Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Türk öğrencinin buluşu Stanford'u birinci yaptı

Türk öğrenci Utkan Demirci'nin buluşu, dünya Start - Up Yarışması'nda, Stanford Üniversitesi'ni birinci yaptı. Stanford Üniversitesi, 20 önemli üniversitenin katıldığı yarışmaya Elektrik Mühendisliği doktora öğrencisi Utkan Demirci'nin buluşu olan MicroDrop (küçük damlacık) teknolojisi ile katıldı. Singapur Üniversitesi Girişimciler Merkezi ile Fransa'nın INSEAD Üniversitesi tarafından düzenlenen yarışma, girişimciliği desteklemek amacıyla düzenleniyor

BEGÜM DOĞAN FARALYALI

Singapur Üniversitesi Girişimciler Merkezi ile Fransa'nın INSEAD Üniversitesi tarafından, girişimciliği desteklemek amacıyla düzenlenen Dünya Start - Up Yarışması'nda, Stanford Üniversitesi Elektrik Mühendisliği doktora öğrencisi Utkan Demirci'nin buluşu, MicroDrop teknolojisi sayesinde birinci oldu. İkinciliği ve üçüncülüğü ABD'den Berkley ve Wharton üniversiteleri kazandı.
Utkan Demirci, iş planını hazırlamak için, Stanford Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi Ron Gutman ile beraber bir takım oluşturdu. İsrailli Ron Gutman ve Demirci'den oluşan ikili takımın çalışması, birincilik ödülüne değer bulundu.
Bu yıl ikincisi düzenlenen Dünya Start - Up Yarışması'na dünyanın her yerinden tanınmış okullar katılıyor. Yarışmacılar, yaratıcı bir fikir veya teknoloji bulup detaylı bir iş planı hazırlıyor. Jüri, risk yatırımcıları, profesörler, avukatlar ve iş adamlarından oluşuyor. Jüri üyeleri, fikrin yaratıcılığı, iş planının inandırıcılığı, maddi potansiyeli, rekabetçi avantajı ve takım üyelerinin niteliklerini dikkate alarak kararını veriyor.
Bu yıl Singapur'da düzenlenen yarışmaya 20 okuldan takımlar davet edildi. Bunların arasından Stanford Üniversitesi adına yarışmaya giren ve birinci olan Demirci ve Utkan, 20 bin dolar değerindeki ödülü alarak döndüler.

Bu noktaya nasıl geldiniz?
Demirci: Ben İstanbul'da Kadıköy Anadolu Lisesi'ni bitirdim. Üniversiteye giriş sınavlarında 100. oldum ve Amerika'da okumak için devletten burs kazandım. Michigan Üniversitesi'nde Elektrik Mühendisliği eğitimi aldım. Daha sonra, Stanford Üniversitesi'nde yine Elektrik Mühendisliği dalında yüksek lisans eğitimi aldım. 2 ay sonra da doktoramı tamamlamış olacağım.

Gutman: Ben hayatım boyunca girişimcilikle uğraştım. Şu anda Stanford Üniversitesi İşletme Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi alıyorum. İsrail ve ABD'de şarap, gurme ve biyomedikal alanlarında, toplam 7 şirket başlattım. Şu ana kadar başlattığım işlerin biri hariç hepsi hâlâ devam ediyor ve gelir getiriyor. Sanırım bu, hayatımdaki en büyük gurur kaynağı.

Yeni bir keşifte bulundunuz. Bu çok heyecan verici. Bu teknolojinin ne olduğunu, ne işe yarayacağını anlatır mısınız?
Demirci: Bu teknoloji benim doktora tezim. Bu teknoloji ile küçük damlalar yapıyoruz, ses dalgalarını ve akustik dalgalarını suda veya damlacık oluşturmak istediğimiz sıvı içerisinde bir yüzeye odaklayabiliyoruz. Bu odaklama sonucunda, burada yüksek basınç noktaları oluşuyor ve böylece yüzey gerilimini aşarak, kontrol edilebilir ve tekrarlanabilir şekilde damlalar oluşturabiliyoruz. Saniyede, 400 milyon damla oluşturabilecek, büyüklüğü kibrit kutusunun 5'te 1'i kadar olan ejektör aletleri yapabiliyoruz. Bu damlaları çok hızlı ve küçük boyutlarda oluşturabildiğimiz için, bunun çok çesitli uygulamaları var. Örneğin, bir uygulaması yarı iletkenler endüstrisinde. Yarı iletkenler endüstrisinde silikon üzerinde çipleri yaparken, 'fotoresist' gibi özel ve çok pahalı bazı sıvıları ince bir şekilde kaplayabilmek, depozit edebilmek çok önemli. Bizim bu küçük damlacık teknolojimiz bunun bugünkü yapıldığı şekilden çok daha ucuza ve daha hızlı bir şekilde yapılmasını sağlayacak. Bu teknolojinin daha başka endüstrilerde d çok çeşitli uygulama alanları var.

