|
Arafat liderliğinin bitiş gongu..
NEREDEYSE kasım ayının başından beri süre gelen, Yaser Arafat'ın durumuyla ilgili, "öldü öldü öldü", "ölmedi ölmedi ölmedi" oyunu, nihayet noktalandı. Arafat'ın son nefesini verdiği ilan edildi. Medyaya da, 3 - 5 gün daha sürecek yeni bir seksek çıktı.
Arafat'ın cenaze töreni...
Arafat'ın cenaze törenine katılanlar...
Arafat'tan sonra Filistin sorunu ne olacak?
Arafat'ın bir türlü paylaşılamayan milyarlarca dolarlık mirası...
Filistin davasına yapılan bağışların, Arafat tarafından çevresindekilere dağıtıldığı söylentileri, vs...
***
Bir de Filistin'de yeni doğmuş bebeklerle, henüz okula bile başlamamış küçücük çocuklar var; onların geleceği de en az Filistin - İsrail kanlı güreşi kadar önemli değil mi? Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, yetecek mi onların geleceğini kurtarmaya? Yoksa bağımsız bir Filistin devletinin kurulması; bin bir iç kavgadan sonra, basına geçecek bir liderle çevresindeki tayfanın, saltanatlı bir hayat sürmesine mi yarıyacak sadece?
Türkiye dahi henüz hazır değil, Ortadoğu'da her gün biraz daha büyüyen bir cehenneme, 21. yüzyıl perspektifinden bakmaya...
***
Değişen enerji kaynakları ve gün günden gelişen süper bir teknoloji sonucu; Fransız İhtilali'nden sonra kristalize olan "ulus - devlet" modeliyle, "demagoglar saltanatı" da aşılmakta ve artık politika, eski şatafat ve rantları sağlayamayan demode bir uğraş olmakta...
Ortadoğu ve özellikle de çeşitli ırklar, çeşitli mezhep, tarikat ve aşiretlerden oluşan yoksul İslam alemi, henüz bunun farkında değil. O alemin inancına göre - laik geçinenler de dahil - en şatafatlı rant ve yaşam, hala politikada ve bir ülkenin başındaki egemenlikte...
Onun için de, ya mevcut olan "ulus - devlet"in başında kalmak, yahut başına geçmek istiyorlar; yahut da yeni bir devlet kurup onun başına geçmek...
Henüz daha aşılamamış olan bu tutkuyu da, dış merkezler şimdilik çok ustaca kullanıyorlar; ya silah satışlarını artırmak, ya küreselleşmeyle birlikte değişen dünya dengeleri depreminde, kendilerine; "bağımsızlık süsü" verilmiş yeni adacıklar bulmak için...
***
Bütün bu fırtınalı hengame ortamında, Filistin'de yeni doğmuş bebeklerle, daha okula bile başlamamış küçücük çocukların geleceği ne olacak?
Politik yanıt hazır:
- Bağımsız bir Filistin devletinin özgür vatandaşları olarak yaşayacaklar...
- Evet de, nasıl geçinecekler?
Bu ikinci sorunun yanıtı, Türkiye'de bile verilmiş değil.
***
Arafat, devlet töreniyle toprağa verilecek... Arafat'ın karizmatik liderliğini, kolay kolay kimse dolduramayacak...
Kürtlerden, Türkmenlerden, Çeçenlerden, Özbeklerden, Kırgızlardan, Afganlılara dek; kim bilir kimlerin ağzının suyunu akıtmada Arafat'ın karizmatik liderliği ve evrensel şöhreti...
Sadece oralarda yeni doğmuş bebeklerle, küçücük çocuklar hariç...
***
Arafat'ın ölümü ve Filistin sorununun geleceği gündemi doldura dursun; Küçükçekmece Gölü'nün yeşil bir bataklığa dönüşmesiyle, bu konuda İstanbul CHP milletvekili Özpolat'ın Meclis'e verdiği sözlü soru önergesi de; en azından Filistin sorunu kadar önemli değil mi?
Politik tatavalarla afsunlanmış olanlar için; ne İznik Gölü'yle, Van Gölü'nün yarı yarıya ölmüş olması önemlidir; ne de Konya'nın Selçuklu ilçesinde kendiliğinden çöken Zümrüt Apartmanı enkazında ölüp gitmiş 90 kişi...
Buna Irak'ta öldürülen, sayısı 60'ı çoktan aşmış Türk şoförlerini de ekleyebilirsiniz.
Şark'ta politika; yönetilenlerin yaşamıyla değil, yönetenlerin egemenliği ve sağlayacakları özel avantalarla ilgilidir sadece...
Ve bunu maskelemek için, birkaç şoven nutukla demeç de yeter:
- Gerekirse, 140 bin şehit daha verir, Atina'yı da alırız...
***
Ne İsveç'te, ne Finlandiya'da, ne Lüksemburg'da, kimsenin ağzının suyu akmıyor, 2. Dünya Savaşı döneminin Churchill gibi, Eisenhower gibi, De Gaulle gibi karizmatik liderlerinden biri olma hayaline...
Çünkü artık karizmatik kahraman liderler dönemi de aşıldı, "ulus - devlet" modeli de aşılmada ve politika, modası geçen bir uğraş olmada...
Keşke Filistin'de yeni doğmuş bebeklerle, küçücük çocuklar da anlayabilseler bunu ve bütünleşebilseler 21. yüzyılla...
***
Herhalde Ortadoğu ve yoksul İslam aleminde, 1 milyona yakın insan daha ölecek. Yalnız 18 ayda Irak'ta ölenlerin sayısı, 100 bini çoktan aştı...
Bir de bakacaksınız 20 - 30 yıl sonra, yeni bir yüzyılın ışıkları sarmış oraları da; ölenler ölmüş, kalanlar kalmış...
Gönül elvermiyor insanların ölmesine de, sürünmesine de ama; elden bir şey gelmiyor. Bir yanda hipnozlar, bir yanda ölenlerle öldürenlerin sağlayacağı hesaplanan ekonomik ve politik avantalar...
Artık Ortadoğu'ya kaymış olan bu kanlı divaneliklerin de, politik rantabilitesi çatırdayana dek; süreceğe benzer Felluce benzeri cehennemler...
***
Bakalım Arafat'ın cenaze törenine kimler katılacak?
Şu kesin ki en başta, Irak'ta öldürülmüş Türk şoförlerinin cenazesine katılmayı akıllarından bile geçirmemiş olanlar...
Filistin'de ise şimdi asıl gümbürtü, artık içeride kopacakmış gibi...
Ne diyelim, hayırlısı...
c.altan@prizma.net.tr
|
|