Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Kasım 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Atatürk'le (2)


Yüce Atatürk'ü yitirdiğimiz 10 Kasım bağlamında ikinci soru: "Atatürk olsaydı, Kerkük sorunu bu hale geldiğinde ne yapardı?"
Cevap:
"Atatürk, sorunu bu hale getirmezdi..."
Açayım...

2 Kürt eyaleti
Irak'ın yeni anayasası "üç vilayetin bir eyalet olabileceğini" öngörüyor. Eyaletin anlamı ya da diğer adı ise "federe devlet..."
Bu bağlamda...
Kuzey Irak'ta Kürt nüfusu çoğunlukta olan Dohuk ve Erbil, zaten Barzani'nin kontrolünde, Telafer üzerinden de Musul'a yöneldi.
Böylece Erbil ve Dohuk vilayetlerinin dışında, Musul eyaletini de alarak, doğrudan kendisine bağlı bir "eyalet" oluşturma çabasında.
Talabani de aynı stratejiyi uyguluyor.
Kendine "3 vilayetli bir eyalet oluşturma" çabasında.
Süleymaniye, zaten kontrolünde. Türk ve Arap çoğunluklu Kerkük'ü ve Arap çoğunluklu Diyala'yı da kontrolüne almak için yoğun faaliyeti var.
Bu iki kentteki yerleşik Türk - Arap nüfusu kaçırtmak, on binlerce göçmen Kürt nüfusu yerleştirmek için her yöntem uygulanıyor.
Referandumda kendine bağlı Kürt göçmenlerle birlikte Kerkük'ü elde ederse, o da ikinci "Kürt eyaleti"ni yani ikinci Kürt federe devletini oluşturmuş bulunacak.
Böylece - ileride birleşebilecek - iki eyaletinden ya da iki federe devletten oluşan bağımsız bir Kürt federal devletinin tüm işaretleri apaçık ortada.

Kırmızı çizgiler
Ya Türkiye'nin ilan ettiği kırmızı çizgiler?
Türkiye, çok kez Kuzey Irak'ta böyle bir oluşuma izin vermeyeceğini açıklamıştır.
Ama...
Gidiş de işte bu.
"Ehh... Ne yapalım... Irak'ın iç işidir... Toprak bütünlüğünü koruyan bir şemsiye devletin içeride yapılanması onlara aittir" denebilir...
Kırmızı çizgilerin renk atarak pembeye hatta beyaza da dönüşeceği, böyle bir açıklama olabilir.

Kıvılcımlar
Ama her şey bu denli sakin ve sessiz mi gelişecek?
Talabani'nin zorlama/dayatma kokan bir referandumla, Kerkük'ü kontrolü altına alması halinde, bu kent infilak edebilir.
Türk ve Arap nüfus silaha sarılabilir.
Orada Bosna iç savaşını anımsatan kıyımlar yaşanırsa, Türkiye ne yapacaktır? "Renk attı; açık pembeye, beyaza dönüştü sanılan çizgiler, kan kırmızısı oluverince" hala gözlemci kalınabilir mi?
Sorun sadece başka bir ülkenin toprağına müdahale değil.
ABD'nin, Kuzey Irak Kürt yönetimlerine olan koruyuculuğu da değil.
Bunların ötesinde...
Türkiye'nin kendi antropolojik yapısı var.
Türk ve Kürt kökenli vatandaşları var.
Oradan sıçrayan kıvılcımlar, Türkiye'deki yüreklere de düşebilir.
Böyle bir iç savaşa seyirci kalmak da, müdahale etmek de azımsanmayacak risk.
O nedenle yazının başlarında "Atatürk sağ olsaydı ne yapardı?" diye sormuş, "Sağ olsaydı, sorunu böylesine içinden çıkılmaz hale getirmezdi" cevabını yazmıştım.
Kerkük'teki bir iç savaşın Türkiye'yi de - Allah korusun - karıştırma riski var.
Sadece yönetimin değil, toplumun ve biz medyanın sağduyulu olması gereken, çok sıcak bir süreç başlayabilir.
.........
Evet... "Atatürk sağ olsaydı ne yapardı?"
Bilemem.
Ama...
İyi kurmay subaylar için - dün de yazdığım - şu temel ilkeyi anımsatabilirdi:
"Bazen savaşın başında yapılan vahim hata, sonucu da etkiler, hatta sonucu belirler..."
Diliyoruz ki, Barzani ve Talabani ve de onları kanatları altında tutan ABD "limitleri çok zorlayan adımlardaki tehlikeleri" görebilsinler.
Çünkü...
Bazen yönetimler ve silahlı kuvvetler, ihtiyatlı olsalar da, kamuoyunun kabaran dalgaları, onları arzu edilmeyen istikametlere sürükleyebilir.
Kerkük'te bir "Bosna soykırımının" yaşanması, Türkiye'de ve bölgede zemberekleri boşandırabilir.
Düşünülebilecek en büyük ve en vahim yanlış olur.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Dava ve para
FİLİSTİN davasının efsanevi lideri Yaser Araf...
Çetin ALTAN
Elektrikler kesildi, faks bozuldu, Arafat ölmedi, iletişim zorlandı...
ÖNCE bizim Köyceğiz'deki faks arızalandı. Yaz...
Melih AŞIK
Gökkafes önünde
İstanbul Çevre Konseyi, İstanbul Çevre Federa...
Fikret BİLA
AB nasıl bakıyor?
Atatürk, ölümünün 66. yılında anıldı. Resmi t...
Hasan CEMAL
Felluce!
Felluce'ye geçen yıl bu zamanlar gitmiştim. B...
Yılmaz ÇETİNER
Kapkaç terörü nasıl hafifler?
OTOMOBİLLE gazeteye giderken radyoyu açtım. K...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk'le (2)
Yüce Atatürk'ü yitirdiğimiz 10 Kasım bağlamın...
Can DÜNDAR
Ata'nın resmiyle öldü
Latife Hanım'ın erkek kardeşi Ömer Uşşaki'nin...
Hurşit GÜNEŞ
Ya bonoya stopaj gelirse...
Geçen hafta basında yine Hazine bonolarının v...
Doğan HEPER
Ya seninle, ya sana karşı
AVRUPA Birliği hayali 17 Aralık'ta yüzde 50 o...
Sami KOHEN
Arafat sonrası...
YASER Arafat'ın ölüm döşeğinde yattığı günler...
Mehmet Y. YILMAZ
Gökkafes'e tavır, Ala Turka mizah örneği
Önceki günkü Milliyet'in bizim "şehir baskısı...
Hasan PULUR
Yılın anası yılın babası
ILICA'daki "Dost Pideci"nin, Akhisar'daki "Kö...
Derya SAZAK
Atatürk'ten sonra...
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda ünlü tarihçimi...
Meral TAMER
ABD geriliyor, Türkiye ilerliyor
Uzun yıllardır Amerika'da yaşayan okurum Alp ...
Yaman TÖRÜNER
Seçim kampanyası hakkında
Amerikan seçimlerinden önce, seçim kampanyala...
Güngör URAS
KİT sorunu 'halka arzla' çözülmez
THY ve Petkim'in hisselerinin halka arzına ka...
Serpil YILMAZ
AB fonları rekabete hazırlıyor
Avrupa Birliği küçük ve orta ölçekli işletmel...
M. Ali BİRAND
Mehmet Metiner'in yürekli çıkışı
Ben kendinden emin, kendine güvenen insanlar...

© 2004 Milliyet