Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Kasım 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Zenginler ve yoksulları tuvaletler de 'ayırıyor'

Çin'de yapılan 4. Dünya Tuvalet Zirvesi'ne ABD, Almanya, Japonya gibi ülkeler temsilci gönderdi. 19 Kasım Dünya Tuvalet Günü nedeniyle BBC, Çin tuvaletlerini haber yaptı. 2008 Olimpiyatları nedeniyle ülkede tuvaletlere büyük yatırımlar yapılıyormuş. Zengin ülkelerin konuyla ilgisinin ekonomik boyutu da var. Bir araştırmaya göre kötü tuvalet koşullarının yol açtığı sağlık sorunlarının maliyeti 24 milyar dolarmış. Tuvalet, artık gelişmişlik göstergelerinden biri kabul ediliyor... Örneğin idrar tahlili yapan tuvaletin icadı Japonlara ait. Türkiye'nin bu tür bir tuvaletin icadına katkısı yok. Ama bir işadamının evindeki misafir tuvaletlerini 'idrar tahlilli' olanlarıyla donattığı ülke de Türkiye

ŞAZİYE KARLIKLI

Çin'de yapılan 4. Dünya Tuvalet Zirvesi'nde global perspektif 'Tuvaletlerle İnsan Yaşam Kalitesi' olarak açıklandı. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri 'tuvalet işleri' ile ilgileniyorsa boşa değil elbette. Kötü tuvaletler nedeniyle ortaya çıkan sağlık sorunlarının maliyeti milyarlarca doları buluyor. Bu işleri çözen ve zirveye temsilci yollayan ABD, Almanya, Japonya gibi zengin ülkeler yediğimiz içtiğimiz kadar diğer işe de dikkatimizi vermemizi istiyor.
Ülkemizde çocukların şiddetle ilk karşılaşmaları sanıyorum, 'tuvalet eğitimi' sırasında oluyor. "Sanıyorum", diyorum çünkü bu konuda yapılmış bir araştırma bulamadım. Ama, gazetelerin üçüncü sayfalarında çişlerini altlarına kaçıran çocuklara yapılan eziyetlere ilişkin pek çok haber okudum.
Tuvalet deyip de geçmeyin. Toplumların tuvalete ilişkin yaklaşımları onların sosyal ve ekonomik açıdan gelişmişlik düzeylerine ilişkin pek çok bilgi sunuyor. Nasıl mı? Örneğin idrar tahlili yapan tuvaletin icadı Japonlara ait. Türkiye'nin bu tür bir tuvaletin icadına katkısı yok. Ama bir işadamının evindeki misafir tuvaletlerinin 'idrar tahlilli' olanlarıyla donattığı ülke de Türkiye. Japonya tuvalet hijyeni konusunda ileride, Türkiye geride.
Halka açık tuvaletleri hijyenik olan, sürekli temiz tutulan bir ülkenin başka bir rasyosuna bakmaya gerek yok. O ülkenin kişi başına düşen milli gelirinin yüksek olduğu konusunda iddiaya girin, kazanırsınız. Başka bir deyişle 'yeme içme' konforu yerinde olanların tuvaletleri de 'tıkırında' oluyor. Halka açık tuvaletlerini temiz tutan ülkeler aynı zamanda çocuk ölümleri en az olan ülkeler. Ya da ihracatı en fazla olan ülkeler. Ya da bütçede kişi başına düşen sağlık harcaması en fazla olan ülkeler. Ve de demokrasisi gelişmiş ülkeler.
Tuvalet işleri 'tıkırında' olmayan ülkelerde ise nedense yolsuzluklar ayyuka çıkıyor. İdrar tahlili yapan tuvaletlere de ilgi bu yüzden. Yoksul ülkelerin zengin liderleri 'altından' olanını seviyorlar. Halkları ise deyim yerindeyse 'altlarına ediyorlar.' Bu yorum listesi böyle uzayıp gidebilir. Tuvalet hijyeni ile şiddet kültürü arasında bile bağlantı kurulabileceğini düşünüyorum. Ama başta da belirttiğim gibi sadece düşünüyorum. Çünkü; bu konuda bir araştırma yok. Ama çişini altına ettiği için kibritle yakılıp, gazetelere konu olan bir çocuğun yetişkin olduğunda 'tuvaletlerden nasıl intikam' alabileceğine ilişkin halka açık tuvaletlerdeki kırık klozetler ' bir şeyler' söyleyebilir elbet.

