Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Kasım 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
ABD, İran'ı vuracak mı?


Avrupa Konseyi İzleme Komitesi üyesi Fransız Senatör Josette Durrieu ile önceden saptanmış randevumuz sıcak gelişmelerin yaşandığı gün ve saatlere denk geldi.
ABD'deki temaslarını tamamlayarak Ankara'ya gelen ve dün Dışişleri'nde görüşmelerde bulunan Bayan Durrieu, bugün İran'da olacak...
ABD - Türkiye - İran hattında Irak, Filistin - İsrail, İran, Türkiye - AB konularında görüşmeler yapan Fransız sosyalist senatörün önemli gözlemleri var. Söyleşimizin ilk konusu Filistin lideri Arafat'ın ölümü ve muhtemel gelişmelerdi.
Arafat'tan sonra ne olur? ABD, Filistin - İsrail sorununu çözmek amacıyla yeni bir girişimde bulunabilir mi? İkinci kez seçilen Bush, "adil" bir çözüm için inisiyatif alır mı? Arafat sonrası İsrail'e baskı yaparak yeni bir dönem açabilir mi?
Bayan Durrieu'nün Washington'dan aktardığı taze izlenimler bu sorulara olumlu yanıt oluşturmuyor, doğrusu. Washington'un gündeminde Filistin - İsrail sorununa çözüm bulmak gibi öncelik bulunmadığını söylüyor. Ayrıca ABD yönetiminden tutum değiştireceklerine ilişkin bir izlenim de almamış, Fransız senatör, Başkan Bush'un kendine göre bir terör ve terörle mücadele anlayışı olduğunu ve bu konudaki yaklaşımının Filistin konusu da dahil pek değişecek gibi görünmediğini aktarıyor.

ABD, İran'ı vurabilir
Senatör Durrieu'nün üzerinde en çok durduğu konulardan biri de İran oldu. Tahran'ın nükleer programını durdurmaması, durdurmakla yetinmeyip bu konuda geçerli güvenceler vermemesi halinde, ABD'nin kısa süre içinde İran'ın nükleer tesislerini vurması Fransız senatöre göre de çok güçlü bir olasılık. Washington temaslarından aldığı izlenimin bu yönde olduğunu aktarırken, "İran'ın fazla zamanı yok" değerlendirmesini yaptı. ABD'nin İran'ın nükleer programını acil müdahale edilmesi gereken bir sorun olarak gördüğünü aktardıktan sonra, takvimle ilgili olarak da şöyle dedi:
"ABD, İran'ı uzun süre bekleyecek gibi görünmüyor. Aciliyetten kastım, günlerle sayılı bir sorundan söz ettiğimizdir. Beklenen iki tarih var. Birincisi, 12 Kasım'a kadar verilmiş olan sürede İran'ın ne yapacağını görmek. İkincisi de 25 Kasım'da yapılacak iki zirve. Şarm El Şeyh'te toplanacak olan Irak'a komşu ülkeler ve G - 8 zirvesi, yine aynı gün toplanması planlanan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Guvernörler toplantısı. ABD'liler Şarm El Şeyh'te mutlaka İranlılarla temas kuracaklardır. 25 Kasım'a kadar İran nükleer programını durdurmaya ve bunu garanti altına almaya yönelmezse, ABD'nin İran'a nokta vuruşlar yapması güçlü bir olasılıktır."