Siz bir akademisyen misiniz, yoksa bu keşfettiğiniz yeni teknoloji ile iş dünyasına girmeyi ciddi anlamda düşünüyor musunuz?
Demirci: Stanford Üniversitesi'nin girişimci ruhu, buradaki herkese bir şekilde bulaşıyor. Doktoroma başladığımdan beri, ben de iş dünyasında uygulaması olan teknolojilerle ilgileniyordum. Özellikle yarı iletkenler endüstrisinde kaplama sistemlerinin daha verimli bir hale gelmesinin gerektiğinin farkındaydık ve bu konu üzerinde çalışıyorduk. Ben, endüstri mühendisliği bölümünden dersler almaya başladım. Zaten doktoramı alırken, endüstri mühendisliği yüksek lisansı da yaptım. Sonuçta, bu teknolojiyi geliştirdim ve iş dünyasından benden daha çok anlayan Ron gibi müthiş bir insanla tanışma şansım oldu. Şimdi fikirlerimizi beraber yoğuruyor ve bu teknolojiyi başarılı bir işe dönüştürme olasılığı üzerinde çalışıyoruz.

Nasıl oldu da birbirinizi buldunuz? İsrailli bir işletme yüksek lisans öğrencisi ve mühendislik bölümünde doktora yapan biri...
Gutman: Bases (Stanford Üniversitesi Mühendislik Öğrencileri İşadamları Derneği) sayesinde tanıştık. Ben Utkan'ın bulduğu bu teknolojiden çok etkilendim. Genelde bilim adamları ile iletişime girmek zor oluyor. Bilim adamları çok akıllı insanlar ancak, karmaşık fikirlerini kolay, bizim anlayabileceğimiz bir dille anlatamıyorlar. Utkan, iletişim konusunda da çok başarılı. Dolayısıyla, baştan iyi anlaştık ve bu yarışmaya beraber girmeye karar verdik.

Yatırımcı bulmak kolay iş değil ama size şimdiden yatırım yapmak isteyen şirketler var, değil mi?
Gutman: Evet. Yarışmanın jüri üyelerinden bazıları dahil olmak üzere, birçok şirket bize para yatırmak için, bizimle iletişime geçti. Dolayısıyla, para bulmamız kolay ama biz akıllı para (smart money) peşindeyiz. Bu yüzden acele etmiyoruz. Endüstriden insanlarla, risk yatırımcıları ile konuşuyor, iş planını netleştiriyoruz.

Peki bir gün Türkiye'ye dönme planları yapıyor musunuz?
Demirci: Türkiye'ye dönmek istiyorum. Hatta, 'Türkiye'ye dönmeliyim' diye düşünüyorum. 'Tilkinin dönüp döneceği yer yine Kürkçü dükkânıdır' derler. Ben bu söze çok inanıyorum. İleride, Türkiye'ye içeriden veya dışarıdan elimden geldiği herhangi bir şekilde katkıda bulunmak istiyorum. Bir şekilde Türkiye'de sokakta yürüyen bir insanın hayat standartlarını, bir nebze de olsa, iyileştirme yolunda çalışmak istiyorum. Türkiye'nin sadece bölgesel bir güç değil, tüm dünya tarafından kabul edilmiş süper bir güç olmasına çalışmak istiyorum. Ben Türkiye'nin potansiyeline çok inanıyorum ve onun için de, Türkiye'yi daha iyi bir yerlere getirmek için, üzerime ne düşerse, elimden ne gelirse yapmak istiyorum.

BUSINESS
 Sarantısler 50 yıl sonra ortaklığa geldiler
 Editörden
 Pınochet'nin askerleri Nepalli Burkalar, Fijililer
 Polis zoruyla elinden alınan belgeleri yakacak
 Türk öğrencinin buluşu Stanford'u birinci yaptı
 O da tekstilci ama otel giydiriyor...
 Dizi madeninden 'reklam yıldızı' derlemece...
 Türkiye, tarımsal Top 10'da üç ürünle birinci sırada...
 Hisse senetlerinin halka arzında iş etiği
 Japon iş modeli ile Osmanlı savaş sanatını harmanladı
 Kime haksızlık yapılıyor?
 Dockers pantolonla işe giden rahat olsun, marka satılmıyor
 500 yıllık sırlarını açıklıyorlar
 Çek müzakereciden tavsiye: 'Aman politikacı olmasın'
 Euroya geçişte tek adım formülü
 BDDK, Ziraat Bankası ve bizim bakkal
 15 yıl önceki 'hata' 277 milyon dolarlık şirkete dönüştü!..
 Müşteriye tarzını yarattırıyor
 Burada gömlek değil 'life style' satılıyor





© 2004 Milliyet