BBC'den Çin tuvaletlerine yorum
Şimdi 'tuvalet ve gelişmişlik ilişkisi nereden çıktı?' sorusunu sorarsanız haklı olursunuz. Konu gündeme 19 Kasım Dünya Tuvalet Günü nedeniyle düştü. Ama Türkiye'nin değil dünyanın gündemine. BBC radyosu uzun uzun bu kongre nedeniyle Çin'de yapılan 4. Dünya Tuvalet Zirvesi'nden söz etti. BBC'dekiler bu gün nedeniyle hazırladıkları özel dosyayı Çin'e ayırdılar.
Çin ve tuvalet ilişkisinin batı medyasında yer bulması boşuna değil. Dünya Tuvalet Zirvesi'nin Çin'de yapılmasının bunda elbet etkisi var ama Batılılar bir çığ gibi büyüyen Çin'in herşeyiyle yakından ilgililer, 'tuvaletleri' ile bile. Tuvaletleriyle ilgilenmelerinin nedeni de Çin'in 'değişmeye' karar vermesi. Çin'in halka açık tuvaletleri tam anlamıyla 'açık'mış.
Dünyaya 'kapalı' olan Çin tuvaletlerini ise alabildiğince 'şeffaf' bırakmış. Tuvaletler arasında mahremiyeti sağlayan bölmeler bulunmadığından durum rahatsızlık verici durumdaymış. Halka açık tuvaletlerin temizliği feciymiş. Dünyanın en kalabalık ülkesinde halka açık tuvalet sayısı da sınırlı olduğundan varın siz düşünün, durumu. Ya da en iyisi düşünmeyin!
Şimdi ise dışa açılan Çin tuvaletlerini 'kapamaya' karar vermiş. Anlaşılan devlet ne kadar şeffaflaşıyorsa, insan mahremiyetine o kadar saygı gösteriliyor. Çin 2008 Olimpiyatları nedeniyle tuvaletlere büyük yatırımlar yapıyormuş. Çünkü; "Var olan tuvaletlerle istenen ziyaretçi sayısına" ulaşmak mümkün değilmiş.

Global perspektif
Çin'de yapılan 4. Dünya Tuvalet Zirvesi'nin bir de global perspektifi var. Global perspektif "Tuvaletlerle İnsan Yaşam Kalitesi'nin" ilişkisi olarak açıklandı. Dünya Tuvalet Örgütü düzenlediği bu zirveye çok önem veriyor. Zirvede tartışılan konu başlıkları konunun önemini yeterince ortaya koyuyor. Örneğin "Tuvaletlere yapılan yatırımların sosyal ve ekonomik dönüşü" konusu oldukça ilginç. Genellikle hâkim olan "önce ülke zenginleşsin ardından tuvaletler de düzelir" anlayışına karşı bir görüş bu. Tuvaletlere yatırım yapmak için beklenilmemesi gerektiği savunuluyor. Ayrıca, tuvaletlere yatırım yapılmasının refaha katkı yapacağı görüşü öne sürülüyor. Nasıl mı? ABD'deki FDA kuruluşunun yaptığı araştırmaya göre kötü tuvalet koşullarının yol açtığı sağlık sorunları ve ölümlerin dünya ekonomisine maliyeti 24 milyar dolarmış. Rakam insanın dudağını uçuklatıyor. Özellikle geri kalmış ülkelerde yetişkin iş gücünün hijyen yetersizliği nedeniyle hastalanmaları önemli kayıplara yol açıyor. "Tuvaletlere yapılan yatırımların sosyal ve ekonomik dönüşü" konusunun ardından tartışılan konu başlığı ise "İyi tuvaletler toplumsal yaşamı düzeltiyor".
Dünya Tuvalet Örgütü'nün belirlemesine göre, bir insan bir yılda 2 bin 500 kez tuvalete gidiyor. Bu da insan ömrünün yaklaşık 3 yılının tuvalette geçtiğini ortaya koyuyor.

Türkiye'de umumi tuvalet durumları
Tuvalet konusu ile UNICEF çok yakından ilgileniyor. Bu konuda çeşitli araştırmalar yayımlanıyor. UNICEF raporuna göre, dünyada 2.9 milyar insan uygun bir tuvalet olanağından yoksun. Bu durum dünya nüfusunun yarısının ihtiyaçlarını hijyen koşullarda gideremediğini gösteriyor. Ama aynı zamanda bu rakam bu insanların uygun koşullarda beslenemediğini de ortaya koyuyor.
Ya biz, ne durumdayız. UNICEF araştırması Türkiye'de, ev içinde ya da uygun bir mesafede uygun tuvalet olanağına sahip olanları yüzde 50 - 74'lük dilimde gösteriyor. Bu nüfusumuzun en fazla yüzde 50'sinin en az yüzde 26'sının uygun tuvalet koşularından yararlanmadığını gösteriyor. Yani biz de durum çok iyi değil. Gerçi, son yıllarda Türkiye'de de tuvalet konusunda duyarlı uygulamaların, kampanyaların etkili sonuç verdiği görülüyor.
Ve enteresan olan şu ki, Türkiye'de de koşulların düzelmesi Çin ya da benzeri ülkelerde olduğu gibi 'dışa açılmayla' başlıyor.

Sivil girişimlerin çabası
Türkiye'de 1994 yılında Tüm Umumi Tuvaletler Derneği kuruldu. Bu dernek daha sonra belediye başkanları, işadamları, akademisyenler ve çevre kuruluşlarıyla aynı çatı altında toplanabilmek için Türkiye Umumi Tuvaletler Konseyi'ni oluşturdu. Konseyin amacı uygar tuvalet kültürünü geliştirmek olarak belirlendi.
Bu sivil girişimlerin yanında şirketler de konuyla yakından ilgilendiler. OPET Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk önderliğinde Mart 2000'de başlatılan "Temiz Tuvalet Kampanyası", kapsamında eğitim veren OPET Eğitim Ekibi, yurt genelinde 72 ili gezerek 1 milyon km. yol katetti. 1700 saat eğitimle 300 bini aşkın kişiyi doğru ve temiz tuvalet kullanımı konusunda bilgilendirdi. Bu uzun soluklu proje dış dünyanın da ilgisini çekti. IPRA (Uluslararası Halka İlişkiler Derneği), 2004 yılı Golden World Awards yarışmasının Sosyal Sorumluluk Projeleri kategorisinde, OPET'in 'Temiz Tuvalet Kampanyası'nı birinci seçti. Yani bu konuda Türkiye'de de iyi işler yapılıyor.

BUSINESS
 Batık patronları piyasadan çekildi, tablo piyasası dip yaptı
 Editörden
 Araziye niyet, yollara kısmet
 Çiller'in kuşburnu çayı bir markaya hayat verdi
 G.O.R.A.'da abartılı pazarlama 'Cmylmz' markasına zarar verdi
 Başarıyı 'banyoda' yakaladı
 İşveren, profesyonel yöneticiye 'yolunu bul' diyemez
 Siemens, Çin'iElver'e emanet etti
 Emlak Vergisi'nde en çok sorulan sorular ve yanıtları
 Kalamata ve Şampanya 'herkesin markası' oluyor
 AB'de 'resmi dil'i çoğaltma girişimi
 Avrupalılar 'çok kötümser' en kötümserleri ise Almanlar
 Gerçek post - modern darbe
 'Telekom'u alırsak AVEA'yı satarız'
 'Telekom'u Turkcell'e vermezler'
 Şimdi moda Brıdget Jones gibi makyaj yapmak
 Efsane modacılar halka inmeye kararlı





© 2004 Milliyet