Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Kasım 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Para karşılığı şike olduğuna inanmıyorum"

Canlı yayındaki isabetli tahminleriyle gündemde olan Rıdvan Dilmen: "Türk futbolunda şike olmuştur ama hatır şikesi olmuştur. Benim de başıma geldi. Rakip takım oyuncusu baskı yapmıştır, 'Düşüyoruz be abi' diye. O maçta belki sıkmamışımdır kendimi. Olmuştur böyle şeyler. Ama para karşılığı böyle bir şey yapmaya kalksa küfür edersin. Öbürü de doğru bir davranış değil. Uymamaya çalışıyorsun ama farkında olmadan etkileniyorsun"

ELİF KORAP

Bir İddaa fırtınasıdır gidiyor. Herkes futbol tahmin oyunu İddaa oynuyor. Öyle ki bu fırtına televizyonlara, gazetelere haber oluyor, uzmanlar ekrana çıkıp yorumlar yapıyor. Bu fırtınaya kayıtsız kalamayan gazeteler -ki şu an neredeyse tamamı- İddaa tahmin ilaveleri veriyor.
Milliyet'in İddaa ilavesinin sloganı da "Rıdvan'la İddaalıyız"! Çünkü Rıdvan Dilmen insanı sinir edecek kadar isabetli tahminler yapıyor. Hatta daha pozisyon devam ederken televizyonda "Gol olacak" diyor ve gerçekten de oluyor. Hiç olmayacak maçlara olmayacak skorlar söylüyor ve tahminleri tutuyor. Yani insan onunla maç izlerken ona gıcık oluyor. Kim ister ki az sonra olacakları önceden dinlemek!
Sözün kısası Türk futbolunun en önemli isimlerinden biriyle, Rıdvan Dilmen'le bu İddaa fırtınasını konuştuk. Bu arada Dilmen'den özellikle de milli maçlarla ilgili kıyameti koparacak açıklamalar geldi. Dilmen "Bunların böyle olduğunu herkes biliyor ve düşünüyor. Ama şimdi söyledim diye kıyamet kopacak" diyor.

Maç skorları için yaptığınız tahmin önerilerine insanlar neden bu kadar güveniyor?
Bir, futboldan kesin anlıyorum. İki, kendimi teknik direktörün yerine koyduğum için az sonra olacak pozisyonu görebiliyorum. Milliyet'te yorum yaparken futbol bilgimle insanlara yol göstermeye çalışıyorum. Yoksa şu maça şöyle yazın demiyorum.

Sizinle ilgili "En iyi tahmin yapan adam", "Çoğu maçta söyledikleri yüzde 90 çıkan medyum" diyorlar. Nedir bu, ileri görüş mü, altıncı his mi?
Altıncı hissime çok güveniyorum. Bunu Aykut Kocaman'a ve çalıştığım tüm antrenörlere sorabilirsiniz. İzmir'de hiç unutmuyorum, yedek kulübesine kadar geldim, antrenöre dedim ki "Saat tut, iki dakika içinde gol atacağım". Ve attım.

Pozisyon devam ediyor. Siz gol olacak diyorsunuz ve gerçekten oluyor. Gıcık olmuyor mu izleyici size? Heyecanı kaçmıyor mu?
Aslında televizyonculuk açısından hata yapıyor olabilirim. Ama o heyecanla kendimi kaptırıyorum bazen. Yoksa bilinçli söylemiyorum. İddaa çıktıktan sonra telefonlarımı değiştirdim mecburen. Herkes bana soruyor.

Siz de iddaa oynuyormuşsunuz. Hatta 60 milyar lira kazanmışsınız. Doğru mu?
Ataköy'de kuaför arkadaşlarım var. Onlar oynuyorlar. Ben de üç maç söylüyorum. Kazanırsak pay verecekler.

İddaa oynayan futbolcular da varmış?
Anadolu'da var, İstanbul'da da oynayanlar vardır.
Ama şunu söyleyeyim: İddaa'da kazanmak için golü yedi, atmadı, bu tür şeyler konuşulacak. Ama ben kimsenin para için maçını satacağını sanmam.

Ama ortalık şike iddialarından geçilmiyor!
Türk futbolunda şike olmuştur ama hatır şikesi olmuştur. Para karşılığı şike olduğuna kesinlikle inanmıyorum.

