|
 |
|
|
Sultanın mutfağı
Dostum Bilgün Dereli, kendisini tanıdığımdan beri tencereler ve malzemeler arasında saatler geçiriyor, yeni ve lezzetli yemekler hazırlıyor
DONATELLA PİATTİ
Arkadaşlarımda aradığım özellikler hiç de az değil. Öncellikle içten olmalarını bekliyorum. İkiyüzlülerden nefret ediyorum, gerçeği tüm açıklığı ile söylemeyi bilen, gerekli olduğunda eleştirmekten kaçınmayan insanları seviyorum. Neşeli olmalılar. Her şeye gülen ve hiçbir şeyi ciddiye almayan yüzeysel insanları kastetmiyorum. En zor anlarda bile ironi hissini kaybetmeyerek olaylara komik yönünden bakabilen son derece zeki insanlardan bahsediyorum. Yani pozitif enerjisini hiçbir zaman kaybetmeyenlerden! Tembellere pek tahammül ettiğim söylenemez, çalışmaktan yorulmayanları tercih ediyorum. İşleri ne olursa olsun, yeter ki zamanlarını, günlerini boşa harcamıyor olsunlar! Hayatın içine kendilerini korkusuzca ve heyecanla attıklarından cesaretli olanları seviyorum. Cömert olanları da seviyorum çünkü inanın bana, cimrilerin insanın çevresinde olması kadar tatsız bir şey yok. Sonunda sevgi, şefkat, öğüt ekonomisi bile yapmaya başlıyorlar. Ve tabii ki boğazıma çok düşkün olduğumdan, dostlarım iyi yemek pişirmeli yani yalandan aşçı olmamalı!
Ne dediğinizi duyar gibi oluyorum: "Eee bu Donatella ne kadar çok şey istiyor böyle? Acaba o, bir gün bu özelliklerin hepsine birden sahip olacak mı?"
Bilmiyorum, büyük bir ihtimalle hepsine değil ama ancak bu özelliklere sahip insanlar çevremde oldukça onlara benzeme umudum olabilir diye düşünüyorum!
Bütün bu laflar köşemde, yukarıda değindiğim özelliklerinin neredeyse hepsine sahip olduğuna inandığım bir arkadaşımdan bahsetmek istememden: Bilgün Dereli. Onu daha yemek pişirmenin, şaraplardan konuşmanın, gurmeliğin moda olmadığı uzun yıllar öncesinden tanıyorum. O yüksek sosyetede doğdu, büyüdü ve evlendi. Onu tanıdığımdan beri tencereler ve malzemeler arasında saatler geçirir, deli gibi eğlenerek yeni ve lezzetli yemekler hazırlardı.
Tuzluların tarifini ona borçluyum. Arkadaşımın kolaylıkla ve eşsiz biçimde hazırladığı, pastaneden alınan tuzluları kastediyorum. İtalyan arkadaşlarıma hazırladığımda pek havalı oluyor. Hatta cazibelerini artırmak için "Sultanın tuzluları" ismini verdim. Böylece o küçük kalori bombaları ağızlarında dağılırken beğenileri kat kat artıyor.
Geçen gün onun takı (Birkaç yıldır Fındıklı'da bir atölyesi ve mağazası var, orada mükemmel mücevherler yaratıyor), benim yazılarım, aşçılığım ve öğretmenliğimle ilgili işlerimizden vakit bulup sohbet etmek için Bilgün'ün güzel mutfağına kapandık. Karşındakinin seni dinlediğini bilmek gerçekten ne kadar güzel. Ayrıca aklına gelen her şeyi onunla paylaşabilirsin çünkü senin söylediklerini kesinlikle yanlış algılamaz!
Onun elinden çıktığında tamamen farklı bir tada sahi olan tuzluları yerken, bir taraftan da ona sorular sorarak eğleniyor, sizinle paylaşacağım "köşem"in hazırlığını yapıyordum.
"Bilgün, sence iyi bir aşçı nasıl olmalı?" "Hımmm... İyi bir aşçı olmak için yemeği sevmen ve sofrada sevdiklerinle paylaşma fikrine tapman gerekir" diye cevap veriyor. Yüzünü yaramaz bir gülüş aydınlatırken beni taklit ediyor... "Zaten iki senedir tüm yazılarımda, röportajlarımda ve televizyonlarda bunu anlatıyorum. Yeni bir şeyler söyle!" diyerek ona bağırıyorum. "Mmmm... Bırak düşüneyim... Alışveriş yapmayı bilmek... Galiba almak pişirmekten daha zor. Malzemelerin seçimine zaman ayırmak ve bu işi özenle yapmak gerekiyor. Acele, sıkıntı ve orta derece malzemeler iyi yemeklerin en büyük düşmanları herhalde!"
"Eğer en iyi malzemeleri kullanmak için zamanın ve paran yoksa?" "O zaman az ama öz şeyler pişirebilirsin! Gerektiği gibi yapılan bir kap yemek, uyduruk pişirilmiş özenti beş tencere yemekten daha iyidir!" "Başka?" "Bir düşüneyim. Çocukluğundaki kadar saf olmayı bilmelisin ve kestiğin soğan dahil her şeyin tek, eşi olmayan ve mükemmel bir yemek haline dönüşeceğine inanmalısın. Gerçek bir sanat eseri... Senin sanat eserin!"
Ve ardından büyük bir usta edasıyla gülerek ve hamurlu ellerini bana doğru uzatarak şöyle dedi: "Ve en önemlisi, sen yemek pişirirken yanında oturmayı seven sempatik bir dostun olması... Seni güldüren ve seni dünyanın en iyi aşçısı olduğuna inandıran gerçek bir dost!"
Bilgün'ün tuzluları
Malzemeler: 1 paket tereyağı, yettiği kadar un, 1 yumurta+1 yumurta sarısı, 2 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı maya, bir tutam haşhaş tohumu.
Yapılışı: Bütün malzemeleri yumuşak bir hamur haline gelene dek (Bilgün kulakmemesi kıvamı diyor) özenle karıştırın. Birkaç dakika dinlenmeye bırakın. Tuzlularınıza istediğiniz şekli verin. İsterseniz süpermarketlerde satılan bisküvi kalıplarını kullanabilirsiniz. Bu işlemi bitirdikten sonra yumurta sarısını üzerine sürün ve haşhaş tohumlarını serpin. 200 dereceye ayarladığınız fırında 15 dakika pişirin.
donatellapiatti@hotmail.com
|
|
|

|