|
 |
|
|
Öğretmen gözüyle
Öğretmenler Günü arifesinde bir öğretmenin gelecekle ilgili kaygılarını aktarıyoruz.
"24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle endişelerim tekrar arttı. Her yıl öğretmenlerin tek sorunu paraymış gibi bir imaj yaratılarak, mesleğin ve öğretmenlerin onuru kırılıyor. Ücretlerimizin düşüklüğü inkâr edilemez ancak öğretmenlik yıllardır az para getirir ve bu bilinerek seçilir. Bu mesleğin asıl sorunları ceplerimizi değil, tüm ülkeyi ilgilendiriyor. Örneğin sayıları gün geçtikçe artan türban üstü peruklu kadın öğretmenler, badem bıyıklı kahverengi gözlüklü Arap şivesiyle Türkçe konuşan erkek öğretmenlerimiz... Oruç açmak için dersi yarıda kesip öğrencilerini sınıfta tutarak kendileri öğretmenler odasında top sesi bekleyen öğretmenlerimiz... Sınıflarında cemaat dershanelerinin reklamını yapanlar... vs. saymakla bitiremeyeceğim örneklerden bazıları.
Öğretmenler Günü'nde tartışılması gerekenler bunlardır... Eğitimdir, kitaptır, laikliktir, Cumhuriyet'e yakışır öğretmen yetiştirmektir...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, "İstanbul'a özel araçla girmenin bir bedeli olmalı" demiş. Var zaten: Çıldırma noktasına gelmek...
Haldun Ertem
CHP'li sessizler
Şehirdeki hoyratlıkları yazdık geçenlerde. Örneğin yaz mevsiminde açık alana üç beş iskemle atanlar, şimdi üstünü örtüp halkın kaldırımına, parkına el koyuyor.
İlginçtir. Belediye Meclisi'nde CHP'li üyeler de var. Ama bu kişilerden en ufak bir ses bile çıkmıyor. Adeta yağmacılarla ortaklıkları var.
Ve Şişli'deki yolsuzluklar konusunda çok hassas olan CHP Genel Merkezi de, bu konuda sessiz ve ilgisiz...
Cola da uçuyor...
Atatürk Havalimanı iç hatlar terminalinde susadınız, USAŞ'ın işlettiği Liman Cafe'ye yaklaşıp bir kutu Coca Cola istediniz diyelim... Kaç para bayılacaksınız? Bir tahmin edin... Tam 5 milyon lira... Bakkal ve büfelerde 750 bin lira olan Cola, havalimanında 5 milyon TL... 7 kat pahalı...
Geçmişte havalimanındaki bu kafeteryayı Oleyis Sendikası işletirdi. Turgut Özal, sendika kötü işletiyor diye özelleştirdi. Şimdi yabancı sermaye özel özel, güzel güzel hizmet sunuyor... Liberal liberal malı götürüyor.
Afyon patladı
Amerika, İkiz Kuleler'i Bin Ladin'in vurduğu varsayımıyla Afganistan'a saldırdı, 20 bin masum insanı öldürdü, Taliban'ı iktidardan indirdi, eski sabıkalı kimi isimlere iktidar yolunu açtı...
Afganistan'da en büyük değişiklik ne diye sorarsanız...
Afyon seferberliği! Taliban döneminde neredeyse sıfıra inen afyon üretimi yeniden patladı.
Fransız Liberation gazetesinin haberine göre, Afganistan yeniden dünyanın en büyük afyon üreticisi haline geldi. ABD, sözde terörü önledi. Dünya gençliğinin daha çok zehirlenmesini sağladı...
Sarıgül'ün dikeni
Siyasi partiler muhalefette güçlenir, iktidarda yıpranır... CHP, kaderi ters yönde işletmeyi başardı. AKP iktidarda fazla sarsılmadan yol alırken, CHP aşınmalar, kopmalar, sarsıntılar geçiiyor.
Örneğin lidere açıkça muhalefet eden milletvekili sayısı 20'ye yaklaştı. Deniz Baykal kurultayları ancak demokrasi dışına çıkarak kazanıyor. Kuşkulandığı partilileri hemen ihraç ediyor.
Böyle bir oyun da Mustafa Sarıgül'e oynanacaktı.
Ancak biraz geç kaldılar. Sarıgül kendine hayli destek sağladı. İhracı pek kolay olmayacağa benziyor...
Peki kimdir Mustafa Sarıgül? CHP için kurtuluş mu?
Sarıgül liderde aranan birikime sahip olmadığını kendisi de itiraf ediyor...
Şişli Belediye Başkanlığı'nı ikinci kez kazandıktan sonra Amerika'ya gidip oradan "Ben Amerika desteğine sahibim" mesajları vermesi, doğrusu bir CHP'liye yakışır davranış değildi.
Belediye başkanlığında Müslüman vatandaşları memnun etmek için bir şeyler yapması iyi... Ama bu tavır zaman zaman oportünizme de dönüşüyor.
Diyeceğimiz, Mustafa Sarıgül için bugünden "CHP'nin yarınını kurtaracak adamdır" diyebilmek hayli zor...
* * *
Peki... Böyle biri, nasıl oluyor da bugün CHP Genel Başkanlığı'na aday olabiliyor? Dahası, arkasına bunca insan toplayabiliyor? Ne Baykalcı ne de Sarıgülcü olan CHP milletvekili dostumuzun bu soruya yanıtı:
"Amerika, 1 Mart tezkeresinin Meclis'ten geçmemesinin başta gelen suçlusu! olarak Baykal'ı görüyor. Bu nedenle onu tasfiye etmeye... CHP'nin başına da tıpkı Tayyip gibi her isteğine evet diyecek birini getirmeye karar verdi. Sarıgül bunu gördü ve Amerika'da yaptığı temaslarda 'Aradığınız kişi benim' mesajını verdi. Tabii bu senaryoda Deniz Baykal'ın çok kötü bir genel başkan ve halka hiçbir umut vermeyen muhalefet lideri olmasının payı da çok büyük. Beni asıl üzen, içimizdeki bazı solcu arkadaşların bütün bunları bilmelerine karşın sırf Baykal'ı devirebilmek uğruna Sarıgül'e, dolayısıyla ABD'nin tezgâhına destek vermeleridir."
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|