Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Kasım 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Madalyalarda utancın parladığı bir zaman..."

Size Hint edebiyatının belki de en önemli şairi sayılan Rabindranath Tagore'dan söz etmek istiyorum bu hafta


Irak'ta yaşanan olaylar bana Hint edebiyatının büyük ismi Rabindranath Tagore'un bazı mektuplarını hatırlattı. 85 yıl boyunca, yazık ki, eskimeyen mektuplarını.
1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar kıyımı, Gandhi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur.
21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı bu. Gandhi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi.
Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak şövalyelik unvanını geri verdi. Mektup 2 Haziran'da Hindistan gazetelerinde de yayımlandı.

Kalküta (Hindistan)
31 Mayıs 1919


Ekselans,
Bazı yerel tedirginlikleri bastırmak için Pencap yönetiminin aldığı ağır önlemler, Hindistan'da Britanya yurttaşları olarak ne kadar çaresizlik içinde bulunduğumuzu göstermektedir. Talihsiz bir halka biçilen cezanın ölçüsüzlüğünün ve o ceza uygulanırken kullanılan yöntemlerin hiçbir uygar devletin tarihinde benzeri yoktur. Silahsız ve savunmasız halkın, insan yaşamını sona erdirebilme konusunda benzersiz olanaklara sahip korkunç bir örgüt tarafından yok edilmesinin, değil politik beklentiler açısından, ahlaksal açıdan bile hiçbir dayanağı bulunamaz. Pencap'taki kardeşlerimizin acılara, aşağılanmalara sessizlikle karşılık vermeleri ve bu sessizliğin Hindistan'ın her köşesine yayılması, yöneticileri belki mutlu kılmış, kendi kendilerini kutlamalarına yol açmıştır. İngiliz yandaşları ise işi acılarımızla zalimce alay etmeye kadar vardırmışlardır. Başvurularımız sonuçsuz kalmış, devlet yönetme erdemi yerini öç tutkusuna bırakmıştır. Bu durumda benim yapabileceğim şey, acı terörün pençeleri arasında kıvranan milyonlarca yurttaşımın sesine kulak vermek olacaktır. Madalyalarda utancın parladığı bir zamandır bu; ben de bu tür özel onurlandırmalardan sıyrılmış biri olarak, insanlık dışı aşağılamalarla acı çeken halkımın arasında yer almak istiyorum.
Bu yüzden, Majesteleri Kral tarafından bana layık görülen Şövalyelik unvanını, derin üzüntülerimle geri verdiğimi bilgilerinize sunuyorum.
Saygılarımla
Rabindranath Tagore

* * *

Bu da Charles Freer Andrews'a yazmış olduğu mektuptan bir bölüm:

* * *

Faşizmin yöntemleri, ilkeleri bütün insanlığı ilgilendirmektedir. Düşünce özgürlüğünü yok eden, bireysel görüşleri silen, kanlı bir suç yolunu izleyen bir akımı elbette benimseyemem. Avrupa'da beliren ulusalcılığın ve emperyalizmin bütün dünyayı tehdit ettiğine inanıyorum. Bu, özellikle Batı'nın sömürü yöntemlerine karşı koyamayan Doğulu halklar için büyük bir tehlikedir. Uygarlığın çıkış noktasını kaba şiddette arayan bir anlayışa katılmam ise düpedüz suç olur. Bütün insanlığı tutuşturabilecek alçakça bir ateş yakılırken, ben köşeme çekilip çalgımı mı çalayım?
Zulüm altında işkence görmeye katlanılabilir; ama yanlış bir ülküyü benimsemek kadar aşağılayıcı bir şey yoktur. İtalya, acımasız politikasıyla birtakım şeyler kazandıysa, bu tutkusu yüzünden bağışlanabilir; ama bu görüşü benimsemenin bizler için bağışlanacak yanı yoktur.

PAZAR
"Para karşılığı şike olduğuna inanmıyorum"
"Yunanlı damat olabilmek için Yunanca ve sirtaki öğreniyorum"
"Şen sofralarda midye dolmasından ciğer bohçasına..."
O, Çimelispor'un her şeyi
Aile kararıyla erken evlilik, cinsel soruna davetiye çıkarıyor
Dev perdede sinema keyfi
Gerçekleşen projeler kitap oldu
Güzelleşmeye giderken eldeki dokulardan olmayın
Adresi üstünde: Mim Kemal 19
Porselen dedektifleri
Dev perdede sinema keyfi
Kızılderili ve sema gösterileri
250 kilosikl nostalji
Yolda kebap molası
Uzun yaşamın sırrı
Pele'nin çeşnicibaşısı Türk kahvesini tanıtıyor
Bizans ve bizler
Takvimleri ayarlama imparatorluğu
"Madalyalarda utancın parladığı bir zaman..."





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet