|
 |
|
|
Altay dün resmen çöktü
Görüş / Bülent Buda
Altaylı futbolcuların sergilediği futbol, rakibini çökertecek, direncini kıracak düzeyde değildi. Futbolda kazanmak, istek, heves kadar beceri ve de yaratıcılık da gerektiriyor. Oysa Altay'ın sergilediği futbol bırakınız izlemeyi, insanda yorum yapma isteğini bile köreltiyor. Elbette kazanmak, kaybetmek futbolun doğasında var olan kavramlar. Ancak Altay'ın kendi alanında yenilirken, böylesine sıradanlaşması insanın sindirebileceği görüntüler değil. Bırakınız pozisyon üretmeyi, gol yapmayı, mahalle arası maçlarında görülecek ucuzlukta yedikleri goller Altay'ın düzeyini nitelemekte yeterli eksiklikler. 90 dakika süresince Fatih Egedik'in etkili olabilecek üç şutu dışında yazıya dökebileceğimiz etkinlikte bir girişim, etkili bir pas alış verişi, rakip savunmayı zorlama, sıkıntıya sokma gibi temel girişimler öylesine yoktu ki Altaylı futbolcularda. Böylesine olgunlaşmış ortamda da rakip Sarıyer dilediğince oynayıp belki de beklemediği bir skoru yakaladı.
Ağıt yakmayı sürdürüyoruz
Maçın sonlarına doğru oyun alanındaki sevimsizlik öylesine boyut kazandı ki Altaylı taraftarlar bu kez desteklerini bir kenara koyup, takımını alkışlayarak bir biçimde dalgasını geçti. İnanın maçla ilişkili yoruma başlarken, ayrılan yeri oynanan futbola bakarak nasıl dolduracağıma ilişkin kuşku ve sıkıntı içindeydim. Yazılacak öylesine acemilikler ve beceriksizlikler var ki, onları tek tek ele almak, yazıya dökmek yine birileri tarafından olumsuz bakış açılarıyla "Takımlarımızı yanlış yönlendiriyorsunuz" kanısına kapılacaklar. Oysa hepimiz o tribünlere, iyi bir futbolun karşılığında alınan puanları heyecanla yazıya dökmek, futbolda İzmir'in de var olduğunu dile getirme isteğiyle koşuyoruz. Ne yazık ki bir türlü özlenen istikrar ve devamlılık yakalanamıyor. Bizler de sayın başkan gibi ağıt yakmayı sürdürüyoruz.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|