Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Kasım 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
250 kilosikl nostalji

Korumacılık örneği İstanbul Radyoevi'nin bende uyandırdığı radyo nostaljisi sorularına buyur ola bu hafta...

Radyo Testus

İstanbul Radyoevi'nin geçen cumaya rastlayan 55'inci açılış yıldönümünü kutlamak için yazıyorum bu yazıyı... İstanbul'da Harbiye'den geçerken Radyoevi'nin önünde mutlaka durup iyi şarap gibi güzel yaşlanan bu binayı selamlarım. Benimle yaşıttır bu bina. Onun hâlâ dipdiri duruşu, sağlığıma ve görünüşüme çok dikkat etmemi hatırlatır her defasında. Bazen içine girip arkadaşlara merhaba demek isterim. Her zaman oradadırlar. Odalarını bulmak için kırmızı halı döşenmiş, loş ve sessiz merdiven ve koridorlarda pür dikkat yürürken çok önemli bir dönemin anıtında dolaşıyormuşum gibi hissederim kendimi. Harbiye Radyoevi binası Ankara'daki Radyoevi'nden tam 11 yıl sonra hizmete girmiştir. 19 Kasım 1949'da açılan bu ilginç bina sanki II. Dünya Savaşı süresince haber peşinde radyo ile sıkı fıkı olmuş olan şehir halkına bir hediyedir. Traverten kaplı, iddiasız ama akıllı cephesiyle doğru bir mimarlıktır Radyoevi'ndeki... Güven veren, duruşuyla koruyucu bir havası olan, sağlamlık ifade eden bir kurumsal binadır Radyoevi Aynı zamanda çok güzel saçağıyla yöresel imgeler taşır. Aidiyet duygusu uyandırır. Hemen yanı başındaki kutu kutu modern Hilton Oteli binasıyla sessizce dalga geçen bir havası da yok değildir... Cumhuriyetle birlikte radyosuna kavuşan Türkiye'de radyo hep hükümetin ağzı, halkın kulağı diye sıfatlandırılmamış mıdır? Türkiye'de soğuk savaş ağırlıklı Amerikanvari değişimin başladığı yıllarda hizmete giren... Geçirdiği çeşitli darbelere ve yurt sathındaki ses kirliliği ve kaosa rağmen... 600 görevlisiyle kamu yayıncılığı doğrultusunda çağdaş yapısını sürdürmeye çalışan İstanbul Radyoevi'ne dikkatle bakarak... Pek azı yaşayabilmiş kurum ve binalarımıza sahip çıkalım... Bugün İstanbul, Ankara ve İzmir radyolarının katılımıyla 24 saat canlı yayın yapan Radyo-2 TRT FM yayınlarını İstanbullular FM 91.4'te gece gündüz dinleyebiliyor. Türkiye ölçeğinde dinlenme oranı oldukça yüksek, yüzde 24 imiş... Başta Seyyan Bayhan ve Hakan Saraç olmak üzere bu testusu hazırlarken bana bilgiler gönderen www.medyapirasa.com sitesinden arkadaşlara şükranlarımla... Buyur ola korumacılık örneği İstanbul Radyoevi'nin bende uyandırdığı radyo nostaljisi sorularına bu kez de...

1- Elektromanyetik dalgalar aracılığıyla bir iletişim sistemi için ilk patent 2 Haziran 1896'da İtalyan asıllı bir İrlandalıya veriliyordu. Hemen arkasından 12 Aralık 1901'de ilk radyo yayınının onun tarafından gerçekleştirildiği söylenir. Böylece de radyonun icadı tescil edilmiş oluyordu derken burada birçok dedikodu, birçok sahiplenici ortaya çıkıyordu. Hepsi de icatları kadar patent davalarıyla da ünlendi. Radyonun kendisi ne kadar sihirli kutu olarak tanımlanırsa onun gerçek babası da bu sihrin içinde saklı galiba. Pek çok kişinin onu "radyonun babası" diye adlandırmasına rağmen "Radyoyu ben icat etmedim" dediği söylenen Guglielmo önadlı büyük mucidin soyadı neydi?
a. Macaroni
b. Mickey Rooney
c. Maracana
d. Marconi

2- Bazı Amerikalılara göre radyonun gerçek babası Stubblefield adlı bir mistik mucittir. İlk yayını 1892'de yapmış diye iddia edilir. Diğer Amerikalılara göre ise ilk radyo yayını ABD'de 1906'da yılbaşı gecesinde Fessenden adlı bir Amerikalı dahi tarafından gerçekleştirilmiştir. Ardından gelen çok yoğun talep sonucunda radyo alıcısı sayısında müthiş bir patlama olur. 1920'lerde tüm dünya radyoyla tanışırken ülkemizdeki radyo yayınları ne zaman başlar?
a. 1923
b. 1927
c. 1933
d. 1945

