Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Kasım 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
KİT sorunu 'halka arzla' çözülmez


THY ve Petkim'in hisselerinin halka arzına karar verildi. Ardından belki de Tüpraş ile Telekom hisselerinin "blok satış yerine" halka arzına karar verilecek.
KİT'lerin sermayelerinin bir bölümünün halka arz edilmesi, bunların KİT statülerinin değişmesi sonucunu vermez. KİT sorunu devam eder.
KİT'lerde şirketin yönetimine hakimiyet sağlayacak büyüklükte hisse senedi "blok olarak satılmadıkça", yönetim yetki ve sorumluluğu hükümetlerde (politik güçte), Ankara'da kalmaya devam edecektir.
Özelleştirmenin amacı, (1) Kamu eliyle iyi işletilemeyen kuruluşları verimli hale getirmek, (2) Hükümeti, şirketlere sermaye koymak, yatırımlarıyla uğraşmak, yönetmek derdinden ve yükünden kurtarmak, (3) KİT statüsündeki işletmelerin, "politikacıların" (Ankara'nın) arpalığı haline getirilmesini, politikacılar tarafından "istismarını" önlemektir.
KİT'lerin sermayelerinin bir bölümünün halka arzı, buna karşılık yönetim yetki ve sorumluluğunun hükümetlerde kalması, hiçbir şeyi değiştirmez...
"Değiştirmezse değiştirmesin" diyemezsiniz... Bakınız bu düzen değişmeyince neler oluyor... Sizlere Güntay Şimşek'in sütununda açıkladığı bir olayı aktarıyorum. Güntay Şimşek yazıyor: "Tarih 26 Ekim Salı. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve eşi, THY uçağıyla İstanbul'dan Ankara'ya dönecekler. Ellerindeki biniş kartında koltuk numarası 2A/2B yazmakta. Anayasa Mahkemesi Başkanı, devlet protokolünde en üst sıralarda yer alması nedeniyle 2'nci sıradaki koltuğa oturtulmasına itiraz ediyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve eşi başka bir uçuş noktasından geldikleri için, biniş kartlarını daha önce almışlar. Uçağa THY'nin VIP personeli tarafından getirildiklerinde başkan, 2A/2B'de oturamayacaklarını 1A/1B'de oturmaları gerektiğini söylüyor.
Tartışma sırasında uçağa diğer yolcular binmiş durumda. İlk sırada Maliye Bakanı'nın eşi ile Özelleştirme İdaresi Başkanı, DYP Genel Başkan Yardımcısı ve bazı bürokratlar oturuyor.
DYP Başkan Yardımcısı ile yanındaki kişiden 2'nci sıraya geçmeleri rica ediliyor. Cevap doğal olarak 'hayır' oluyor.
Derken THY'nin patronu durumunda olan Maliye Bakanı'nın eşi 1A'dan 1F'ye alınıyor. 1F'de oturan THY'nin iki numaralı patronu Özelleştirme İdaresi Başkanı 2B'ye naklediliyor. Ancak bütün bunlar olurken uçak yarım saat 'Anayasa' rötarı yapıyor."
Sayın okuyucularım, "gerçek anlamda özelleştirmenin" gereğini bu olay açıklıkla sergiliyor. KİT'lerde Ankara hakimiyeti devam ettikçe, Ankara'daki Büyük Türk Büyükleri KİT'leri kendi çiftlikleri olarak görmeye devam edecek. Kullanmak isteyecek.
Ülkemizde şimdilerde THY dışında özel uçak işletmeleri de yolcu taşıyor. Onur Air var, Atlas Jet var. MNG Havayolları var... Yukarıdakine benzer bir yer kavgası bu uçaklarda olur mu? THY gerçek anlamda özelleştirilmiş olsa yöneticileri ve çalışanları bu tür sorunlarla karşılaşır mı?
Biz THY'nin diğer yerli ve yabancı havayolu işletmeleriyle rekabet etmesini, başarılı olmasını istiyoruz. THY yöneticileri, çalışanları bütün vakitlerini ve güçlerini Ankara'daki Büyük Türk Büyüklerini memnun etmeye harcar ise, şirketi başarıya götürmeye nasıl vakit bulabilir. Bu durumda THY yöneticilerini ve çalışanlarını uçakların rötar yapmasını, sade vatandaşa gereken ilginin gösterilmemesini nasıl eleştirebiliriz?
İşte ben bunu anlatmak istiyorum. Diyorum ki, THY'de veya başka KİT'lerde hisse senetlerinin bir bölümünün halka arzı, KİT'leri Ankara'nın elinden kurtaramayacak. KİT'ler politikacıların elinde kaldıkça da yakındığımız sorunlar devam edecek.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Dava ve para
FİLİSTİN davasının efsanevi lideri Yaser Araf...
Çetin ALTAN
Elektrikler kesildi, faks bozuldu, Arafat ölmedi, iletişim zorlandı...
ÖNCE bizim Köyceğiz'deki faks arızalandı. Yaz...
Melih AŞIK
Gökkafes önünde
İstanbul Çevre Konseyi, İstanbul Çevre Federa...
Fikret BİLA
AB nasıl bakıyor?
Atatürk, ölümünün 66. yılında anıldı. Resmi t...
Hasan CEMAL
Felluce!
Felluce'ye geçen yıl bu zamanlar gitmiştim. B...
Yılmaz ÇETİNER
Kapkaç terörü nasıl hafifler?
OTOMOBİLLE gazeteye giderken radyoyu açtım. K...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk'le (2)
Yüce Atatürk'ü yitirdiğimiz 10 Kasım bağlamın...
Can DÜNDAR
Ata'nın resmiyle öldü
Latife Hanım'ın erkek kardeşi Ömer Uşşaki'nin...
Hurşit GÜNEŞ
Ya bonoya stopaj gelirse...
Geçen hafta basında yine Hazine bonolarının v...
Doğan HEPER
Ya seninle, ya sana karşı
AVRUPA Birliği hayali 17 Aralık'ta yüzde 50 o...
Sami KOHEN
Arafat sonrası...
YASER Arafat'ın ölüm döşeğinde yattığı günler...
Mehmet Y. YILMAZ
Gökkafes'e tavır, Ala Turka mizah örneği
Önceki günkü Milliyet'in bizim "şehir baskısı...
Hasan PULUR
Yılın anası yılın babası
ILICA'daki "Dost Pideci"nin, Akhisar'daki "Kö...
Derya SAZAK
Atatürk'ten sonra...
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda ünlü tarihçimi...
Meral TAMER
ABD geriliyor, Türkiye ilerliyor
Uzun yıllardır Amerika'da yaşayan okurum Alp ...
Yaman TÖRÜNER
Seçim kampanyası hakkında
Amerikan seçimlerinden önce, seçim kampanyala...
Güngör URAS
KİT sorunu 'halka arzla' çözülmez
THY ve Petkim'in hisselerinin halka arzına ka...
Serpil YILMAZ
AB fonları rekabete hazırlıyor
Avrupa Birliği küçük ve orta ölçekli işletmel...
M. Ali BİRAND
Mehmet Metiner'in yürekli çıkışı
Ben kendinden emin, kendine güvenen insanlar...

© 2004 Milliyet