|
 |
|
|
Alkışlar
Trabzon seyircisine alkış; Fenerbahçe'yi çok ağırladılar, futboluna saygı duydular. Kendi oyuncularına da saygı gösterdiler. Christoph Daum'a alkış; Hem fizik, hem de taktiksel açıdan takımını çok iyi hazırlamış. Sakin, ayağa pas yapan bir oyun yapısı vardı. Nobre'nin atılmasından sonra taktiksel anlamda üçlü savunmaya dönmek de ayrı bir başarıydı. Daha sonra takım iyi oynamasına rağmen direnci daha da artırmaya yönelik değişikliklerde kusursuzdu. Bir diğer alkış; giren - çıkan bütün oyunculara. Saygı duyulacak derecede mücadele ettiler. Özellikle arkadaşları atıldıktan sonra bir kat daha fazla koştular. Kesinlikle rastgele topa vurmadılar. Takım halinde savunma yaparken, kazandıkları topları da akıllı kullanarak ikinci golü de düşündüler. En uçta tek forvet oynayan Alex (Bay banka), bir tane hata yapmadı. Hem vücudunu koyarak topu sakladı, hem de müthiş tekniği ile takımını pozisyonlara soktu.
Savunma mükemmeldi
İkinci yarıda Luciano, Servet, Önder üçlüsü arkalarında Rüştü mükemmel oynadılar. İlk yarıda sol bek, ikinci yarı orta sahanın sağ kenarında görev yapan Ümit Özat da mükemmeldi. Serhat sezon başından beri en istekli oyununu oynadı. Tuncay her zamanki iyi niyetli performansına kaliteyi de ekleyerek zirve yaptı. Hakikaten de tertemiz bir maç oldu. Selçuk Dereli iyi başladı. Bana göre Nobre'nin ilk kartı yanlıştı, devamındaki ikinci sarı doğruydu.
Fenerbahçe takımı öyle bir organize oyun oynadı ki, sadece staddaki binlerce seyirciye değil, rakip takım oyuncularına da skoru kabullendirdi.
Kısacası alkışlarla dolu bir gece geçirdik. Ligde önümüzdeki dokuz maçın yedisini içeride oynayacak Fenerbahçe, en yakın rakibine beş puan fark attı ve şampiyonluk yolunda çok ama çok büyük avantaj sağladı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|