Nasıl yani?
Hatır şikesi olmuştur. Gitmişizdir bir maça, benim de başıma geldi, rakip takım oyuncusu baskı yapmıştır. "Düşüyoruz be abi. Aman Rıdvan abi, aman Aykut abi" diye bize baskı yapmışlardır. O maçta belki de ben sıkmamışımdır kendimi. Olmuştur böyle şeyler. Ama para karşılığı böyle bir şey yapmaya kalksa küfür edersin. Sonuçta öbürü de doğru bir davranış değil. Uymamaya çalışıyorsun ama farkında olmadan etkileniyor insan. Özetliyorum: Türkiye'de teşvik primi yüzde 100 var. Para karşılığı şike yüzde 100 yok. Hatır şikesi var.

Bu hatır şikesi dört büyükler arasında da oluyor mu? Mesela Galatasaray ya da Fenerbahçe şampiyon olacaktır da, ikisinden birine daha fazla sempati duyan bir takım maçı bilerek kaybedip şampiyonluğu belirler...
Yok, o boyutta olmaz. Ama bu işte totocu çoktur. "Bu maçı ben bağladım ya da bağlarım" diye ortaya çıkarlar. Aslında donlarını bile bağlayamazlar! Ama işin kötü tarafı bunlara inanan yöneticilerin çıkması!

Peki bu hatır şikelerinden ne kadarında mafya babalarının ricası vardır?
Bence hiçbirinde yoktur. Bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum.

Hakan Şükür'ün Sedat Peker'le fotoğrafları yayımlandı. Sizin de var mı böyle fotoğraflarınız?
Yok. Sedat Peker'le ben de bir-iki defa karşılaştım, oturup yemek yedim ama bir dostluğum yok. Futbolla ilgili herhangi bir menfaat ilişkisi olmadıkça özel dostlukları da beni ilgilendirmez. Alaattin Çakıcı yıllar önce oğlu Ali için Tanju'yu ve beni aramıştı. Oğlu kalecilik yapmak, altyapıda antrenmana çıkmak istiyordu. Sonra vazgeçti.

Futbolda eşcinsellik tartışmalarının geldiği noktayı medeni buluyor musunuz?
Gazetecilerin içinde de var, baletlerin içinde de, futbolcuların içinde de. Benim tanıdığım eşcinsel bir futbolcu var. Birkaç tanesini de duydum. Herkes de o kişiyi biliyor. Ama çıkıp yalan söylüyorlar. "Hiç yok, ben hiç tanımıyorum" diyorlar.

Normal mi eşcinselliğin futbol camiasında bu denli tabu olması, eşcinselliğe bu kadar öfkeyle bakılması?
Böyle davranan insanlar da tanıyor onları. Tanımamaları mümkün mü? Ben de buna karşıyım işte. Dürüst davranmıyorlar. Sanki "Evet var" deseler, onlara da eşcinsel denecekmiş gibi!

Eşcinsellerden cüzamlı gibi söz eden bu kadar adam arasında, böyle düşünmenize ben çok memnun oldum. Bunun olabileceğini, olduğunu söyleyen ilk futbol adamı siz oldunuz herhalde bugüne kadar. Ama size şimdi bir sözünüzü hatırlatacağım.
Neymiş?

1989 yılında bir röportajda size sormuşlar. "Çocuğunuz eşcinsel olduğunu söylese ne yaparsınız" diye. "Evlatlıktan reddederim" demişsiniz. 2004'te hâlâ böyle mi düşünüyorsunuz?
Evet. Böyle bir şey olsaydı reddederdim. Çevremde eşcinseller var. Dışlamam, konuşurum. Beni ilgilendirmez yani kimsenin cinsel hayatı. Ama kendi çocuğumun eşcinsel olmasını asla istemem.

Eskiden epey maçoymuşsunuz. Zaman o yönünüzü de törpüledi mi biraz?
Tabii insan gelişiyor. Erkek egemen bir mesleğin içinde, futboldan kaynaklanan bir maçoluk oluyor belki. Ama ben zamanla geliştim tabii. Aileme karşı çok daha şefkatli ve anlayışlıyım şimdi.

