Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Kasım 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Teröristin beyninde sanal bir gezinti

Teröristleri akıl almaz kötü davranışlarda bulunmaya zorlayan kızgınlık ve sıkıntının kaynakları neler? İyi ve genç insanlardan, bir süre için bile olsa, çok kötü şeyler yapabilen teröristler nasıl yaratılıyor?

londra

İngiliz kamuoyu Irak'ta rehin alındıktan sonra kafası kesilerek öldürülen Ken Bigley'in trajedisini henüz unutmamışken, şimdi de yine Irak'ta rehin alınan İngiliz yardım görevlisi Margaret Hassan'ın sonunu merak ediyor. İngilizler, işlenişlerindeki vahşetten ötürü bu cinayetleri gerçeküstüymüş gibi algılıyorlar adeta. Peki, bunları işleyenler de gerçeküstü kişiler mi?
"Terörizm, psikopat kişiler tarafından gerçekleştirilen olaylar olarak değerlendirilmemeli" diyor tanınmış psikiyatr Prof. Raj Persaud. Ona göre kişilerin bu denli korkunç davranışlarda bulunmalarına neden olan "akıl kontrol taktiklerini" anlamamız gerekli.
Uzmanlara göre askeri açıdan kendisinden çok daha kuvvetli bir düşmanla savaşıyorsa, teröristin amacı yaygın bir korku ortamı yaratabilmektir. Bu cinayetleri işleyenlerin, mantıkları çalışmayan, ruh sağlıkları çok bozuk psikopatlar oldukları genelde kabul görüyor. 1995'te Oklahoma'daki bombalama olayını gerçekleştirerek 200 kişinin ölümüne neden olan Timothy McVeigh'in psikolojisi ele alındığında, bu teori anlam kazanıyor. Hükümet binasını, polisin gerçekleştirdiği Waco baskınının öcünü almak için bombalayan McVeigh, hareketlerinin takibi için ordu tarafından kalçasına çip yerleştirildiğine inanıyormuş.
Ruh sağlığı bu denli bozuk olan McVeigh'in bir akıl hastası olduğu biliniyor. Bir istisnaydı ve kendi başına hareket ediyordu. Oysa terörist saldırılar önceden planlanıyor ve genellikle bir grup tarafından gerçekleştiriliyor.
Beyin biyokimyalarında bir bozukluk olan psikopatlar yalnızdır. İnançları ve davranışları normlardan o kadar uzaktır ki normal insanlar bunları anlamaz, onaylamaz ve tartışmaz. 11 Eylül'deki gibi büyük çaplı bir terörist eylem bir grup çalışması olduğundan fikirler, düşünce biçimleri grup üyeleri arasında paylaşılır, tartışılır ve sıradan kişiler arasında destek bulabilir. Uzmanlara göre terörizmi anlamak için milyonlarca insanın neden silahsız insanlara karşı yapılan şiddet olaylarını desteklediğini anlamak gerekir.

Aslında bir insanı başka insanları öldürmeye ikna etmek zor değil
Büyük fizikçi Albert Einstein, Sigmund Freud'a yazdığı bir mektupta "Niçin savaş?" diye sorar. 30 sayfalık yanıtında, özet olarak insan ırkının doğasında şiddet duygusu bulunduğuna ve zamanla bu duygunun yoğunlaştığına dikkat çeken Freud, düşmanlık ve şiddetin bir volkan gibi patladığında "savaş" dediğimiz o büyük boşalmaya yol açtığına dair inancını anlatır. Ona göre toplumlar zaman zaman bu kan banyosuna başvurmalılar ki akli dengelerini koruyabilsinler. Şiddet sonrası bir denge kurulur, insanlar ve toplumlar bu denge içinde bir süreliğine sakin yaşamlarına dönerler.
Freud'a göre toplum için bu boşalım iyi bir şeydir. Bu teoriye karşı olanlar, insanların çoğunda vicdan gibi duyguların ağır bastığını ileri sürerler. Örneğin Kore Savaşı'nda birçok Amerikalı askerin silahını kullanmadığı ileri sürülür. Bunun üzerine Vietnam Savaşı'na hazırlanılırken Amerikalı askerlerin önlerine hedef olarak Vietnamlı askerlerin ya da militanların resimleri konmuş. Uzun süre yapılan bu alıştırmalar sayesinde Vietnamlıya ateş etmek askerlerde refleks haline getirilmiş. Burada ürkütücü olan, aslında şiddet yanlısı olmamalarına rağmen, kimi insanların yoğun bir etkileme programıyla, adeta birer canavar haline getirilebileceği.
Psikolojik araştırmalar kişileri insan öldürmeye ikna etmenin oldukça kolay olduğunu ortaya koyuyor. Stanley Milgram'ın klasikleşen araştırmasında, araştırmaya katılan Amerikan vatandaşlarının, hiç tanımadıkları insanlara, acı çektirdiklerini, hatta öldürdüklerini bildikleri halde sorgusuz sualsiz "Otorite emretti" diye elektroşok verdikleri belirtilir. Halkın Tapınağı tarikatının lideri Jim Jones'un, müritlerini birbirlerini öldürmeye ve intihar etmeye "programladığı" ve Guyana ormanlarında 900'den fazla Amerikalının bu işi gerçekleştirdiği biliniyor.
Auschwitz toplama kampından sağ çıkan John Steiner yaptığı araştırmalarda Nazi kamplarındaki görevlilerin çoğunun savaş yılları öncesi ve sonrasında normal insanlar olduğunu söylüyor. Teröristlerin Marslı yaratıklar olmadıklarını gösteren bunun gibi daha birçok örnek vermek mümkün.
Şimdi tartışılan şu: Teröristleri akıl almaz kötü davranışlarda bulunmaya zorlayan kızgınlık ve sıkıntının kaynakları neler? Ama bundan da önemlisi, iyi, fakir ve genç insanlardan, bir süre için bile olsa, çok kötü şeyler yapabilen teröristler yaratan "akıl kontrolü taktik ve stratejileri"ni anlamak.
Birilerinin bunu bir an önce yapmasında fayda var. Çünkü sesi soluğu çıkmıyor denen Bin Ladin'in televizyon şovları yeniden başladı biliyorsunuz.

PAZAR
"Oskar moskar alınır mı bu memlekette!"
"Trende olup tanıklık etmeyenlere hakkımı helal etmiyorum"
"Trafik polisi bizi durdurursa tüyo için durdurur"
"Soba almak için resim verirdim"
Caz ve blues geceleri
"Bu filmler bir sürü yuva yıkmıştır"
Bira tavan yaptı o zaman viskiye geçelim
"Mucize"lere itibar etmeyin
On binler sırlarını telefonda paylaşıyor
Bebek sahilinin yeni "ışığı"
En tatlı alışveriş
Renkli, meyveli bir İstanbul geleneği
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Bayramca sözlük
Sıcacık tartını tatmadan dönmeyin
Teröristin beyninde sanal bir gezinti
Değerlendiremediğimiz miras
Türkler uzayda ya da Türkler zaten uzaylı





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol

© 2004 Milliyet