Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Kasım 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Laiklik değişime açık'

Erdoğan, Atatürk'ün cumhuriyeti kurarkan yaptığı tercihlerden biri olan laikliğin, kimsenin tekelinde göremeyeceği bir kavram olduğunu söyledi

ANKARA Milliyet

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhuriyetin asli nitelikleri olan milli egemenlik, milli devlet, laiklik gibi kavramların kimsenin tekelinde bulunmadığını belirterek, "Bu kavramların demokratik gelişmeye paralel şekilde yeni anlamlar kazandıkları, hayatın ve dünyanın bütünü gibi değişime açık oldukları unutulmamalıdır" dedi.
Atatürk'ün ölümünün 66. yılı dolayısıyla Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda düzenlenen sempozyuma katılan Erdoğan, milli egemenliğin, modern demokrasi ve demokratik cumhuriyetin olmazsa olmaz şartı olduğunu kaydetti. Atatürk'ün egemenliği kayıtsız, şartsız millete ait bir yetki olarak gören anlayışının, Türkiye'nin bugün sahip olduğu demokratik rejim açısından belirleyici öneme sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, laiklik kavramının 2 boyutu olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Laikliğin birinci boyutu, devletin din kuralları dışında yapılandırılmasıdır. İkinci boyutu ise devletin bütün dini inançlar karşısında tarafsız, eşit mesafede bulunması ve bireylerin din ve vicdan alanındaki özgürlüklerini teminat altına almasıdır. Milli egemenlik, milli devlet, laiklik gibi kavramlar milletimiz için ayırıcı değil, birleştirici bir niteliğe sahiptir. Birleştirici niteliğin korunması için herkes gereken özeni göstermelidir. Mustafa Kemal'in milli mücadeleden başlayarak ve cumhuriyeti kurarken yaptığı doğru tercihler ve bu tercihlerin ifadesi olan kavramlar, kimsenin kendi tekelinde göremeyeceği kavramlardır."

'Temeli akılcılık'
Atatürk'ün bir doktrin ya da ideoloji vazetmediğini, herhangi bir ideolojiye dayanma gereği hissetmediğini de belirten Erdoğan, "O'nun dünya görüşünün temeli akılcılıktır" diye konuştu.
Erdoğan şöyle devam etti: "Atatürk'ün dondurulmuş, kalıplaştırılmış fikirlere asla itibar etmediğini biliyoruz. Atatürk, tekamüle, gelişmeye dayalı bir dünya tasavvuruna sahipti ve bu tekamülün doğrultusunu tespit edip ona uygun davranmada aklın kılavuzluğuna güveniyordu." Milli devletin, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan bireylerin vatandaşlık temelindeki ortaklığına işaret ettiğini dile getiren Erdoğan, Atatürk'ün hiçbir zaman ırk, din, etnik köken esasında tanımlanan millet anlayışlarına itibar etmediğini söyledi.

'Sahte gözyaşlarıyla Ata'yı ananlar var'

İSTANBUL Milliyet
Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon, "birilerinin Atatürk'ü sahte gözyaşlarıyla, sıraladıkları sahte dizelerle anmaya gayret gösterdiklerini" söyledi.
Atatürk Müzesi'ndeki törende davetliler müzeyi gezerken, Tolon, müzedeki Sevr Antlaşması'nın öngördüğü harita önünde, Sevr Antlaşması'nın gündeme geldiğine dair görüşlerin anımsatılması üzerine, "Mümkün mü? Yeniden gelmesi mümkün mü?" dedi. Tolon, sorular üzerine şöyle konuştu:
"Her ne kadar birileri böyle günlerde sahte gözyaşlarıyla, sıraladıkları sahte dizelerle Büyük Atatürk'ü anmaya gayret ediyorlarsa da, çok büyük Türk milleti, birlik, beraberlik içerisinde onun açtığı aydınlık yolda sonsuza kadar yürüme azmi ve kararlılığı içindedir" dedi. Marmara Üniversitesi'nde ise Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'na Atatürk Ödülü verildi.

'Tekil devlet yapımız vazgeçilmez'

Sempozyumda konuşan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de, Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun hazırladığı rapordaki azınlık tartışmalarını ima ederek şunları kaydetti:
"Son günlerde Türk ulusunun, varlık nedeni sayılan temel değerlerine sahip çıkma kararlılığının farklı yönlere çekilmesi ve bu konuda gerçekle bağdaşmayan değerlendirmeler yapılması üzüntü vericidir. Tekil devlet yapımız, ülke ve ulus bütünlüğünü sağlayan vazgeçilmez değerimizdir. Tarihimiz birlik ve beraberliğimizi, bölünmez bütünlüğümüzü bozmaya yönelik hareketlerin başarıya ulaşamayacağını gösteren örneklerle doludur."




GÜNCEL
'Laiklik değişime açık'
'Paramı çekip kaçtılar'
Erdoğan çok kızacak
Bu yasayı niye çıkardınız?
'Ben de devrimciyim'
Okul baskınında 2 Türk terörist!
Alaattin Çakıcı yargılanacak
Evi başına yıkılacaktı
Asıl fail yok, indirim var
Balyozlu operasyon
Canlı bomba topluma kazandırıldı
Biri Rus 5 PKK'lı teslim oldu
Kaçamak gözaltına alındı
Serin Duruş






Melih AŞIK
Gökkafes önünde
İstanbul Çevre Konseyi, İstanbul Çevre Federa...
Can DÜNDAR
Ata'nın resmiyle öldü
Latife Hanım'ın erkek kardeşi Ömer Uşşaki'nin...
Hasan PULUR
Yılın anası yılın babası
ILICA'daki "Dost Pideci"nin, Akhisar'daki "Kö...
Çetin ALTAN
Elektrikler kesildi, faks bozuldu, Arafat ölmedi, iletişim zorlandı...
ÖNCE bizim Köyceğiz'deki faks arızalandı. Yaz...


 2003 yılında neler oldu

© 2004 Milliyet