Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
On kişiyle olsa da


Trabzon ve Fenerbahçe'de değil haftalardır, aylardır beklenen bir yarışmaydı dün geceki oyun aslında... Artık İstanbul fenomeni üç büyüklerin dışına taşmış "derbi kavramı" önce Fenerbahçe - Trabzonspor özel çekişmesinden kaynaklanarak Kadıköy ve Trabzon'a sıçramış ve bu iki dev takımımızın rakabeti ilk akla gelen "Anadolu derbisi" olarak şekillenmiştir futbolumuzda...
İki takımdan Fenerbahçe, dün geceki galibiyetle ligdeki 22. sayıyı yakalamıştır. Buna karşın Trabzon'a 20 kez yenildiğini de hatırlarsak, ortaya iki takımın ne denli bir çekişme yaşadığının, asla bir "kin ve düşmanlık" değil, sadece ikisinin de "büyük" olmalarından kaynaklanan sevimli bir rekabet fırtınası olduğunu kolayca yakalayabiliriz. Fener'in oyuna çok kontrollü, Trabzon'un hücum hazırlığı ile atağa çıkış yollarını çok çabuk ve dikkatle kapanan bir futbol mantığıyla kilitlemesi, bu maçı ne kadar ciddiye aldıklarının açık görüntülerini işaretliyordu aslında bizlere... Fatih Tekke, Gökdeniz, Mehmet Yılmaz, Yattara gibi delici ve iş bitirici oyuncuların daha orta alanda Fenerbahçe'nin tatlı sert ve dikkat dolu pres dalgalarına çarpıp, kalması Trabzon'un çözmesi çok zor bir sorunuydu. Özellikle Servet, Luciano, Ümit Özat, Önder ve ikinci yarıda oyuna giren Deniz'in göbeğe ve kanatlara yayılan defans akılcılığı da Trabzon'un bütün planlarını eritip, bitiriyordu... Alex ile bulduğu penaltı golü sanki ilaç gibi gelmişti kazanmak için didinen Fenerbahçe'ye... İyi de, sonrasında Nobre neden Selçuk Dereli'ye gereksiz itirazlar ve alkışlarla protesto etme zevzek'liğine giriyor da, takımını daha ilk yarıda on kişi bırakma kabahatini böylesine hoyratça işliyordu. Yani böyle hayati bir deplasmanda, böyle bir kumara soyunma lüksü var mıydı Nobre'nin hiç anlayamadım...

Rüştü ve Alex
Alex ve Rüştü dünkü oyunun klaslarını konuşturan ve galibiyette çok önemli hisselere layık ikilisiydiler... Alex çok ince paslarla oyunu gerekirse kanatlara, doğrusu oysa öne ve geriye oynuyor, ama asla pas kaybına girmeden taşıyordu 90 dakikadaki Fenerbahçe ağırlığını... Rüştü ise on kişilik bir takımla kalesini korumanın zorluklarına rağmen eski Rüştü'yü hatırlatan kurtarış ustalıklarıyla Fenerbahçe sevdalılarını maziye alıp, götürüyordu sanki...
Özetlersek, Fenerbahçe on kişiyle götürme zorluğunda kalsa da, oyunu çok ciddiye alan futbolcularıyla bu derbiyi kazanmasını biliyor, Trabzonspor ise çaresiz kaldığı bir "zor gece" yi yaşamanın yıkıntısıyla terkediyordu kendi çimenini.

esenay@milliyet.com.tr


SPOR
Tutun, kaçıyor!
'Carew'i isterdim'
Küçük bir hediye
Evin de neşesi kaçtı: 1-1
Tecrübe kazandı
Sakarya topa tuttu: 4-2
Konya'nın Zafer'i!: 1-3
Martı gümrüğü atlattı: 2-1
İzmir'de yumruklar konuştu
Sigorta sağlam: 3-0
Haber turu...
Alkışlar
Doğan'ın inadı !
I couldn't (yapamam)
Çaresizlik
On kişiyle olsa da
At yarışları
Potanın efendisi: 83-79
Detroit'te arbede





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Alkışlar
Trabzon seyircisine alkış; Fenerbahçe'yi çok ...
Fuat ERCAN
Doğan'ın inadı !
Elbette Daum'un oyunu okuyuşu ve taktik zekas...
Bilgin GÖKBERK
I couldn't (yapamam)
Devre arası en doğrusunu Ayhan Bermek söylüyo...
Halil ÖZER
Çaresizlik
Bir takım düşünün ki, 90 dakika içinde ilk şu...
Erdoğan ŞENAY
On kişiyle olsa da
Trabzon ve Fenerbahçe'de değil haftalardır, a...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet