Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Baykal'ı savunmak!

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

GEÇEN hafta bayram nedeniyle Milliyet Ege de tatil yaptı, bu nedenle birlikte olamadık. Bu hafta, CHP ve Baykal yazmayayım artık demiştim. Ama olmadı...
Çünkü iki hafta önce CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yazdığım "açık mektup" büyük yankı uyandırdı.
Gerçi mektuba Baykal'dan her hangi bir yanıt gelmedi. Geleceğini de sanmıyorum. Ama (CHP Manisa İl Sekreteri Ahmet Çiftçi hariç) çok sayıda okuyucu, telefon ederek, elektronik posta veya faks göndererek, "Hislerimize tercüman oldunuz. Elinize sağlık. Az bile yazmışsınız. Baykal'la ilgili yazı yazmaya devam edin" dedi. Bu nedenle bu haftaki yazımızın konusu da sizlerden gelen yoğun istek üzerine ne yazik ki yine Baykal oldu.
Telefon eden, faks çeken, e- mail gönderen çok sayıda okuyucu, CHP'nin daha fazla kan kaybetmesine, göz göre göre yokolup gitmesine gönüllerinin el vermediğini söyledi. Yine çok sayıda okuyucu Baykal, olduğu sürece CHP'ye oy vermeyeceğini ve partinin bu nedenle ilk seçimde tekrar baraja takılacağını iddia etti. Evet, gerçekten de CHP için gidişat hiç de iyi görünmüyor.
Partinin içi fokur fokur kaynıyor.
Kimse kimseye güvenmiyor.
Vatandaş böyle diyor.
Ancak, Baykal ve yakın çevresindeki kimi "yağdanlıklar" ise halkın bu tepkisini, feryadını görmezlikten, duymazlıktan geliyor.
Adeta "at gözlüğü takmış" gibi sadece burunlarının dibini görüyor. Halk ne diyor, ne istiyor? Kesinlikle dikkate almıyorlar. Bunun somut örnekleri ise CHP'nin TBMM grup toplantılarında yaşanıyor. Nitekim Baykal'ın da hazır bulunduğu bu toplantıların birinde, İzmirli bir milletvekili kürsüden bakın ne diyor:
"Değerli arkadaşlarım, geçen gün bir taksiye bindim. Taksici bana `Baykal'ı ne zaman değiştireceksiniz?' diye sordu. Ben de kendisine Baykal'ın meziyetlerini anlattım. Ne kadar dürüst ve iyi bir politikacı olduğunu söyledim. Bunun üzerine taksici ikna oldu ve CHP'ye oy vereceğini söyledi. Herkes benim gibi Baykal'ı anlatsa yeter."
Baykal'ın müritlerinden bir başka milletvekili de kürsüde benzer bir konuşma yaparak şöyle diyor: "Muğla'da gittiğim bir terzi Baykal'dan yakındı. Ama ben Baykal'ı anlatınca terzi ikna oldu."
Bir başka vekil de gittiği berberde Baykal'ı nasıl savunduğunu anlatıyor ve "Arkadaşlar, hepimiz sayın genel başkanımızı anlatırsak, hiç bir sorun kalmaz. Ama biz bunu yapmıyoruz. Genel başkanımızı savunmuyoruz" diyerek sözde genel başkanına hoş gözüküp "Bakın biz sizi nasıl savunuyoruz!?" diyorlar.
Bu konuşmaları genellikle Baykal'a yaranmak için yapan milletvekilleri aynı zamanda halkın "Baykal'ı hiç sevmediğini ve istemediğini" de açıkça gözler önüne sermiş, itiraf etmiş oluyorlar.
Oysa bu vekiller Baykal'ı "aklamak" isterken "karaladıklarının" sanırım farkında değiller.
Nedense CHP'liler, son yıllarda parti politikalarını ve ideolojisini anlatmak yerine, sürekli savunma pozisyonunda kalıyor. Baykal'a yönelik "eleştiri oklarını" göğüslemeye çalışıyor. Ne yazık ki; bu oklar, 81 yıllık koskocaman partinin köklerine saplanıyor, kalbini yaralıyor. Ulu çınar sürekli kan kaybediyor.
Bu gidişle CHP, ilk seçimde tıpkı 1999'daki gibi baraja takılırsa (Baraj yüzde 10 olursa tabi) sürpriz olmaz. Zaten atalarımız boşuna dememiş: "Kendi düşen ağlamaz" diye.

DUYDUK

İzgi ve Kocaoğlu!
ESKİ Konak Belediye Başkanı Erdal İzgi'nin yaşamına "Kocaoğlu" ismi adeta damga vurdu.
Belediye Başkanlığı döneminde meclis üyesi Mustafa Kocaoğlu, İzgi'nin adeta belalısı idi. İzgi, başkanlığı döneminde sık sık Kocaoğlu'nun muhalefeti ile karşı karşıya kaldı. İzgi, kader arkadaşı Piriştina'nın ani ölümü ile başkanlık koltuğuna Aziz Kocaoğlu'nun oturmasından sonra İZFAŞ ve diğer şirketlerdeki görevlerinden ayrıldı.
Son olarak ticarete atılan İzgi'nin kurduğu şirketin bulunduğu apartmanın isminin "Kocaoğlu" olması, yakın çevresinde "Senin kaderin Kocaoğlu ismine endeksli" şeklinde yorumlara neden oldu.

cbilgen@milliyet.com.tr



EGE
Baykal'ı savunmak!
Herşeyi yitirmiş takım görüntüsü
Müzikle yaşıyorlar
Yol haritası nerede?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
İsmail Özelçinler
Sirel Ekşi
Reşat Yörük

© 2004 Milliyet