ikinci çeyrekte hem nüfusa yeni katılanlar hem de işgücüne katılmayanlardan iş bulanlar oldu. Hâl böyle olunca işgücüne katılma oranı da yüzde 45.9'dan yüzde 49.2'ye yükseldi.
Ancak ikinci çeyrekte işgücü yaratan en önemli sektör sanayi ve hizmetler değil tarımdı. İşe yerleşen 2 milyon 286 bin kişinin 1 milyon 408 bin kişisi (yüzde 62'si) tarımda istihdam edildi. Sanayide istihdam artışı 117 bin kişide kaldı. Hareketlenen inşaat 350 bin kişiye iş olanağı sağlarken hizmetler sektöründeki istihdam artışı 410 bin kişi oldu.

Ödenek alan sayısı artıyor
Bir diğer dikkat çekici nokta da yine işe yerleşen 2 milyon 286 bin kişiden 1 milyon 138 bininin, yani yarısının ücretsiz aile işçisi olması. İkinci çeyrekte bir yerde ücretli ve yevmiyeli olarak işe başlayan sayısı ise 962 bin kişi. Bu durum bize, sanayi sektörünün istihdama beklenenden az katkı yaptığını, aile bireylerinin özellikle tarım sektöründe çalışarak işsiz sayısını düşürdüğünü gösteriyor.
Sanayi ve hizmetlerin üçüncü çeyrekte daha fazla istihdam yaratacağı beklentisinde olanlar, yatırım malı ithalatındaki artışa güveniyor. Yatırım malı ithalatının istihdamın artacağının göstergesi olamayacağını düşünenler ise ilk iki çeyrekteki ithalat rakamlarının sonuçlarını gösteriyor.
İstihdam konusunda umutsuzluğu besleyen başka öncü göstergeler de var. Örneğin işsizlik sigortası verileri... Veriler, işsizlik ödeneği alan kişi sayısının ocakta 56 bin 145 kişiyken şubatta 64 bin 579, martta da 66 bin 627'ye çıktığını gösteriyor. İkinci çeyrekte ise ödenek alan sayısında aylık 70 bin ortalamasına ulaşılmış. Üçüncü çeyrek ortalaması 72 bin kişi.
Bir diğer gösterge ise Merkez Bankası ve Devlet İstatistik Enstitüsü'nün yaptığı anketler. Anket iş bulma olanaklarıyla ilgili beklentide sürekli bir gerileme oluyor. Ocakta tüketicilerin yüzde 32.5'i iş bulma olanaklarının artacağı beklerken eylülde bu oran yüzde 21.9'a kadar gerilemiş. İş bulma olanakların azalacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 24.2'den yüzde 35'lere çıkmış.

Yabancı gelirse, bahara belki
Merkez Bankası'nın güven anketi de benzer bir sonuç veriyor. Gelecek üç ayda istihdamın azalacağını düşünen reel kesim temsilcilerinin oranı yılbaşında yüzde 11.7 iken eylül sonunda yüzde 13'e çıkmış. İstihdamın artacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 16.7'ten yüzde 16.1'e gerilemiş.
Bu göstergeler ışığında yılın ikinci yarısında istihdamdaki artışın ekonomide büyüme ile aynı hızda gideceği beklentisini kırıyor.
Yapılan yatırımların yeni yatırım değil modernizasyon yatırımı olması da bu görüşü destekliyor. 17 Aralık'ta AB ile müzakerelerin başlaması halinde doğrudan yabancı yatırımların artması bekleniyor. Bu beklenti gerçekleşse bile yatırımların istihdam yaratması ise bir hayli zaman alacak.
Sanayinin en hareketli sektörleri olan dayanıklı tüketim ve otomotivde son dönemde yapılan düzenlemeler sektörde üretim düşüşü yarattığından bu sektörlerin de istihdama olumlu katkı yapması beklenmiyor.

BUSINESS
 Borcu, faiz dışı fazla çözer mi tartışması
 Editörden
 Cari açıkta 'bedelsiz' yükseliş
 İşsizin makus talihi dönmüyor!..
 ÖİB, bu yıl 14 kuruluşu sattı
 Buğday ambarı kurak Zeytin danesi ufak
 ÖTV'de tahsilat iyi ama gelir hedefinin yüzde 30 gerisindeyiz
 Holdingler YTL'ye hazır sıra AB'ye uyumda...
 'Benzin ve gıdada kredi kartı taksidini kaldıracağız'
 Yabancı sermayede umut ışığı
 Ana sektörler büyüdü, büyüttü
 Teknolojide hedefler yukarı çekildi
 Faizde Avrupa Birliği fırsatları sürüyor...
 Akılsızlık çağı
 Bush galip, dolar mağlup
 Petrol freni olmasa, büyüme hızlanacak
 Reklam sektörü havaya girdi, yüzde 40 büyüdü
 Kışın babaanneye merhaba yaz aylarında g - stringe veda





© 2004 Milliyet