Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Kasım 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Tarımda AB fonları, Ankara'daki çekişmelere kurban gitmesin!

Prof. Çakmak: "Fonlardan yararlanmak için kurumsal yapıları mutlaka kurmak lazım, ama AB tarım politikalarına uyum için acele etmemize gerek yok"


Devlet eski Bakanı, CHP milletvekili Kemal Derviş'in, Arı Hareketi desteğinde kurduğu Ekonomi ve Dış Politika Forumu EDPF ile Brüksel'deki saygın düşünce üretme kuruluşu Center for European Political Studies CEPS (Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi), dün Boğaziçi Üniversitesi'nde Türkiye'yi ikinci kez masaya yatırdılar.
AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'nun açıklandığı 6 Ekim'den bir hafta önce Brüksel'de yapılan ilk toplantıda Türkiye; bankacılıktan ticarete, ekonomiden hukuka, özgürlüklerden güvenliğe, geniş bir yelpazede gerek mevcut durum itibarıyla, gerekse geleceğe projeksiyon yapılmak suretiyle AB'nin eski ve yeni üyeleriyle karşılaştırılmıştı (Brüksel toplantısında sunulan raporlar için bakınız www.ceps.be )
Çek Cumhuriyeti AB Komiseri Pavel Telicka, Dünya Bankası eski Türkiye Direktörü (şimdi New York'taki merkezde Değerlendirme ve Operasyon Direktörü) Ajay Chibbar, Fransa Başbakanı'nın danışmanı CEPS Direktörü Daniel Gros gibi yabancı uzman konuşmacıların yanı sıra AB İşleri Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Acet, Kemal Derviş, BÜ Rektörü Prof. Ayşe Soysal, Prof. Fuat Keyman, Prof. Refik Erzan'ın da yer aldığı dünkü toplantıda ise Türkiye'nin 17 Aralık'ta müzakere tarihi alacağı beklentisiyle, müzakere sürecinde izlenecek strateji ve politikalar ele alındı.

En çetrefil 2 madde
Biliyorsunuz AB ile müzakere edilecek 31 maddeden en fazla başımızı ağrıtacak olanlar tarım ve serbest dolaşım. AB'nin daha önceki genişleme süreçlerinde müzakereci olmuş Avrupalı uzmanlar, geçen yıl tam üye olan Polonya için bile serbest dolaşımın 7 yıllık geçiş süresinden sonra gerçekleşeceğini hatırlatarak "serbest dolaşımı en son müzakere maddesi yapın" tavsiyesinde bulunuyorlar.
En az 10 yıl sürecek müzakere sürecinin sonuna yaklaşıldığında belki de AB ülkeleri bizim insan gücümüze kucak açma durumuna gelecek, ama insanımız gitmek istemeyecek. Avrupa nüfusu yaşlanmaya devam edeceğine göre, ekonomimiz iyi performans gösterirse neden olmasın?

Tarıma 45 milyar euro
AB ile müzakerelerde en çetrefil diğer konu tarımda ise ivedilikle yapılması gerekenler var. Derviş'in CEPS'le yürüttüğü projede tarım raporunu hazırlayan ODTÜ Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erol Çakmak, dünkü toplantıda kritik noktaları şöyle sıraladı:
"1) Zihniyeti tamamen değiştirmemiz ve öncelikle AB'nin istediği yapıları kurmamız gerek. Çünkü tarım, AB'de para dağıtılma mekanizmasıdır. AB'nin 105 milyar euroluk yıllık bütçesinin 45 milyar eurosu ortak tarım politikasına ayrılmaktadır. Kurumsal altyapıyı muhakkak kurmak lazım ki, tam üye olduktan sonra fonları kullanabilelim.

Yüzde 20'sini ödeyemezsek!
2) Müzakere sürecindeki fonları (yılda 500 - 600 milyon dolar) kullanabilmemiz içinse, bölgesel kalkınma ve buna bağlı ödeme ajanslarını işler hale getirmemiz lazım. Ama bunlar proje bazlı olduğu için. Proje yoksa, para da yok. Proje olsa da, % 20'sini ödemezseniz yine para yok. Çünkü AB, maksimum % 80'ini ödüyor. Benim korkum; DPT, Hazine Müsteşarlığı, Tarım Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı arasındaki bürokratik çarpışmalardan dolayı % 20'yi ayıramamak ve dolayısıyla % 80'i de alamamak.

AB'den de hızlıyız
3) AB'nin kurumlarını kurmamız lazım, ama politikalarına uyum için acele etmemize gerek yok, çünkü:
a) AB'nin tarım politikaları çok büyük kaynak gerektiriyor ki o kaynak bizde yok.
b) AB'nin 10 yıl sonraki ortak tarım politikasının ne olacağı belli değil, onların politikası da değişecek.
3) Çiftçiye doğrudan gelir desteğinde Avrupa'nın 10 yılda yapamadığını, biz IMF ve Dünya Bankası'nın baskılarıyla mecburen de olsa 2 yılda yaptık. AB ülkelerinde doğrudan gelir desteğine geçiş kararı 1992'de alındı, ama uygulama 2003'te başlayabildi. Bizde 2002'de uygulama başladı. Şu anda aslında çok iyi durumdayız."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
CHP muhalefeti
DIŞİŞLERİ Bakanı Gül, Kemal Derviş'i kutluyor...
Melih AŞIK
Sezer titizliği!
"Çankaya Köşkü kamusal alandır, böyle bir ala...
Fikret BİLA
DYP ve ANAP
DYP ile ANAP'ın bütünleşmesi konusunda, Mehme...
Hasan CEMAL
Demokrasi korkusu!
Ellerinden gelse linç edecekler. Öylesine bir...
Güneri CIVAOĞLU
Rio - İstanbul
İstanbul giderek Rio mu oluyor?.. Dünyanın be...
Can DÜNDAR
Son kahramanı da uğurlarken...
Eflatun, (Platon) 2500 yıl önce yazdığı "Devl...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi'nde neler oluyor?
İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksekoku...
Hurşit GÜNEŞ
Ekonomide soğuma eğilimleri başladı
Dün açıklanan eylül ayı sanayi kesimi üretim ...
Sami KOHEN
GOP tartışması
Projenin kendisi gibi, adı da henüz tam oturm...
Mehmet Y. YILMAZ
'Suçlar' değişiyorsa önlemler de değişmeli
On yıl kadar önce Rio de Janeiro'ya gittiğimd...
Derya SAZAK
Avrupa dönüşümü
17 Aralık'taki AB zirvesi yaklaştıkça, 'Türki...
Meral TAMER
Tarımda AB fonları, Ankara'daki çekişmelere kurban gitmesin!
Devlet eski Bakanı, CHP milletvekili Kemal De...
Güngör URAS
Coca Cola borsaya 'tat' getiremedi
Coca Cola İçecek'in toplam sermayesinin yüzde...
Serpil YILMAZ
Bizi farklı tanımadılar!
Batılılığa öykünen, "Bizi farklı tanıyorlar" ...
M. Ali BİRAND
FB, ümitlerimi kırdı (!)
Bir GS'li olarak, FB zaferinden sonra BJK'ya ...

© 2004 Milliyet