
|
|
|
 |
|
|
'Telekom'u Turkcell'e vermezler'
Avea Genel Müdürü Cahit Paksoy, ana hissedarları Telecom Italıa'nın Türk Telekom'a müşteri olmasında bir sorun olmadığını belirtiyor. Paksoy, Telekom'un Turkcell'e verilmeyeceği görüşünde. "Rekabet anlamında bu olamaz diye düşünüyorum, her anlamda dominant pozisyona geçirmezler, Turkcell'i. Çünkü mobilde dominant, sabit hatta dominant... O zaman başkalarının yaşamasına fırsat kalmayacak" diyor
FOTOĞRAF: MUSTAFA SEVEN
Türk Telekom'un özelleştirmesinden ortaklık yapısı olarak etkilenecek şirketlerden biri de, Telekom'un yüzde 40 hisse ile ortak olduğu cep operatörü Avea. Bu arada özelleştirmenin taliplileri arasında adı geçen firmalar arasında Avea ile yakından ilişki içinde olan firmalar da var. Bunlardan biri, Avea'nın yabancı ortağı Telecom Italia. Bir diğeri ise pazardaki rakibi Turkcell. Avea Genel Müdürü Cahit Paksoy, Telecom Italia'nın özelleştirme ile ilgili pozitif görüşü olduğunu bildiğini ve İtalyan ortağın alması halinde kendileri için pozitif olacağını söylüyor. Paksoy'un Turkcell'le ilgili görüşü ise, Telekom'un Turkcell'e verilmeyeceği yönünde.
Paksoy, bunun sebebini şöyle açıklıyor: "Rekabet anlamında bu olamaz diye düşünüyorum, her anlamda dominant pozisyona geçirmezler, Turkcell'i. Çünkü mobil de dominant, sabit hatta dominant... O zaman başkalarının yaşamasına fırsat kalmayacak. Turkcell'in Telekom'u almasına bana göre müsaade edilmeyecektir. Çünkü rekabet şartları var. Bir ülkede rekabeti bozarak ilerleyemezsiniz. Bırakın yabancı sermayeyi yerli sermayeye bile güven vermek istiyorsanız rekabet şartlarını oluşturmak zorundasınız."
Bu arada İtalyan ortağın Telekom'u alması durumunda Avea'daki payı yüzde 80'lere çıkıyor. Paksoy, bu konuda bir çıkmaz olacağını sanmadığını belirtiyor.
'Yaptığı hareketin hesabını verir'
Paksoy, Avea'nın yüzde 100 özel sektör şirketi olduğunu ve Türk Telekom'un yüzde 40 payının olmasının bunu devlet kontrollü bir şirket haline sokmadığını savunuyor. TMSF kontrolündeki Telsim'in operasyonel anlamda özel şirket gibi yönetildiğini, ancak bir sahibi olsa kendileri için bugünkünden daha iyi olacağını, boşluğun ortadan kalkacağını ve pazarda yaptığı hareketin hesabını verir duruma geleceğini belirten Paksoy, Avrupa'nın hiçbir yerinde tek bir operatörün piyasanın yüzde 60'ına 70'ine sahip olmadığını vurguluyor.
'İtalyan ortağın keyfi yerinde'
Paksoy'a İtalyan ortak TİM'in Türkiye'deki yatırım ve operasyondan memnun olup olmadığını sorduğumuzda, şu yanıtı veriyor: "Aycell ve Aria'nın geçtiğimiz haziran ayında birleşmesinin ardından oluşan mevcut yeni şirketle (Avea) birlikte herkesin keyfi yerinde. Birleşmeden sonra bu şirket hızla ilerliyor. Yeni büyüyen geleceği olan, gelecekle ilgili ışığı görülen bir şirket var. Ama ülke anlamında onlar da söylüyorlar, dünya kadar eksik var. Mesela numara taşınabilirliği veya yüksek vergi olayı. Vergi pazarın önünü tıkayan unsurlardan birisi."
