Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Kasım 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Arafat'ın ardından...
Yeni dönem başlarken...


YASER Arafat'ın vefatının ardından Filistin yönetiminde geçiş döneminin - en azından bu aşamada - sarsıntısız gerçekleşmekte olduğu görülüyor.
Filistin davasının sembolü sayılan Arafat çapındaki bir liderin yaşamını yitirmesinden sonra, ciddi bir siyasal boşluğun oluşacağı, bunun da sürtüşmelere ve kargaşaya yol açabileceği yönündeki iddialar ve kaygılar yersiz çıktı.
Nitekim Filistin Anayasası'nın öngördüğü yetki devri olaysız, hızla gerçekleşti. Dün Meclis Başkanı Ruhi Fattuh 60 günlük bir süre için Arafat'ın başkanlık koltuğuna oturdu. Mahmut Abbas FKÖ'nün yönetimini, Ahmet Kurey de başbakanlık görevini üstlenmiş bulunuyor.
Bu arada Arafat'ın nerede gömüleceği sorunu da - bunun yeni bir İsrail - Filistin sürtüşmesine yol açacağına ilişkin endişelerin aksine - herhangi, bir inatlaşmaya gidilmeden halledildi.
Kısacası, Arafat'tan sonraki iktidar devri ve geçiş dönemi, bir devlet ciddiyeti ve sorumluluğu içinde gerçekleşiyor...
* * *
ANCAK bunun geçici bir "geçiş" aşaması olduğunu, esas yeni yönetimin oluşması döneminin iki ay sonra başlayacağını unutmamalı.
Bu konuda şimdiden zihinleri meşgul eden iki soru var. Birincisi, seçimlerin gerçekten yapılıp yapılamayacağı; ikincisi ise bu seçimleri kimin kazanacağı, yani Arafat'ın yerini kimin alacağıyla ilgili.
Seçimlerin düzenli ve demokratik şekilde yapılması, öncelikle İsrail'e bağlı. Şaron hükümeti, güvenlik gerekçeleriyle, bu seçimlerin yapılmasını - veya dürüst ve huzurlu biçimde yapılmasını - engelleyebilir.
Bu nedenle, uluslararası camianın mutlaka bu seçimlerin kurallara uygun olarak gerçekleşmesini sağlamalıdır.
* * *
SEÇİMLERDE kimin galip geleceği de önemli. Yeni yönetimin başındaki liderin çözümden yana, gerçekçi bir politikacı olması, yeni bir barış sürecinin başlamasını kolaylaştıracaktır. Şimdilik bu mevkiye en yakın ve yatkın görünen kişi de, 69 yaşındaki Mahmut Abbas'tır (Abu Mazen). Onun liderliğindeki yeni yönetimde, belki bir koalisyon çerçevesinde Filistin toplumundaki çeşitli eğilimleri temsil eden belli başlı gruplar (bu arada bir siyasal hareket olarak Hamas da) yer alabilir.
Ancak Filistin yönetiminin demokratik biçimde yenilenmesi ve barış yolunun yeniden açılabilmesi, İsrail'in ve Filistin tarafının bazı cesur adımlar atmasına bağlı.
İsrail'den beklenen şey, yeni yönetimde yer alabilecek Marvan Barguti gibi Filistinli "mahkumları" salıvermesi ve "sınır"daki geçişleri kolaylaştırmasıdır. Filistin'den istenen de, ateşkesin sağlanması, şiddet eylemlerine son verilmesidir.
Bunlar sağlanabilirse, dün de belirttiğimiz gibi ABD, AB, Rusya ve BM'den oluşan "Quartet"in girişimiyle yeni bir "barış süreci"nin başlatılması mümkün olabilir.
* * *
BU yeni dönemde Türkiye'nin oynayabileceği yapıcı bir rol var.
Türkiye her zaman Filistin davasına destek vermiştir. Türk liderler Arafat'la çok yakın ilişkiler içinde olmuştur. Bu ilişkiler ve bu destek tabii ki devam edecektir.
Türkiye'nin bölgedeki coğrafi ve siyasi konumu (ve izlediği dengeli politika) Filistin'deki bu kritik geçiş aşamasında aktif katkıda bulunmak olanağını vermektedir. Gerçekten Türk diplomasisi, seçimlerin yapılmasında, güvenliğin sağlanmasında, yeni bir barış inisiyatifinin başlatılmasında "kolaylaştırıcı" işlevini üstlenebilir. İşte şimdi böyle bir fırsat doğuyor...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Arafat'ın ardından
FİLİSTİN davasının milli lideri Arafat'ın ölü...
Çetin ALTAN
Arafat liderliğinin bitiş gongu..
NEREDEYSE kasım ayının başından beri süre gel...
Melih AŞIK
Üniversite yarışı
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe ...
Fikret BİLA
ABD, İran'ı vuracak mı?
Avrupa Konseyi İzleme Komitesi üyesi Fransız ...
Hasan CEMAL
Savaş yapanlar, barış da yapar!
Ramallah'taki karargahında, avuç içi kadar od...
Güneri CIVAOĞLU
Abartmak
5 Eylül 1938 Dolmabahçe Sarayı'nın 71 sayılı ...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitim, AB önünde bir engel mi?
Nefeslerimizi tuttuk, 17 Aralık'ı bekliyoruz....
Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'nin kapısındaki fırsat
Krizin aynı zamanda bir fırsat anlamına geldi...
Sami KOHEN
Yeni dönem başlarken...
YASER Arafat'ın vefatının ardından Filistin y...
Mehmet Y. YILMAZ
Barışa tek engel Arafat mıydı?
Yirminci yüzyılın önemli politik figürlerinde...
Faik ÖZTRAK
Aldığımız riski hesaplıyor muyuz?
IMF Dış İlişkiler Bölümü Direktörü Dawson, 10...
Hasan PULUR
Argo dilin rengidir...
VAH, vah, vah! Meğer ne kadar "cici çocuklar"...
Derya SAZAK
Sağda üst kimlik
DYP - ANAP bütünleşmesinde anahtar kelime 'üs...
Meral TAMER
Deprem Dede'nin Kandilli bütçesi
Japonya'nın batısı 5 eylülde 2 büyük depremle...
Ece TEMELKURAN
İncelik
Kadınlar, bazen çocuğudur kendinin. Bu yüzden...
Güngör URAS
Fitre ve zekât zamanı
Ramazan ayı sona ermeden fitre ve zekâtınızı ...
M. Ali BİRAND
Şimdi top Şaron'da...
Yaşamı daima heyecanlı ve beklenmedik gelişme...

© 2004 Milliyet