|
 |
|
|

Bilgeliğin rönesansı
Astrolojinin biricik konumu, insanı ve evreni konu alışı, onu bir bilgelik disiplini olmaya yöneltiyor. Astrolojinin yeniden doğuşuna tanık oluyoruz
Geçen ay İngiltere'de Kent Üniversitesi'nde düzenlenen Imaginal Cosmos konferansına katıldım. Bu konferansta astroloji akademik düzeyde ele alınırken, Avrupa'dan ve Amerika'dan pek çok katılımcıyla bir araya gelme fırsatını da buldum. Görünen o ki, astroloji tüm açılımları ile entelektüel hayata güçlü bir biçimde dönüyor. Astrolojinin biricik konumu, insanı ve evreni konu alışı, onu bir bilgelik disiplini olmaya yöneltiyor. Astrolojinin yeniden doğuşuna tanık oluyoruz.
Astronom ve astrolog Kepler'in de dediği gibi hurafeyi astrolojiden ayıklamalıyız. Maalesef Kepler'in bir astrolog olmasını ancak onun parasızlığına bağlayarak astrolojiyi küçük düşürmeye çalışanlar, Kepler'in büyük bir ilgiyle sarıldığı astrolojiye yenilikler getirdiğini ya bilmiyorlar ya da özellikle bilmezlikten geliyorlar. Her çağda olduğu gibi, katı düşünceler, objektiflikten uzak, sadece belirli bir hayat görüşüne, ideolojiye bağlı görüşler, yenilikler karşısında direnç gösterir ve neredeyse bu iş suçlamalara kadar götürülür. Fakat nedense özellikle astrolojiyi küçümseyen ya da kötü gözle bakıp eleştiriler getiren kişilerin hiçbiri astrolojinin temel argümanları konusunda bilgili değildir. Örneğin sürekli olarak aslında astrologların da farkında oldukları bahar noktasının (ekinoksların) kaymasına işaret ederek, zodyakın bölümlenmesi ile takımyıldızları bir tutarlar. Halbuki mevsime dayalı tropikal bir zodyakın olduğundan söz etmezler. Benzer şekilde, özellikle astrolojiyi sabote etmek amacıyla, 13'üncü burçtan söz ederler ama neden insanın 360 dereceyi düzgün ve simetrik biçimde 12'ye böldüğünü, 12 ay tasarladığını görmezden gelirler. Zira tropikal burçlar, Güneş'in bahar başlangıcı olan kuzey deklinasyonlarına geçtiği ana ait noktayı, Koç burcunun ilk derecesi kabul ederek ekliptiği 12 eşit parçaya böler. Bunda da şaşıracak bir durum yoktur zira bundan yaklaşık 2 bin yıl önce, bahar noktası yıldız zodyakındaki Koç burcu ile üst üste düşmekteydi.
Parçaları değil bütünü görmeye çalışanlar astrolojiyi daha iyi ele alabilir
Aslına bakarsanız, takım yıldızların adlarının konması, özellikle insanın yaşadığı coğrafyanın, sosyal faaliyetlerinin bir yansımasıdır. Bu bakımdan astrolojinin tanımları insanı merkeze alır ve evreni sadece materyalist, insanın ruhunu yok sayan bir tavırla değil, onun bakışına göre değerlendirir. Günümüz fiziği mutlak uzay ve zaman kavramını Einstein'ın relativite (izafiyet) teorisi ile aştı. Hatta kuantum fiziğinde birbirlerinden bağımsız iki parçacığın nasıl olup da haberleştiklerini keşfetti ama nedense insan ve evren arasında çok daha yüksek boyutlarda sembolik bir dilin varolabileceğini görmezden gelmeye ısrarla devam edebiliyor. Kuşkusuz bir insan ömrü bu gelişimi görebilecek uzunlukta değil ve yaşadığımız çağa dar bir pencereden bakarak gördüklerimizi tek gerçek gibi görmemeliyiz.
İnsan aklı ve sonsuz merakı sayesinde astroloji yeniden hak ettiği saygı ve yeri kazanmaya başladı. Bu yıl Bath Spa Universitesi Cultural Astronomy and Astrology Bölümü ilk astroloji mezunlarını verdi. ABD'de Seattle Üniversitesi Kepler College'da lisans ve yüksek lisans eğitimi de devam ediyor. Ümit ediyorum ki, ülkemizde de astroloji daha düzgün, önyargısız bir biçimde ele alınabilsin zira bazı görüşler kafalarını o kadar kuma gömmüş durumda ki, astrolojinin akademik dünyaya dönüşünü bile düzmece ya da sadece maddi çıkara dayalı görebiliyorlar. Kendini, yaşadığı dünya ve olayları meraklı gözler ve aklıyla, sezgisi ve kalbiyle tanımaya yönelen, parçaları değil, bütünü görmeye çalışan kişiler astrolojiyi daha rahat görebileceklerdir. Astroloji kuşkusuz bir bilinçlenme konusudur.
web: www.hakankirkoglu.com
Faks: 287 74 37
e-mail: hkirkoglu@superonline.com
|
|
|

|