'Uğraşmayalım, gelin birleşelim'
Paksoy, Avea'nın ortaya çıkışında Türkiye'de rekabet şartlarının çalıştırılamamasının rolü olduğunu savunuyor. Paksoy, "Türkiye'de uzun zamandan bu yana faaliyet gösteren GSM operatörleri vardı. Ardından iki şirket geldi. GSM 1800 şebeke sistemine sahip. Bunlar rekabet şartlarına uygun olmadığı için bir türlü ilerleyememişler. Başka hatalar da olabilir bunun yanında. Ama bana göre ana sebep Türkiye'deki rekabet şartları oluşmadığı için bunlar ilerleyememiş. Sayının dörtten üçe düşmesinin ana sebebi de bu. Rekabet şartları çalıştırılamadığı için bu ülkede son iki operatör demiş ki, boşu boşuna uğraşmayalım, birleşelim."
5.5 milyon abonesi var
Avea'nın pazara girişinin ardından beş aylık süre geçti. Paksoy'a göre, bu zamanda şirketin abone sayısı 3.7 milyondan, 5 milyonun üzerine çıkmış durumda. Paksoy, aynı dönemde yaşanan abone artışının, birleşme tarihindeki toplam abone ile karşılaştırıldığında yüzde 50'den fazla olduğunu söylüyor. Paksoy, devam eden hareketler olduğundan tam sayıyı vermese de yüzde 50'lik artış rakamına göre, Avea abone sayısını 5.5 milyon olarak söylemek mümkün.
'Halka açılacağız'
Paksoy, Avea'nın pazara girmesinin ardından insanların alabileceği, uygun tarife modelleri çıkartıp müşterinin önüne koyduklarını, diğerlerinin ise bir iki gün baktıktan sonra takip etmeye başladıklarını belirtiyor. Paksoy'a göre tüm bunların üzerine 2005'te farklı bir pazar bekleniyor. Paksoy, "Şunu söylemeliyim ki, artık dört gözle bekleniyor. Avea ne yapacak, diye., Çünkü Avea'nın ne yaptığı önemli artık. Mobil pazarda gündemi biz belirliyoruz. Herkes öngörülerini değiştirmiş durumda. Biz alternatif operatörüz. Biz diğerlerinden biri değiliz, alternatif olanız. Ticari şirketin gerekliliği, ne zaman hazır olursak o zaman halka açılacağız. Projeksiyonumuzda var. Halka açılmanın teknik altyapısı, uygunluğu, yatırımlarımızla bir noktaya gelelim o zaman olacak."
Şimdi hem Telsim'in satışı, Turkcell hisselerinin rehinli durumdan kurtulması, Türk Telekom'un satışı ile ile birlikte Avea'nın yeni bir yapılanma kazanması gibi temel sorunlar gündemde. Bu sorunları daha da karmaşık hale getiren faktörler de var. Örneğin Turkcell, Türk Telekom'a talip. Ancak bu şirketi alırsa hem cep pazarında hem de sabit telefon pazarında hakim duruma gelecek. Avea'nın da yüzde 40 hissedarı olarak ikinci bir cep şebekesine sahip olacak. Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar, 'Türk Telekom'u alırsak Avea'daki payını satarız' diyor. Akpınar, böylece Turkcell'in Telekom sahipliğinin rekabet hukuku açısından sorun olmayacağını belirtiyor. Ancak Avea Genel Müdürü Cahit Paksoy, bu durumda bile 'hem cep pazarında hem sabit telefon pazarında hakim' duruma geleceğini, bu nedenle Türk Telekom'un Turkcell'e satılmaması gerektiğini düşünüyor. Nereden bakılırsa bakılsın Türkiye telekom pazarı 2005'te oldukça hareketli günler geçirecek. Rekabet açısından 'sorunlu' görünen yapının yerine oturmasının daha yıllar alacağı kesin. Şirketlerin yönetim ve ortaklık yapıları değişecek. Cep pazarının üç oyuncusunun pazara bakışları ve 2005 beklentilerini, şirketlerin en tepesinde yer alan isimlerle konuştuk.
başlayınca abone kaybetti
Telsim Genel Müdürü Mehmet Taşaltın, Uzan operasyonunun şirkete 700 bin abone kaybettirdiğini, şirketi devraldıktan sonra ise son sekiz ayda 1 milyon 200 bin abone kazandıklarını belirtti
TMSF'nin Uzan Grubu'nun 210 şirketine 15 Şubat 2004 tarihinde el koymasının ardından, grup bünyesinde yer alan Telsim'in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirilen Mehmet Taşaltın, şirketin 'Uzan operasyonu' sürecini kapsayan yedi aylık dönemde, 700 bin abone kaybettiğini söyledi. Şirketi devralmalarının ardından imaj ve güveni artırmak için ellerinden gelen çabayı sarfettiklerini söyleyen Taşaltın, yapılan yeni yatırımların ardından abone kaybının durduğunu ve Telsim'in son 8 ayda 1 milyon 200 bini aşan yeni abone kazandığını belirtti.