Türkiye ve 17 Aralık
Türkiye - AB ilişkileri ve 17 Aralık'ta yapılacak AB zirvesinde alınacak karar konusunda ise senatör Durrieu, iyimser mesajlar verdi.
Öncelikle, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın 17 Aralık zirvesinde Türkiye lehine oy kullanacağından emin olduğunu söylüyor. Chirac'ın, Türkiye'nin AB üyesi olması konusunda samimi olduğunu vurguluyor.
"Peki o zaman tereddüt ve sorun nedir?" sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
"Fransız ve Avrupa kamuoyunda bir kafa karışıklığı yaratıldı. AB Anayasası ile Türkiye'nin üyeliği konuları birbirine karıştırıldı. Bu da kafa karışıklığına yol açtı. Bu bakımdan Chirac, bu kafa karışıklığının giderilmesinden sonra net ve daha sağlıklı bir ortamda daha iyi sonuç alınabileceğini düşünüyor. Bunun dışında bir sorun veya Türkiye'ye karşı özel bir karşı tutum söz konusu değil. Chirac, Türkiye'nin üyeliği aşamasında Fransa'da referandum yapılmasını önerdi ancak bu sadece Türkiye için yapılacak bir uygulama değil. İngiltere'nin üyeliği sırasında da Fransa referanduma gitmişti. Kaldı ki bundan sonra Birliğe alınacak tüm ülkeler için bu yöntemin uygulanması eğilimi var. Tabii, o aşamada koşullar değişeceği için de şimdiden bunu kesin bir engel olarak görmek yanlış olur. Fransa, AB'de, anayasasında 'laik' yazan tek ülke, Türkiye'nin üyeliğiyle bu ikiye çıkmış olacak. Fransa, bu nitelikleri itibariyle Türkiye'yi kendisine yakın hisseden bir ülkedir. Ben Türkiye'nin AB üyeliği konusunda iyimserim."
ABD gibi Avrupa'nın ilgisi Ortadoğu'da yoğunlaşmış durumda. Irak, İran, Arafat sonrası Filistin - İsrail sorunları ve Büyük Ortadoğu Projesi gündemin en üst sıralarındaki sorunlar...
Fransız senatörün, Irak sorununun yanı sıra yakın gelecekte sıcak gelişmelere aday gördüğü sorunların başında ise ABD'nin İran'ı vurma olasılığı geliyor...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Arafat'ın ardından
FİLİSTİN davasının milli lideri Arafat'ın ölü...
Çetin ALTAN
Arafat liderliğinin bitiş gongu..
NEREDEYSE kasım ayının başından beri süre gel...
Melih AŞIK
Üniversite yarışı
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe ...
Fikret BİLA
ABD, İran'ı vuracak mı?
Avrupa Konseyi İzleme Komitesi üyesi Fransız ...
Hasan CEMAL
Savaş yapanlar, barış da yapar!
Ramallah'taki karargahında, avuç içi kadar od...
Güneri CIVAOĞLU
Abartmak
5 Eylül 1938 Dolmabahçe Sarayı'nın 71 sayılı ...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitim, AB önünde bir engel mi?
Nefeslerimizi tuttuk, 17 Aralık'ı bekliyoruz....
Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'nin kapısındaki fırsat
Krizin aynı zamanda bir fırsat anlamına geldi...
Sami KOHEN
Yeni dönem başlarken...
YASER Arafat'ın vefatının ardından Filistin y...
Mehmet Y. YILMAZ
Barışa tek engel Arafat mıydı?
Yirminci yüzyılın önemli politik figürlerinde...
Faik ÖZTRAK
Aldığımız riski hesaplıyor muyuz?
IMF Dış İlişkiler Bölümü Direktörü Dawson, 10...
Hasan PULUR
Argo dilin rengidir...
VAH, vah, vah! Meğer ne kadar "cici çocuklar"...
Derya SAZAK
Sağda üst kimlik
DYP - ANAP bütünleşmesinde anahtar kelime 'üs...
Meral TAMER
Deprem Dede'nin Kandilli bütçesi
Japonya'nın batısı 5 eylülde 2 büyük depremle...
Ece TEMELKURAN
İncelik
Kadınlar, bazen çocuğudur kendinin. Bu yüzden...
Güngör URAS
Fitre ve zekât zamanı
Ramazan ayı sona ermeden fitre ve zekâtınızı ...
M. Ali BİRAND
Şimdi top Şaron'da...
Yaşamı daima heyecanlı ve beklenmedik gelişme...

© 2004 Milliyet