Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Kasım 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Maliye'de 'pozisyon' koruma savaşı var


IMF'ye verilen niyet mektuplarında yer alan, özünde "Gelir İdaresi'nin yeniden yapılandırılması (onun da özünde Maliye Bakanlığı bünyesindeki müfettişlerin, uzmanların, kontrolörlerin yetkilerini ellerinden almak, güçlerini yok etmek) olan "Vergi İdaresi Reformu Yasa Tasarısı" bir türlü TBMM gündemine giremiyor.
Çünkü müfettişler, uzmanlar, kontrolörler, denetçiler "ayaklanmış durumda". Tabii olarak pozisyonlarını (sahip oldukları yetki ve gücü) korumaya çalışıyorlar.
Bürokrasiyi bilmeyenlere neyin ne olduğunu anlatmakta yarar vardır.
Ankara'da her bakanlıkta, her kademede çalışanların kendilerine göre bir gücü vardır. Amma ve lakin "teftiş heyetleri" mensupları her bakanlıkta diğer bürokratlardan daha farklı bir konumdadır. Yetkileri ve güçleri daha yüksektir.
Hükümet, "Kamu Temel Yönetimi" kanunuyla bu sistemi değiştirmek istedi. Teftiş heyetlerini kaldırmaya kalktı. Teftiş heyeti yerine (1) Kurum içinde, amir denetimini, (2) Kurum dışında, Sayıştay denetimini, (3) Bunlara ek olarak da istenirse bağımsız denetim kuruluşlarının denetimini hedef aldı. Ama bu gerçekleşemedi.
Daha sonra bu rüzgarın mı etkisinde, yoksa IMF'nin mi zorlamasıyla bilinmez, Maliye Bakanlığı içindeki "denetim birimleri"nin gücünü törpülemek için bir sistem değişikliği gündeme geldi.

Vergi denetim ordusu
Maliye Bakanlığı'nın içinde hemen hepsi "vergi denetiminden sorumlu" bakınız ne çok "vergi inceleme elemanı" var. (1) Maliye müfettişleri tüm kamu kurumlarının gelirlerini, giderlerini, vergi dairelerini, bunlara bağlı yolsuzlukları inceliyor. (2) Hesap uzmanları, vergi incelemesi yapıyor. (3) Gelirler kontrolörleri hem vergi incelemesi yapıyor hem vergi dairelerini denetliyor.
Vergi teftişi bunlarla bitmiyor. (1) Maliye Bakanlığı'na bağlı defterdarlıklar var. Defterdarlar var. (2) Gelirler bölge müdürlükleri var. (3) Vergi dairesi başkanlıkları var. (4) Vergi dairesi müdürlükleri var.
Maliye müfettişleri ve hesap uzmanları Maliye Bakanı'na ve Gelirler Kontrolörleri Genel Müdürü'ne karşı sorumluluk taşıyarak çalışıyor. Sadece Maliye Bakanlığı içinde değil, bürokrasinin başka tepe noktalarında da bu üç gruptan gelenlere yükselme şansı var. Bu gruptakiler bürokrasinin ve de teftiş heyetlerinin en güçlü elemanları durumunda. Bu üç grupta görev alanlar devletten ayrıldıklarında özel sektörün en güçlü kuruluşlarında mali bölümlerin başına geçiyor.

IMF, ABD modeli istiyor
İşte, "Gelir İdaresi'nin Yeniden Yapılandırılması"nı hedef alan "Vergi İdaresi Reformu" yasa tasarısında bu çok yönlü, çok başlı denetim sisteminin ortadan kaldırılması, güçlü ve bağımsız bir Gelirler İdaresi oluşturulması hedef alınıyor. IMF'nin bu konudaki ısrarının gerekçesi şu: "Maliye Bakanlığı içinde vergi incelemesi yapan bu kadar çok müfettiş, denetçi, uzman olduğu halde Maliye vergi toplayamıyor. Vergi kaçakçılığı önlenemiyor. Bu yetki ve güç dağılımı (çok başlılık) önlenir tüm yetki ve güç Gelirler İdaresi'nde toplanırsa daha iyi sonuç alınır. Bunun için Amerika'yı baştan keşfe lüzum yok. ABD'de IRS (Internal Revenue Service) isminde bir Gelirler İdaresi modeli var. ABD'de her şey mümkün de vergi kaçırmak imkansız... IRS, binlerce denetim elemanı görevlendirmeden nasıl vergi topluyorsa Türkiye'de de bu neden olmasın?"
Bir şey daha var... Maliye Bakanlığı içinde yıllardır bir iktidar savaşı hüküm sürer... Müfettiş, uzman veya kontrolörlerden hangisi bakanlık yönetimine hakim olursa, o, kendi grubundaki kişileri üst görevlere atar.
Ne olacağını yakında göreceğiz... Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörleri sanıldığı kadar güçlü ise, "pozisyonlarını" korurlar. Bu yasa tasarısı TBMM'ye intikal edemez. IMF'nin her istediği olur da bu isteği olamaz.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
CHP ve Sarıgül olayı
SARIGÜL hakkında yolsuzluk iddiaları var. Sar...
Melih AŞIK
Öğretmen gözüyle
Öğretmenler Günü arifesinde bir öğretmenin ge...
Fikret BİLA
Irak'ta seçim öncesi durum
Irak'ta seçimlerin 30 Ocak 2005'te yapılması ...
Güneri CIVAOĞLU
Tribünde cinayet
ÖNCE bir futbol gerçeği... "Siz hiç boş bir s...
Can DÜNDAR
Felluce'yim ben!
Felluce'yim ben... Yıkık, harap, mağrur ve a...
Abbas GÜÇLÜ
Aniden bastıran kar!
Aniden bastıran kar, İstanbul'da hayatı felç ...
Hurşit GÜNEŞ
Asıl sorun kamu borcunda
Aylardır ekonomi dünyasının gündemi cari işle...
Sami KOHEN
ABD ne kadar dinler?
Mısır'ın güneşli tatil beldesi Şarm el Şeyh't...
Mehmet Y. YILMAZ
Futbol dünyamız bu tür cinayetlere açık
İnönü Stadı'ndaki cinayet, Türkiye'nin her ye...
Erdoğan SAĞLAM
Vergide 'değerleme' artışı
Maliye Bakanlığı 2004 yılına ait yeniden değe...
Derya SAZAK
Trafik eziyeti
İstanbul'da yaşamak, kentin bayram günlerinde...
Güngör URAS
Maliye'de 'pozisyon' koruma savaşı var
IMF'ye verilen niyet mektuplarında yer alan, ...
Serpil YILMAZ
Bu kez patronlar devleti teşvik ediyor
Bu yıl TÜSİAD ve TBV tarafından ikincisi düze...
M. Ali BİRAND
Bu Fener'i tutmak giderek güçleşiyor...
Cumartesi günü FB'li olmak isterdim.

© 2004 Milliyet