|
Solun yazgısı
CHP'deki 'Sarıgül olayı' partiyi yeni bir iç hesaplaşmaya sürüklüyor. Baykal yönetimiyle, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül arasındaki kavgayı hüzünle seyrediyoruz! Çünkü, CHP geleneğindeki kurultaylar mücadelesinde 'genel merkez - muhalefet' ayrışması öne çıkarken, fikirler yarışırdı. Sosyal demokrat bir partiye güç veren 'ideolojik' temelli tartışmalar, lider adaylarıyla birlikte CHP'nin geleceğine de yön verirdi. 1970'lerde Ecevit'in İnönü'ye karşı başlattığı siyasi mücadeledeki 'demokratik sol' açılımın halk tarafından da benimsenmesi sonucudur ki, CHP 1973 ve 1977 seçimlerinden birinci parti çıkabilmiştir.
Ecevit, 1990'larda Demokratik Sol Parti'yi kurarken, 'ulusalcı sol' tanımıyla 12 Eylül askeri darbesiyle savrulan 'eski CHP'li tabanı iktidara taşıdı. Erdal İnönü'nün SHP'si 'yeni CHP' anlayışını temsil ediyordu.
SHP'deki İnönü - Baykal mücadelesinin ve SHP / CHP birlikteliği sağlandıktan sonra Baykal'a yönelik muhalefet hareketlerinin de düşünsel bir düzeyi vardı. AKP iktidarı karşısında solda bir seçeneğe olan ihtiyaç hızla artarken, bu toplumsal dalga boyunda gitmesi gereken CHP, her geçen gün dibe vuruyor.
CHP'de 'akçalı' konular, siyasi mücadelenin önüne geçti!
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, 28 Mart yerel seçimleriyle CHP'nin en fazla oy kazanan yerel yöneticisi özelliğine sahip olunca, Baykal'a bayrak açtı. İstanbul'daki başarısını, Anadolu'ya yayma uğraşına girişti. Mitingler yaparak, CHP'yi iktidara taşıma, 'Başbakan olma' iddiasını seslendirmeye başladı. Baykal yönetiminin buna yanıtı ise 'Sarıgül dosyası'nı gündeme sürmek oldu.
Bir haftadır CHP Genel Merkezi ile Sarıgül arasında süren kavga, ne yazık ki iki tarafı da aşındırıyor. Olan partiye oluyor.
Önder Sav gibi Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yapmış, partinin hukukçu Genel Sekreteri, Sarıgül hakkındaki 'yolsuzluk iddialarını' CHP'den ihraç yolunu açan kanıtlar olarak sunarken, bu durumu 'Yargı süreci uzuyor, mahkemeden önce parti müfettişlerimiz dosyayı inceledi' diyebiliyor.
'Önce asalım, sonra yargılayalım!'
CHP Genel Başkanı Baykal da, 'Sarıgül dosyası'yla medya lobisi yapıyor.
Kamuoyu şunu sorguluyor:
Mustafa Sarıgül, CHP açısından 'defolu' ise niye transfer edildi?
Şişli Belediye Başkanı 'Baykal'a rakip olmasaydı' hakkındaki yolsuzluk iddiaları CHP yönetimi tarafından öne sürülecek miydi? Bunca ay niye beklendi? CHP etiği bu mudur?!
Baykal yönetimi, muhalif hareketleri bastırmada ustadır, Sarıgül'ü tasfiye edeceklerdir. Ancak bu defa 'entrika' çıtasını çok aşağıya çektiler.
Sarıgül'den bile 'korkar hale gelen' CHP Politbürosu, kendi siyasal sonunu hazırlıyor. Halktan kopuyor.
CHP'nin yazgısı bu olmamalı.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|