|
 |
|
|
Yol haritası nerede?
İzmir'deki Dördüncü İktisat Kongresi için 4 trilyon lira harcandı. Aradan bunca zaman geçti. Konuşmalardan, tebliğlerden ekonomiye yön verecek sonuçlar çıkmalıydı. Hala bekliyoruz
Ekonomi Kulisi / Reşat Yörük
Yıllar süren belirsizlik ve bekleyişten sonra 4. İktisat Kongresi, nihayet geçtiğimiz Mayıs ayında İzmir'de yapılmıştı. Orası tamam! Hemfikir olduğumuz diğer bir gerçek de, organizasyonun başarısızlığı. Düzenleyici kurum olan DPT, kongre hazırlığı sırasında İzmirli oda ve kurumlarla işbirliğine yanaşmamak hatta kongreye davet bile etmemekle yoğun olarak eleştirilmişti. Harcanan 4 trilyon lira da çok konuşuldu. Sonuçta bu önemli organizasyondaki pek çok oturum boş koltuklar önünde yapıldı. Bırakın oturumu, daha açılış töreninin öğleden sonraki bölümünde bile kimseler kalmamıştı. Anlayacağınız heyecansız, ruhsuz, öylesine bir toplantıdan farksızdı; bizim yıllardır dört gözle beklediğimiz 4. İktisat Kongresi. Hani "Dalyan'daki kaplumbağaların prostat sorunu" konulu bir sempozyum yapsanız, ancak bu kadar renksiz ve sönük olabilirdi.
Neyse! Biz işin orasını geçtik.
Epeydir bekliyoruz, acaba Kongre'nin sonuçları ne zaman açıklanacak diye. Hemen atlayıp "E açıklandı ya kardeşim!" demeyin sakın! Toplantı sonrasında okunan birkaç sayfalık sonuç bildirgesi değil anlatmak istediğimiz.
Türk ekonomisinin yol haritasının çizileceği (iddia edilen) bir büyük kongrenin sonrasında, yapılan konuşmalar ve sunulan tebliğler değerlendirilip önemli sonuçlar çıkarılır. Çıkarılmalı! AB'ye giriş sürecinin eşiğinde olan ve dünya ile rekabette ciddi adımlar atmayı arzulayan Türkiye, ekonomide hangi konulara ve sektörlere öncelik verecek? Öncelikli sorunlarımız neler ve bunların çözümünde hangi politikalara öne çıkacak? Gelir dağılımı eşitsizliği, işsizlik, kayıt dışı ekonomi ne olacak? Ve en önemlisi, Cumhuriyet'in 100. yılında nasıl bir Türkiye?
4 trilyon lira harcanan 4. İktisat Kongresi'nin, kafalardaki tüm bu soru işaretlerini ortadan kaldırması, sorunlara çözüm önerileri getirmesi, katkılar sağlaması ve yeni vizyonlar ortaya koyması gerekmez miydi?
Yoksa bu büyük organizasyon, sadece "yasak savmak" türünden birşey miydi? Öyleyse yazık bu kadar paraya, emeğe, zamana.
Yazık, çok yazık!
Tariş Zeytin mor inek oldu
Doğan Burda Rizoli Dergi Grubu'nun ilk kez geçen yıl düzenlediği Mor İnek Farklılaşma Konferansı'nın ikincisi, 7 Aralık tarihinde İstanbul'da, Lütfi Kırdar'da yapılacak. Farklı, çarpıcı ve sıradışı ürünlerin pazarlama başarılarının ele alınacağı konferansın bu yılki konuşmacıları, yani Türkiye'nin "mor inekleri" arasında Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin de var. (Bilen bilir de, bilmeyenler için bir kez daha açıklayalım. Sonra başımız belaya girmesin: Mor inek olmak kötü bir şey değil! Aksine markasını farklılaştıranlar için kullanılan bir terim. Tüm ürün ve hizmetlerin birbirine benzediği bir dünyada, fiyat ve kar baskısını aşabilenlere, bu hedef doğrultusunda sıradışı olabilenlere deniyor, mor inek diye. Aklınıza başka bir şey gelmesin!)
Kimler var, kimler
Konferansın bu yılki ana teması "yenilik" ve "karlı büyüme". İlk konuşmacısı ise pazarlama konusunda "tartışmasız bir otorite" olarak kabul edilen Al Ries. Diğer konuşmacılar arasında Boyner Grup Başkan Yardımcısı Cem Boyner, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Barsan Global Lojistik İcra Kurulu Başkanı Kazım Çınar, TBWA/İstanbul CEO'su Cem Topçuoğlu, Bank Europa Genel Müdürü Pedro Costa Ferreria ve tabii ki Cahit Çetin bulunuyor. Çetin'in anlatacağı "Tariş'in mor inek olabilme öyküsü" sanırız epey ilgi çekecek.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|