|
 |
|
|
Mafyanın 'Mahir Amcası'
Cinayet davasında tetikçi ve sanık ifadelerine rağmen, Peker'in adamları hakkında takipsizlik kararı veren eski Savcı Mahir Acer'in adı "Kelebek Fezlekesi"nde çıktı
ERDAL KILINÇ İstanbul
"Kelebek" operasyonuyla ilgili fezlekede adı "Mahir Amca" olarak geçen savcılardan Mahir Acer'in (emekli Kadıköy Savcısı) başkasının yerine öldürülen Ayhan Yavuz davasına baktığı ortaya çıktı. Cinayet davasında tetikçi ve diğer sanık ifadelerine rağmen Sedat Peker'in sağ kolu olduğu öne sürülen Boğaç Kaan Murathan ve Erdal Aksakal hakkında takipsizlik verilmişti.
Test yaptılar!
Ayhan Yavuz cinayeti sanıklarından Hakan Yıldırım ifadesinde, Peker'in "Cadde Grubu"nun lideri olarak bilinen Murathan ve Aksakal'la nasıl tanıştığını anlattı. Yıldırım, 1992'de Paşakapısı Cezaevi'nde Peker'i gördüğünü ifade ederek şunları söyledi: "Aksakal'la da aynı yerde tanıştım. Tahliyeden sonra da görüştük. Aksakal, Recep Doğureri, Hakan Özdemir ve Deniz Rakıcı aracılığıyla beni görmek istedi. 'Bir yakınımla cinsel ilişki kuran biri var, cezalandırmamız gerekiyor. Bu işi yaparsan bizimle birlikte olursun' dedi. Cihat Suayin isimli birini vuracaktım. Verdikleri silahı kullandım. Olaydan sonra Aksakal ve Murathan'la buluştuk, olanları anlattım. Silahı denize atmamı söyleyip uzaklaştılar."
'Hediyemiz olacak'
Olayda kullanılan silahı verdiği öne sürülen Recep Doğrueri'nin ifadesinde de şu satırlar yer aldı:
"Göztepe'deki bir pastanede toplandık. Aksakal, Murathan, Deniz Rakıcı, Hakan Özdemir de vardı. Aksakal bize Cihat Suayin'i anlatarak, onu sakat bırakmaktan söz etti. Murathan da, 'Sedat Peker'e hediyemiz olacak' dedi. Cihat, bir dönem Peker'in kız arkadaşı Ebru Cerit'le birlikte olmuş. Bundan dolayı alemde 'kırmızı kart' olarak bilinen gruptan dışlama eylemi olacaktı. Aksakal Cihat'ı cezalandırma işini bana ve Oğuz Gezen'e verdi. Murathan, Lama marka tabancayı bana, Walter marka silahı Gezen'e verdi."
Suayin'in amcasının oğlunun kendilerini gördüğünü, eylem gerçekleşmeden döndüğünü ifade eden Doğrueri şöyle devam etti:
"Sonra İbrahim Gümüştekin'in (Yunanlı tekstilcinin vurulması olayında aranan ve kaleci Rüştü'yü döven grupta adı geçiyor) yanında tanıdığım Hakan Yıldırım'la görüşen Aksakal ve Murathan, öldürme işini Hakan'a vermiş. Sonra yanlış kişinin vurulduğunu öğrendim. Murathan ve Aksakal, tehdit ederek kimseye bir şey söylemememiz konusunda uyardı. Murathan, bu iş için bize verilmek üzere Aksakal'a para vermiş."
Yavuz'un vurulmasıyla ilgili operasyon yapan polis, 8 kişiyi gözaltına aldı. Sanıklar önce DGM'ye gönderildi. Dosya ardından görevsizlik kararıyla Kadıköy Adliyesi'ne gitti. Sanıklardan dördü tutuklandı.
Emekli savcı Acer, fezlekede adının geçtiğini bildiğini, ancak Peker ve grubuyla bir bağlantısı olmadığını söyledi.