"Yedek kalmış oyunculardan milli maçın kaybedilmesine sevinenler var"
Futbol hayatınızı bilinçli olarak sizi sakatlayan kişilerin bitirdiği söyleniyor. İnanıyor musunuz kasıtlı olarak sakatlandığınıza?
Kimseye ah etmedim. Futbol hayatımın biteceğini bilselerdi yapmazlardı diye düşünüyorum ama tabii ki bana bilerek faul yapıldı. Mesela Trabzonsporlu Yesiç faul yapmak istedi ama bedelinin bu olacağını bilseydi dokunmazdı bana.

Hırsın ne kadarı makbuldür futbolda?
Fazlası olmamalı. Türkiye'de futbol yalan üzerine kurulmuş gidiyor. Milli maçta mağlubiyete sevinen insanlar vardır!

Bu kadarı da olmaz herhalde! Kimler onlar?
Şimdi kıyamet kopacak ama var. Milli takıma alınmayan oyunculardan veya ilk 11'e girememiş, yedek kalmış oyunculardan milli maçın kaybedilmesine sevinenler var.
Bolca vardır hem de. Öyle bir-iki kişi değil. Üzülürler bir de televizyona çıkınca, "Ah yenildik" diye. Yalan! İçlerinden göbek atıyorlar! Eski federasyondan birkaç isim var. Öyle insanlar var ki, ben milli takım kazanıyor diye üzülüp maçı bitiremeyen, izlemeyenleri biliyorum. Eski başkanı olduğu takımın şampiyon olmasına üzülen, şampiyon olamadığında sevinen insanlar da var. Yönetimde yer almaz, takım kötü olsun ister. Böyle olduğunu herkes de bilir. Ama ben söyleyince kızarlar şimdi.

Ersun Yanal şu sıralar yerden yere vuruluyor. Siz beğeniyor musunuz?
Bence bunlar yanlış konuşmalar. Hataları oldu elbet ama asıl konu şu: Herkes kendi arkadaşı başa gelsin istiyor. O yüzden o gitse, başkası gelse de aynı konuşmalar olacak. Fenerbahçe'nin başına geçtiğimde bana da yaptılar bunu. Mustafa Denizli'yi isteyen bir grup vardı medyada. Benim Fenerbahçe defterim baştan kapanmıştı yani.

Hayatınızda hiç haksız penaltı verdirttiniz mi?
Evet, iki kere hakemi kandırıp yanlış penaltı verdirttim.
Birisi Bursaspor maçıydı. Diğerini hatırlamıyorum. Penaltı vereceğini bilerek yaptım, hakem de inandı.

Futbolcuların içinde namaz kılanlar-kılmayanlar kutuplaşması var mı sahiden?
Yok. Zaten şu an Türkiye'deki futbolcuların yüzde 80'i namaz kılıyor. Bu oran gittikçe de artıyor. Benim dönemimde bu kadar çok değildi. Bu, İstanbul takımları içinde de böyle.

Hayatım boyunca iki kez hakemi kandırıp yanlış penaltı verdirttim. Biri Bursaspor'a karşıydı.
Şu an futbolcuların yüzde 80'i namaz kılıyor. Oran gittikçe artıyor.
Benim tanıdığım bir eşcinsel futbolcu var. Birkaç tanesini de duydum. Eşcinsel futbolcu yok diyenler yalan söylüyor.
Altıncı hissime güveniyorum. Antrenöre "Saat tut, iki dakika içinde gol atacağım" dedim ve attım.

PAZAR
"Para karşılığı şike olduğuna inanmıyorum"
"Yunanlı damat olabilmek için Yunanca ve sirtaki öğreniyorum"
"Şen sofralarda midye dolmasından ciğer bohçasına..."
O, Çimelispor'un her şeyi
Aile kararıyla erken evlilik, cinsel soruna davetiye çıkarıyor
Dev perdede sinema keyfi
Gerçekleşen projeler kitap oldu
Güzelleşmeye giderken eldeki dokulardan olmayın
Adresi üstünde: Mim Kemal 19
Porselen dedektifleri
Dev perdede sinema keyfi
Kızılderili ve sema gösterileri
250 kilosikl nostalji
Yolda kebap molası
Uzun yaşamın sırrı
Pele'nin çeşnicibaşısı Türk kahvesini tanıtıyor
Bizans ve bizler
Takvimleri ayarlama imparatorluğu
"Madalyalarda utancın parladığı bir zaman..."





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet