Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Kasım 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Demirel: "ABD umursamıyor"


9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Washington'un Irak politikasını değerlendirirken, "ABD' nin dünya kamuoyunu da umursadığını sanmıyorum" diyerek, bunun çok önemli bir hal olduğuna dikkat çekti.
Demirel, Felluce'deki görüntüler karşısında, komşu ülkelerin de AB'nin de yeterince tepki vermediği kanısında. Başbakan Erdoğan'ın da ancak üzüntülerini iletmekle yetindiğini, oysa, bütün ülkeler için yapılması gerekenin, "ABD'nin karşısına çıkıp bu yaptığın yanlıştır" diyerek, ısrarlı ve yüksek sesle tepki vermeleri gerektiğini söyledi.
"Ancak" diye ekledi, "Bölge ülkeleri korkuyorlar. Diğer ülkeler de ABD'nin süper gücü karşısında fazla ses çıkarmıyorlar. ABD, BM'yi dikkate almıyor, daha da önemlisi artık dünya kamuoyunu da umursamıyor. Daha önemli olan da budur."

"ABD çekilmez"
Demirel, gündemdeki konulara ilişkin söyleşimizde, ABD'nin, Irak'tan kısa sürede çekileceğini beklemenin gerçekçi olmadığını belirterek, şu analizi yaptı:
"ABD bu halde Irak'tan çekilmez. ABD 11 Eylül'le bir şok yaşamıştır. Kendi ülkesinde hiç savaş olmamıştır. İki okyanusun arasında kendini hep güvende saymıştır. Ama 11 Eylül bunun böyle olmadığını göstermiş oldu. Bu olaydan sonra ABD, en tehlikeli düşmanının terör olduğu sonucuna varmış ve dünyada terörün kökünü kazımayı hedeflemiştir. Yaklaşımı şudur: Ben dünyanın tek süper gücüyüm. Ekonomik gücüme de askeri gücüme de kimse yaklaşamaz. Bu gücün bir siyasi sonucu olmalıdır. Afganistan ve Irak olayı bu düşünceyle yapılmıştır. Ancak, ABD'nin itibarı zedelenmiştir. Bunu tamir etmeye çalışıyor. Bu nedenle Irak'tan bu haliyle çekip gitmez."
Demirel, Afganistan operasyonunun ABD açısından itibar kaybını giderecek sonuçlar vermediğini anımsatarak, şöyle dedi:
"11 Eylül'den sonra ABD şunu dedi: Bunu yapan Usame Bin Ladin'dir. Sonra Afganistan operasyonunu başlattı. Talabani'yi devirip dağıttı ama Usame Bin Ladin'i yakalamış değil. Ayrıca Taliban'ın başındaki Şeyh Ömer'i yakalayabilmiş değil. Bu, ABD yönetimini ve kamuoyunu tatmin etmedi. Arkasından Irak'la bunu yapmaya çalıştı. Saddam yönetimini devirdi ama yerine bir düzen kuramadı, güvenliği, istikrarı sağlayamadı. Şimdi bu haliyle çekip giderse bundan sonra dünyanın hiçbir sorununda ABD itibarlı olmaz. Hiçbir girişimi destek bulmaz. ABD'nin bugünkü sorunu budur, bu nedenle de Irak'tan kısa sürede çıkmasını beklemek gerçekçi değildir."

Filistin sorunu
Demirel, ABD'nin, gündemdeki sorunları şöyle sıraladığını söyledi:
"1- Irak 2- İsrail - Filistin 3- Nükleer silahların teröristlerin eline geçmesi riski (dolayısıyla Kuzey Kore ve İran'a dönük bakışı). Bu sıralama içinde Irak'ta sorun sürüyor, Filistin - İsrail sorunu da çözülmüş değil. Bunun engeli olarak Arafat'ı görüyorlardı. Şimdi o yok. Nasıl barış sağlanacak? Yeni seçilecek Filistin liderinin bakışı ne olacak? Oysa bu konuda bir yol haritası vardı. İsrail'in 1967 sınırlarına çekilmesi, böylece Filistin devletine toprak verilmesi ve mültecilerin yerleştirilmesi. Sorun, mültecilerin yerleştirilmesindedir. Filistin 1948 mültecilerinin İsrail içindeki topraklarına yerleştirilmesini istiyor. İsrail'in karşı çıktığı budur. Çünkü zamanla Filistin nüfusunun İsrail nüfusunu aşmasından çekinmektedir. Eğer Filistin 1948 mültecilerinin Filistin'e bırakılacak topraklara yerleşmesini kabul eder, İsrail'in içindeki eski yerlerinde ısrar etmezse, bir uzlaşma umudu doğabilir. Tabii, yol haritasının diğer koşullarından biri de Filistin'deki grupların silahsızlandırılmasıdır. Yeni Filistin lideri bunu yapabilir mi? Yapmak istese bile sağlayabilir mi, bir diğer önemli sorun da budur."
Demirel, Irak, Filistin - İsrail sorunu çözülmeden bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanmasının, ABD'nin dillendirdiği Büyük Ortadoğu Projesi'nin uygulama yeteneğine kavuşmasının mümkün olmadığını da vurguluyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir profesörün hazin hikâyesi
18 KASIM 1933... Osmanlı'dan gelen Darülfünun...
Çetin ALTAN
Şüphe
SİGARA akciğer kanseri yapar diyorlar; yapmaz...
Fikret BİLA
Demirel: "ABD umursamıyor"
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Washington...
Yasemin CONGAR
Rice ile ne değişecek?
Son dört yılda, Ankara dahil, Washington'a me...
Faik ÖZTRAK
Kurum ve kuralların güçlenmesi refahı artırır
Bu yılın Nobel İktisat Ödülü'nü Finn Kydland ...
Hasan PULUR
İşte Şark
ARTIK biraz utanmaya başladılar da "direnişçi...
Ece TEMELKURAN
Liderler sağ mıdır?
Eski SSCB'nin etrafında neşeyle bir çember ku...
Yaman TÖRÜNER
Dolar dolar boşalır
Doların yeniden değer kaybetmeye başlaması he...
Güngör URAS
Ankara'da 'güç sembolü' Mercedes
Belçika'da Dışişleri Bakanlığı'na atanan Kare...

© 2004 Milliyet