Telefon kayıtlarından
'Adli tatilden sonra yardım ederim'
Kelebek Operasyonu fezlekesininde Peker'in adamlarının yardım isteğine savcı Acer'in adli tatil sonrası yardım edeceğini söylediği ifadesi yer aldı. Telefon kayıtlarına göre 9 Eylül saat 17.44'te Atilla Peker ile Sedat Peker'in şoförü Cengiz Cansız arasında şu diyalog yaşandı:
Atilla Peker: "Bir kadın arkadaşım kocasından darp edilmiş. Yarın Adli Tıp'a raporu götürülecek. 'Mahir Amca' (Kadıköy Adliyesi'nde görevli savcı Mahir Acer) yardımcı olabilir mi? Diyaloğun nasıl?"Cansız: "Aynen abi..."A.P.: "Emel isminde kadın gelecek. Sen görüş ve randevu al, bir görüşsün."Cansız: "Bu akşam arar, size dönerim."A.P.: "Mevzudan yukarıya (Sedat Peker'i kastediyor) bir şey bahsetme."
Aynı gün 18.41'de de Cansız'ı arayan Atilla Peker, "Amcamla (Savcı Mahir Acer) konuştum. Adli tatil olduğu için memlekete gitti. Ayın 15'in de İstanbul'a gelecek. Dilekçeyi versin, dönüşte dosya numarasını alırım' dedi" notunu iletiyor.
11 gözaltı daha
İSTANBUL Milliyet
Sedat Peker ve grubuna yönelik soruşturma kapsamında, aralarında "Küçük Onur" olarak tanınan şarkıcı Onur Sarıkaya'nın da bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı. Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'ne götürülen zanlılardan Sarıkaya'nın, Peker'in korumasında olduğu yönündeki iddiaya ilişkin gözaltına alındığı belirtildi. Ayrıca, Funda P. adlı İngiliz kadının Peker ile bağlantılı bir internet sitesinin iletişim sorumlusu olduğu, Zekeriya O.'nun da Peker'in siyasi işlerinde aracılık yaptığı iddiasına ilişkin sorgulandığı bildirildi.
'Elleri kolları var' biz çok tedirginiz'
ÜMRAN AVCI İstanbul
Oğulları yanlış infazın kurbanı oldu. Asıl hedef, Ebru Cerit'le ilişkisi olduğu ileri sürülen Cihat Suayin'di. Öldürülense Ayhan Yavuz oldu...
7 Nisan 2003'ün gecesi kırmızı ışıkta duran Ayhan Yavuz'un öldürüldüğü haberini aldıklarından beri gözyaşlarının hiç durmadığını söylüyor anne Safiye Yavuz. "Elimde olsa yapanları ipe çekerim. Ama suçluların cezasını biz değil devlet verecek, kim ne yapmış gerçeği hakimler bilecek" diyor.
Acılı anne, daha sonra şunları anlatıyor: "Olayın olduğu hafta görücüye gidecektik. Kuşun kanadını kırmayan çocuğumu iki saat içinde bitirdiler. Katillerin sonunu da önce Allah'a sonra hâkime havale ediyoruz" diye konuşuyor.
Baba Zülküflü Yavuz ise temkinli yaklaşıyor konuşmaya, "Sedat Peker'in avukatlarının savunduğunu söylüyorlar katilleri. Dedikodu tabii. Gerçeği biz ne bilelim. Siz de onların adamları olmayasınız. Bizim avukatımızı etkilemek için araştırma yapıyor olmayasınız?" Gazeteci olduğumuza ikna olduktan sonra da sesini alçaltıp dertleşiyor:
Cihat'la buluşmuş
"Tedirgin oluyoruz. Bunların elleri kolları var. Bizi de gelip buralarda rahatsız etmesinler. Biz zaten kimseyi suçlamıyoruz. Olayı da bilmiyoruz zaten. O gün oğlumu cep telefonundan arkadaşı Cihat Suayin aradı. Saat 08.30 gibi oğlum Bostancı'ya gitti. Arkadaşlarıyla kafede buluşacaktı. Gece 23.30 - 24.00 gibi yolunu kesip öldürdüler. Nasıl kıydılarsa, kıydılar işte. Bize de evlat acısıyla yaşamak kaldı..."
|
|
|

|