Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Millet Bahçesi'nden, Konak Meydanı'na

Dünden Bugüne / Sabri Yetkin

İzmir için bir anket düzenleyip; "Kentin kalbi neresidir?" diye bir soru yöneltseniz, herhalde alınacak tek bir cevap vardır: Konak.
Konak Meydanı'nın oluşumuna ilişkin ilk adımlar 1820'li yıllarda atılmaya başlamıştı. Bu, Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşme süreciyle örtüşmüş bir olguydu.
18'inci Yüzyıl'dan 20'nci Yüzyıl'a uzanan süreçte bir dizi mimari eser, Konak Meydanı'nı oluşturmuş ve buraya kamusal nitelik kazandırmıştı. Bu eserler; 1755 tarihli Yalı Camii, 1829'da tamamlanan Sarı Kışla, 1872'de yeniden inşa edilen Hükümet Konağı, 1886'da eğitime başlayan İdadi (Lise) ve 1901'de hizmete giren Saat Kulesi'dir.

Kentin kalbine balyoz
Meydan, 1901'de son şeklini almış gibi gözükse de, zaman içinde bir dizi değişikliğe uğramıştır. Özellikle Sarı Kışla kent yöneticileri için bir sorun olarak görülmüş ve kentin en gözde yerindeki bu külliyenin kaldırılması için birçok kez girişimde bulunulmuştu.
Sarı Kışla'nın yıktırılması ve arsasının parklarla düzenlenmesi yolundaki ilk düşüncenin 1908'de gündeme gelmesi tesadüf değildi. Bilindiği üzere 23 Temmuz 1908'de II. Abdülhamit'in istibdadı sona ermiş ve II. Meşrutiyet ilan edilmiştir. Bir başka ifade ile "hürriyet" gelmişti. II. Meşrutiyet'in yarattığı hürriyet ortamında, "Osmanlı milletinin yaratılması", "terakki"nin (ilerleme) gerçekleştirilmesi ve "medeni işlerin" yapılması toplumun hedefleri haline gelmişti.
Ekim 1908'de İzmir Belediyesi meşrutiyet anısına kente bir eser kazandırma adına girişimde bulunur. Meşrutiyetin "eşitlik, kardeşlik, hürriyet" gibi temel ilkeleri çerçevesinde İzmir'de yaşayan Müslüman, Rum, Ermeni ve Yahudi milletlerinin temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirilir.
Toplantıdan "Hürriyet devrinin evlat - ı vatana yüklediği vazifelerden birinin, her işin hükümetten beklenmemesi ve bizzat memleketin imarını ve şerefini artıracak konuların vatandaşın çabalarıyla gerçekleştirilmesi" yolunda bir düşünce çıkmıştı. Bu prensibe bağlı olarak, her geçen gün gelişen İzmir'in şan ve şerefini yansıtan tesisler bulunmadığı görüşü ağırlık kazanmış ve şehirde meşrutiyetin ruhunu yansıtacak "Umumi Millet Bahçesi" yapılması ve bahçenin içinde "Osmanlı Kulübü, umumi kütüphane ve tiyatro" kurulması kararlaştırılmıştı.

Proje eksik kaldı
Toplantıya katılanlar tesisin yapılacağı yeri de belirlemişlerdi: Kentin en gösterişli ve itibarlı mevkii olan Konak Meydanı. Ne var ki, 1908 yılında Konak'ta bu tesislerin yapılabileceği boş alan mevcut değildi, bunun için 1829 yılında hizmete girmiş olan Sarı Kışla'nın yıkılmasıyla elde edilecek arsaya "Millet Bahçesi" yapılabilecekti. 1908'deki bu ilk girişim sonuçlandırılamadı.
Ancak, 1955'teki ikinci girişimde Sarı Kışla yıktırılmıştır. Kışlanın yıktırılması kent meydanında bir sorun yaratmış, kentin kalbinde anlamsız bir boşluk oluşturmuştu. Bu boşluk, Konak Meydanı Projesi'yle 2003 yılında giderilerek bugünkü halini aldı.

ege@milliyet.com.tr



EGE
İkinci yarıda Buca sevindi
Alsancak'ta piknik havası
Kazanmak erkeklere has bir şey midir?
Her gününüz bayram olsun
Millet Bahçesi'nden, Konak Meydanı'na





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Gürsel Kuru
İsmail Özelçinler
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Sabri Yetkin

© 2004 Milliyet