'Motorola ile çalışıyoruz'
Mehmet Taşaltın'a göre sağlanan güven ve ardından gelen abone artışı, Telsim'in satış sürecine ve değerine de katkıda bulundu. Şirketin satış değerinde 'minimum 500 milyon dolar' artı sağlandığını düşünüyor. Taşaltın, bu dönemde yaşananları şöyle anlatıyor: "Telsim'de şunu gördük ki, şirket 2001'den itibaren yabancı üretici firmaların desteklerinin çekilmesinin ardından teknolojide ileri gidememiş. Biz göreve geldiğimizde şirketin imajıyla birlikte bu durumun da önüne geçtik. Aradaki farkı kapatmaya çalıştık. Hatta Motorola ile anlaşma imzalayarak, geçmişte kurulan sistem ve yazılımların güncellenmesini sağladık. Ayrıca, faturalama sistemlerinden altyapı sistemlerine kadar yatırımları hızlandırdık. Montajlar devam ediyor. Tüm bunların ardından 1 milyon 200 bin yeni aboneyi sistemimize dahil ettik."
'Borç konusunda anlaştık'
Motorola ve Nokia ile Telsim arasındaki borç sorununun çözüm aşamasına geldiğini, şirketlerle 'yazılı olarak olmasa da şirketin satılmasının ardından borçların ödenmesi için sözlü olarak anlaşma yapıldığını' belirten Taşaltın'ın anlattığına göre, Telsim satıldıktan sonra borçları satış gelirinden düşülecek.
Satıştan elde edilen hasılattan borçlar ödenecek. Satın alanları ise, borçlar bağlamayacak.
Telsim'deki amaçlarının şirketin iyi bir değerle satılmasını sağlamak olduğunu söyleyen Taşaltın, "Biz şirketi bu amaçla yönetiyoruz. Ne kadara satılır derseniz, Telsim'in satış fiyatıyla ilgili rakam telaffuz etmek uygun olmaz. Ama milyar dolarlar seviyesinde satılacaktır. Kaç milyar dolar olur, göreceğiz. Biz satış değerini önemli ölçüde artırmaya çalışıyoruz" dedi. Taşaltın şirketin satılması sürecinde TMSF'nin yetkili olduğunu ancak kendilerine de detaylar ve teknik veriler ile ilgili yerli yabancı şirketlerin başvurusu olduğunu hatırlatıyor ve "Telsim'in satışının uzamaması lazım. Kısa sürede tamamlanması gerekli" diyor.
400 milyon dolar borç ödendi
Telsim'in şu an itibariyle 6.5 milyon abonesi var. Pazarda Turkcell'in ardından ikinci sırada. Taşaltın'a göre, Turkcell ile aynı zamanda yola çıkan Telsim, bugüne kadar düzgün yönetilmiş olsa en azından 10 milyon abone sayısına ulaşabilirdi. Ancak buna rağmen son dönemde yapılan yatırımların ardından oldukça kârlı bir şirket haline geldiğini hatta son sekiz ayda sadece kamuya 400 milyon dolar civarında borç ödemesi yapıldığını belirtiyor. Taşaltın, Telsim'in bugün ulaştığı noktada gelirlerinin aylık 100 milyon dolar seviyesine yaklaştığını iletti.
'Pazar doygunluğa ulaşmadı'
Taşaltın'ın pazar hakkındaki beklentileri ve 2005'e bakışı ise şöyle: "Türkiye'de 30 milyona yakın cep telefonu kullanıcısı bulunuyor. Yani GSM penetrasyonu yüzde 40 seviyelerinde. Avrupa'da ise bu oran ortalama yüzde 80'lerde. Böylece Türkiye'de sektörün henüz doygunluğa ulaşmadığı görülüyor. Ve bu durum Türkiye GSM sektörünün olması gereken noktadan çok daha gerisinde olduğunu gösteriyor. Bugünlerde tarife, kampanya ve teknoloji geliştirme anlamında pazarda kıyasıya rekabet yaşanıyor. 2005 yılında ise bu hareketliliğin artarak devam etmesini bekliyoruz."
|
|
|

|
|