Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bu oyuncaklara "lütfen dokunun!"

Tahta at, bilyeler, topaçlar, çeşitli kuklalar... Kuzguncuk'taki bir sanat galerisinde devam eden "Oyun / Oyuncak Sergisi"nde 52 oyuncak onlarla oynamanız için sizi bekliyor

BURCU BULUT


Yaşınızın kaç olduğu önemli değil. İster çocuğunuzu yanınıza alın, ister tek başına gidin ama oyuncaklardan, hele el emeği göz nuru yapılanlardan hoşlanıyorsanız 28 Kasım'a kadar Harmony Sanat Galerisi'ne uğrayın. Çünkü Kuzguncuk'ta, o eski yapıların arasında bulunan galeride bu tarihe kadar "Oyun / Oyuncak Sergisi" devam ediyor.
Sergideki 52 adet oyuncak 11 kişilik bir ekip tarafından ortaya çıkarılmış. Bu oyuncakların arasında tahta at da var, topaç da, kuklalar da... Tüm oyuncaklar eskiden kullanılan oyuncakların sanatçıların gözüyle günümüze uyarlanmış hali gibi. Bunun yanı sıra sergide sanatçıların hayal güçlerinin ürünü olan oyuncaklara rastlamak da mümkün.

"Ziyaretçilerin sergilenen her şeyle oynamasını istiyoruz"
Ursula Katipoğlu
Ben İsviçreliyim. İsviçre'de çocukluk yıllarımda kuklalarla oynanan oyunları izlerdim hep. Ben de bu sergiye kuklalarımla katıldım. Kuklalarla oynatılan oyunlar eğlendirirken aynı zamanda çok şey öğretiyor. Sizin Karagöz ile Hacivat'ınız gibi.
Çocukluğumda oyuncak ama büyükçe bir atım vardı. Beyaz uzun saçları vardı, çok güzeldi. Üzerine binip saatlerce bıkmadan oynardım.
İlgi bekliyorduk ama bu kadar yoğun olacağını tahmin etmemiştik. Genelde sergilerde "Lütfen dokunmayın" tarzı ibareler olur ya, biz insanların sergilediğimiz her şeye özellikle dokunmalarını, oynamalarını istedik.

"İnanın büyükler çocuklardan daha çok seviyor oyuncakları"
Yusuf Katipoğlu
Sergideki abajurun bir hikayesi var: Mevlana bir gün dergahta gezerken birisi "Baksanıza, çocuğun teki sizin başlığınızla oynuyor" demiş. Mevlana da "Çocuk dergaha ancak böyle ısınacak. Bırak ne istiyorsa onu yapsın" diye cevap vermiş. Mevlana'nın o tarihlerdeki hoşgörüsü bana ilham verdi. Resmim de var, "Çiçekli Piyon" isimli.
Küçükken kendime pedallı, çok güzel bir otomobil yapmıştım. Şimdiki çocuklar gibi değildik yani. Daha yaratıcıydık. Evet belki bugün değişik oyuncak seçenekleri sunuluyor çocuklara ama hayal güçlerini geliştiriyor mu? Hiç sanmam.
İnanın büyükler çocuklardan daha çok seviyorlar oyuncakları. Çünkü onların görmeyi bile hayal edemedikleri oyuncaklar yapılıyor artık. Ama bunu söylemeye utanıyorlar, sanki ayıp bir şeymiş gibi.

"Eskiden arkadaşlarım, kendi yaptığım kağıttan bebeklerdi"
Alev Ermiş Mavitan
Sergiye 11 parça oyuncak ile katıldım. Çocukluğumdan kalan güzel anılardan yola çıkarak yaptım çoğunu. Sergi için en severek yaptığım oyuncak herhalde tahta at oldu. Çocukken bana bir tahta at alınmıştı ve benim için çok önemliydi.
Çocukluk yıllarımdan beri kendime oyuncaklar yapardım. 1,5-2 metre uzunluğunda kağıttan bebekler yapardım. Onlar benim arkadaşlarım olurdu. Şimdi ise çocuklarıma yapıyorum.
Genelde bu tarz el emeği ile hazırlanmış eserler sergilenir ama satılmaz. Biz satışa sunmaya karar verdik. Fiyatlar 50 milyon ile 2,5 milyar lira arasında. Tüm oyuncakların bir eşini daha bulamayacak olmanız fiyatları etkiledi.
Toplam 52 oyuncak var sergide. Daha fazla olmasını isterdik.
Bu sergide Hacivat -Karagöz, çember gibi klasikler de olmalıydı.

"Çocukluğu kötü gitmiş birinin oyuncağı da hiç olmamıştır"
Bihrat Mavitan
Akademideki tezim de oyun ve sanat üzerineydi. Böyle bir sergi fikri beni çok heyecanlandırdı.
Oyuncak bir eğitimdir çünkü. Çocukluğu kötü gitmiş birinin hiç oyuncağı da olmamıştır. Toplam 15 tane oyuncağım var sergide.
Eskiler bilir, okulların önünde "Şans, talih, kader, kısmet, beş kuruş" diye bağıran adamlar olurdu. Bir numara çekerdin ve karşılığında dehşet kötü gofretler, pis pis naylondan düdükler falan kazanırdın. Hiç sevmezdim ama üzerimde etkisi çoktur, o yüzden o oyundan da yapmak istedim. Ve bir de bayılan köpek, lastiklerle tutturulan şu tahta oyuncaklardan... Bu oyunları yeniden yorumladım. Diğer oyuncaklarım da benim hayal gücümün oyunu.

CUMARTESİ
Bir Amerikalıdan uzun hava
"Hakkımdaki eşcinsellik dedikodularını duydum"
Son moda, Avustralyalı sörfçülerin botu: Ugg
"Bu kitap popüler kültürü inceliyor"
Bu oyuncaklara "lütfen dokunun!"
Kağıt elbiselerle kostüm tarihi
Bayramdan önce son alışveriş fırsatı
Çocuklar çikolatalarını kendileri yapabiliyor
Bolu'da kar var
Üçleme: Sıvı-2
Çocuklarla bayram





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet