Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Okurlara cevaplar...

Birkaç haftada bir, okurların biriken sorularını yanıtlıyoruz. Bu kez biriken sorular, daha çok elde bulunan eski içki ve şarapların satılıp satılamayacağıyla ilgili...

şişedeki balık / MEHMET YALÇIN

Elimde bize bildirildiğine göre en az 75 yıllık White Horse isimli bir viski var. Viskinin değerini bilemediğim için size başvurmak istedim. Haberinizi bekliyorum, saygılarımla. Ayten Köse
Viski şişeye girdikten sonra değerli şaraplar gibi yıllanmaz, şişedeyken değeri lezzet olarak artmaz. O yüzden eski bir viskinin ancak anısal değeri vardır. İngiltere ve Almanya'da eski viskilerin de satıldığı müzayedeler yapılıyor ama orada da White Horse gibi çok popüler ve bol bulunan bir viskinin yüksek değer bulması zor. Şu an üretilmiyor olan 75 yıllık bir viskiniz olsaydı ve alkolü de fazla uçmamış bulunsaydı, belki birkaç yüz dolara alıcı bulabilirdi.

Maharet ucuz fiyata rahat içimli ve temiz şarap yapmakta
Kıbrıs'ta okuyan bir üniversite öğrencisiyim ve Kıbrıs'ta içtiğim birkaç İspanyol şarabı hakkında bilginizi almak istiyorum. Don Simon, Dry Luciano, Lagomar ve San Simon içim olarak gayet iyi şaraplar bence ve bunlar 4-5 milyon lira gibi çok cüzi fiyatlara satılmakta. Bunların şuruptan yapıldığına dair kuşkum var. Doluca, Pamukkale Şiraz tarzı şaraplarla kıyaslanabilir mi?
Kamil Girgin

Şaraplar üzüm şırasından yapılır, yapay hammadde ya da katkı maddesi kullanılmaz. Bahsettiğiniz şarapların bazılarını tattım, düzgün ve temiz sofra şarapları. Kıbrıs'ta gümrük ve vergi çok az olduğundan bu fiyatlar normal. Hatta aynı fiyatlara Türkiye'de de Pamukkale, Tekel şarapları gibi düzgün şaraplar var. Şarapçılıkta maharet zaten ucuz fiyata rahat içimli ve temiz şaraplar yapmak, kitlelere şarap içirmektir. Bunlar Doluca'nın Doluca, Kavaklıdere'nin Dikmen, Kavak, Pamukkale'nin Senfoni gibi şaraplarıyla kıyaslanabilir.

Tortudan korkmayın, eski kırmızılarda tortu olur
19.09.2004 tarihli Milliyet gazetesinde Sn. Güngör Uras'ın yazısında, Chateau Cheval- Blanc 1947 şarabın bir şişesinin 5 bin 400 dolar başlangıç fiyatı ile müzayedeye konulduğu, meraklısının 100 bin dolar verebileceği konu edilmektedir. Ben de şaraba meraklı, şarabı keyifle içen ve seven bir insanım. 1983'te bana hediye edilen Chateau Cheval Blanc 1972 St. Emilion şarabı, o dönemlerde açmaya kıyamadım, derken 1986'da evimizde yemeğe misafir olan bir Alman tanıdığa içmek üzere önerdiğimizde, kendisinin içemeyeceği kadar kıymetli olduğu nedeniyle açılmasını istememişti. Ben de bu şarabı bugüne kadar evimizin iç boşluğuna bakan, ışık almayan ve ısıtılmayan bir bölümünde sakladım. Şu anda şarabın içerisinde ince tortular mevcuttur. Bu koşullar altında bu şarabı satmayı düşünüyorum. Satış fiyatı acaba ne olabilir ve nereye satılabilir?
Tahir Hakan Dereli

Tortudan korkmayın, eski kırmızı şaraplarda tortu olur. En önemli tehlike, sıcaktan şarabın buharlaşması veya kuruyan mantardan sızması yoluyla şişeye hava girmesi ve şarabın okside olmasıdır. Serin ve nemli ortamda, yatık saklanan şaraplarda bunlar olmaz.
Cheval Blanc çok kıymetli ve üstün bir Bordo şarabıdır. Ancak 1972 çok iyi bir rekolte olmadığından uluslararası piyasada fiyatı 200 dolar civarında değişiyor. Uzan şaraplarının satışını gerçekleştiren Antik A.Ş., 2005 ilkbaharında bir şarap müzayedesi daha düzenleyecek, orada satmak üzere (0212) 236 24 60 no'lu telefondan Olgaç Artam'la temas kurabilirsiniz.

