|
 |
|
|
Şaşırtıcı mücadele gergin dakikalar...
Sportif / Gürsel Kuru
Alsancak Stadı'nın kaygan zeminindeki mücadele, Altay'ın mükemmele yakın oyun anlayışı ve baskısıyla başladı. Siyah Beyazlı takım bambaşka bir futbol mantığını bana göre ilk kez bu kadar apaçık ortaya koydu. Hantal ve klasik anlayıştan çok uzaktı. Topun olduğu bölgede çoğaldı, baskı oluşturdu. Rakibe oynama alanı bırakmadı. Topu sürekli kendinde tuttu. Pozisyon üretti. Üretirken de gerçekten izleyenleri önce heyeçanlandırdı, sonra da keyiflendirdi. Her iki kanadı da çalıştırdı.
Ortadan derinleme paslarla rakip ceza alanına girdi. Az da olsa şutlar da attı. Bu oyun anlayışı, Siyah Beyazlılara 13. dakikada önce penaltıyı getirdi, ardından da golü.
Gol düellosu berabere bitti
Benim de şaşırarak izlediğim bu değişken, pozitif, alkışlanacak oyun mantığı ve mücadele ne yazık ki, ilk yarının 20. dakikasına kadar sürdü. Bu dakikadan sonra, önce Altay'ın mücadele gücü düştü, ardından bloklar arasındaki yardımlaşma kayboldu.
Rakibe sahanın her bölgesinde topla cirit atma imkanı verildi. Özellikle de yan toplardaki zaaf, tehlikeleri peş peşe getirdi ve ardından da beraberlik golü geldi.
Altay'ın bu yarıdaki en büyük yanlışları, bana göre savunma güvenliği için sadece Tuna e Metin'i bırakmasıydı. İki kanattaki Yasin ve Murat Karakoç'un hücumu gereğinden fazla kontrolsüzce yapmaları ve geri dönememeleri, rakip için büyük avantajdı.
İkinci yarının başında gelen Telekom'un golü Altay'ı hem strese itti, hem gerginleştirdi, hem de oyuncuları agresifliğe itti.
Maçın hakemi ile bile sevimsiz tartışmalara girildi. Altay bu sinirlilikle 66. dakikada on kişi kalmasına rağmen kazanma arzusunu bırakmadı.
Kalesinde tehlikeler yaşarken gol pozisyonu üretip beraberlik için varını yoğunu ortaya koydu. Metin'in golüyle de istediğini yakaladı. Ancak hemen ardından Telekom yine öne geçti. Altay yine golü buldu ve gol düellosuna döğüşen mücadele berabere sonuçlandı.
gkuru@milliyet.com.tr
|
|
|

|