|
İşte Şark
ARTIK biraz utanmaya başladılar da "direnişçi" demeye başladılar, yoksa onların adı "terörist" idi...
Adamın uydurma bahanelerle memleketini işgal edeceksin, güya kitle imha silahları bulacaksın, onları bulduktan sonra Irak'a demokrasi ve huzur getireceksin...
Huzurun nasıl geldiği, Felluce katliamından belli oldu, hele camide yaralı insanı vurup öldürerek...
Kim bilir kaçıncıdır bu!
Orada televizyon kamerası olmasaydı, bu da kaynar giderdi.
***
DİYECEKSİNİZ kaynamayıp da ne oldu?
Dünya ayaklandı!
Bırakın dünyanın ayaklanmasını, İslam âleminin bile kılı kıpırdamadı. Orada burada birkaç gösteri hepsi bu...
Peki neden?
Önce "orası" neresi, onu bilelim...
Orası "Şark"tır, yani Doğu...
Burada hayat böyledir, burada insanlar böyledir...
***
MEHMET Akif'e sorarlar:
"Ne gördün, Şark'ı çok gezdin?" derler, o da anlatır:
"Harap iller, serilmiş hânımanlar, başsız ümmetler, / Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar / Buruşmuş çehreler, tersiz alınlar, işlemez kollar / Bükülmüş beller, incelmiş boyunlar, kaynamaz kanlar / Düşünmez başlar, aldırmaz yürekler, paslı vicdanlar / Tegallüpler, esaretler, tahakkümler, mezelletler / Riyalar, türlü iğrenç iptilalar, türlü illetler / Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar, yanmış ormanlar / Ekinsiz tarlalar, ot basmış evler, küflü harmanlar / Cemaatsiz imamlar, kirli yüzler, secdesiz başlar / Gaza namıyla dindaş öldüren, biçare dindaşlar / Ipıssız aşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar / Emek mahrumu günler, fikri ferda bilmez akşamlar."
Belki her kelimeyi anlayamadınız ama Mehmet Akif'in "Şark" için, "Doğu" için söylediklerinin tümünü anladınız.
***
MEHMET Akif, "1918 Şarkı"nı böyle anlatır.
Bugün farklı mıdır?
Belki de tarihinde ilk defa, o toprakların kendi vatanı olduğu bilinciyle, işgalciye direniyor, "Garbın zalimi" ise ona "terörist" diyor.
Haydi ona aldırmayalım da, ya işgalciye yaltaklık edene, suskun dindaşına, "kavmi necip"e ne denir?..
Bakın sözlüklere, biz bulamadık, siz bulun.
Bu katliam sırasında, Türkiye'de Tayyip Erdoğan değil de başka biri başbakan olsaydı, iktidarda başka bir parti bulunsaydı, kim bilir neler olurdu?
Neyse ki Sayın Başbakan ta Amerika'ya telefon edip üzüntülerini bildirmiş. Onlar da bir süre sonra "Türkiye'nin üzüntüsünün onları da üzdüğünü" açıklarlar, olur biter.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|