Sarafin'in kırmızıları 2-3 sene saklanabilir
Şarap konusunda bilgilenmek istiyorum. Bana tavsiye edeceğiniz kitap var mı? Ayrıca 2 veya 3 sene saklanabilecek şarap satın almak istiyorum. Fazla pahalı olmasın, 30 milyonu geçmesin.
Erol Aydın

Benim "A'dan Z'ye Şarap" adlı kitabım kitabevlerinde bulunuyor. İçki kültürü dergisi Gusto'yu da izleyerek şarap kültürünüzü zenginleştirebilirsiniz. 2-3 sene saklanacak şaraplara gelince, Sarafin'in kırmızıları, hemen tüm firmaların Boğazkere ve Öküzgözü üzümlerinden şarapları, beyazda Narince'ler önerilebilir. Merak etmeyin, 30 milyonu geçen Türk şarabı, Mürefteli bir-iki kerameti kendinden menkul küçük üreticinin dışında kimse tarafından piyasaya sürülmüyor. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi şarabının fiyatı, iki ay önce tükendiğinde 29 milyon liraydı...

Yıllanacak şaraplar daha baştan bu amaç için üretiliyor
Bizde yaklaşık 20-25 yıl önce hediye gelmiş bir şampanya var. Acaba herhangi bir özelliği, koleksiyon değeri var mıdır? Şişenin üstündeki bilgiler şöyle: Asti Gancia, Der Alteste Asti Spumante, Seit 1865. Şimdiden teşekkür eder, iyi günler dilerim.
Hatice Gündüz

Asti Spumante, İtalyanların aromatik Misket üzümlerinden yaptıkları, hafif içimli, yıllanmaya uygun olmayan ünlü bir köpüklü şarapları. Size armağan edildiği günlerde içseydiniz büyük zevk alabileceğiniz bu köpüren şarap, şimdi ise ne yazık ki özelliklerini yitirmiş durumda. Koleksiyon değerinden çok, dekoratif bir değerinden söz edilebilir.

Her şarap yıllar geçtikçe güzelleşip değer kazanmaz
1953 yılı 1001 Gece marka kırmızı sek şarap hakkında bilgi almak istiyorum.
Ünal Keylan

50'li, 60'lı, 70'li yıllarda Binbir Gece, Hasret Geceleri, Derdalan gibi isimlerde yapılan şarapların büyük bölümü Mürefte bölgesinin ucuz ve sıradan şaraplarıydı ve bu tür çekici isimlerle pazarlanmaya çalışılıyorlardı. Dolayısıyla elinizdeki şarabın, pek çok büyük şarabın bile taşıyamayacağı 51 yıllık bir süreyi kalitesini koruyarak ve hatta artırarak geçirdiğini pek sanmıyorum. Zira yıllanacak şaraplar, daha baştan bu amaçla üretilmiş, özenli ve güçlü yapılmış, üzüm çeşidi ve işlenme teknikleri itibarıyla yıllanma özelliği kazanan şaraplardır. Zamanında bakkalda bugünün parasıyla birkaç dolara satılan şarabın, sırf üzerinden uzun yıllar geçti diye büyük bir kalite ve değer kazanması söz konusu olmaz. Ancak şarabınızın önemli bir hatıra değeri olduğu da bir gerçek.


PAZAR
"Türkiye'de hiç eşcinsel futbolcu tanımadım, duymadım"
"Resimlerimi tuvalete de asabilirler!"
"Devrimci bir ailedenim,Che rolü bana çok uygun"
Tarih yazılırken biz neredeydik?
Mimar gözüyle kuş evleri
Ekranın en şık polisi
Plastik cerrah ile ilk randevu
Ağzı yok, kalpten konuşuyor
Kiloların sorumlusu atıştırmak
Okurlara cevaplar...
Güneydoğunun Sezen Aksu'su Avrupa yolunda
Gloria'nın en güzel şarkıları
"Filmdeyim 2" başlıyor
Hayali kahramanlara mektuplar
Yecüc Mecüc Han Hui
Bağdat Caddesi'nde iftar yemeği
Yurdumuzu nasıl tanıyoruz?
Deli "drummer" bir Fransızın kapısını kaç kere çalar?
Bir zamanlar sinema da vardı
Günaydın hüzün





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
YASEMİN ÇONGAR

© 2004 Milliyet