3- "Alo, alo, muhterem samiin. Burası İstanbul Telsiz Telefonu, 1200 metre tul-u mevç dalga uzunluğu, 250 kilosikl..." Türkiye'de radyo yayınlarının ve yayıncılığının, İstanbul Sirkeci'de Büyük Postane binasının bodrum katında
6 Mayıs 1927 günü Eşref Şefik bey tarafından yapılan bu anonsla başladığı kabul edilir. Anonstaki "muhterem samiin" ne demektir?
a. Kahraman yurttaşlar
b. Sevgili yoldaşlar
c. Sayın dinleyiciler
d. Hazır bulunanlar

4- 1955'ten önce ailenizde bulunan radyoları kurcalayın bakalım, aşağıdakilerden hangisi radyo markası değildir?
a. AGA
b. SIERA
c. RADYOLİN
d. KAPSCH

5- "Eski radyo öykülerini çok severim, milyonlarcasını da bilirim onların. Yıllar boyu onları bir hobi olarak topladım. Yıldızlar hakkında gizli öyküler, dedikodular, anekdotlar ve ayrıca büyüdükçe edindiğim kişisel deneyimlerden hatırladıklarım. Şimdi hiçbiri yok artık bunların. Geriye sadece anıları kaldı." Bunlar kimin tarafından anlatılıyordu ve hangi ünlü filmde?
a. Humphrey Bogart, "Casablanca"
b. Cahide Sonku, "Bataklı Damın Kızı Aysel"
c. Woody Allen, "Radyo Günleri"
d. Marilyn Monroe, "Bazıları Sıcak Sever"

6- "Dikkat, dikkat. Merihliler kapımızda." 1938'de Amerika'da bir radyodan yapılan bu anonsun bir radyofonik piyesle ilgili olduğunu anlamayan New York'lular panik içinde sokağa fırlıyordu. Bu tabii radyonun etkileme gücüne olduğu kadar, spikerin de olağanüstü etkili konuşmasına bağlıydı. Peki, kimdi bu olağanüstü spiker?
a. Eşref Şefik
b. Zafer Celasun
c. Laurence Olivier
d. Orson Welles

7- 19 Kasım 1949'da İstanbul Harbiye'deki Radyoevi'nin açılışını müteakip radyo yayınında saat 20.00'de haberler için Ankara'ya bağlanmadan önce yer alan şarkılar programındaki şarkıcı kimdi, kestirebilecek misiniz bakalım?
a. Münir Nurettin Selçuk
b. Zeki Müren
c. Müzeyyen Senar
d. Safiye Ayla

8- Bir yarışma sonucu İstanbul Harbiye'de inşa edilen ve 19 Kasım 1949'da hizmete başlayan, ilk günkü gibi hayatta olan Radyoevi'nin mimarı kimdi?
a. Sedad Hakkı Eldem
b. Vedat Tek
c. Hilton'un mimarları Skidmore, Owings ve Merrill
d. Doğan Erginbaş, Ömer Güney, İsmail Utkular

9- Şimdi de muhterem samiin, yani dinleyiciler, ehl-i nostalji için işbu mukayeseli telsiz-telefon sualleri hazır edilmiş olup sol sıradaki mevzular ile sağ sıradaki mesullerinin çaprazlamasına denk düşürülmesi münasiptir.
Misal: 9n yani Yurttan Sesler, Muzaffer Sarısözen.
1. Efekt
2. Masallar
3. Köy Saati
4. Spor ve Piyango
5. Naklen Güreş
6. Şiir Dünyası
7. İlk spikerimiz
8. Radyonun ilk müdürü
9. Yurttan Sesler
10. Evin Saati
11. Temsil Saati
12. Tarihten Bir Yaprak
13. Binbir Gece Masalları
14. İsteyin Çalalım
15. Pişkin Teyze
16. Ayşe Abla
17. Arkası Yarın
18. Leyleğin Ömrü

a. Sadullah Gazi Evranos
b. Galip Ataç
c. Halide Pişkin
d. Neriman Hızır
e. Eflatun Cem Güney
f. Sait Çelebi
g. Hayrettin Hayreden
h. Yıldız Kenter
i. Cengizhan Koraltan
j. Tahsin Temren
k. Behçet Kemal Çağlar
l. Refik Ahmet Sevengil
m. Feridun Fazıl Tülbentçi
n. Muzaffer Sarısözen
o. Eşref Şefik
p. Suat Taşer
r. Korkmaz Çakar (efekt)
s. Orhan Boran-Yuki n

Yanıtlar: 1) d, 2) b, 3) c 4) c, 5) c, 6) d, 7) d, 8) d, 9) lj, 2e, 3l, 4f, 5o, 6k, 7a, 8g, 9n, 10b, 11h, 12m, 13p, 14i, 15c, 16d, 17r, 18s.

Yazara e-mail



PAZAR
"Para karşılığı şike olduğuna inanmıyorum"
"Yunanlı damat olabilmek için Yunanca ve sirtaki öğreniyorum"
"Şen sofralarda midye dolmasından ciğer bohçasına..."
O, Çimelispor'un her şeyi
Aile kararıyla erken evlilik, cinsel soruna davetiye çıkarıyor
Dev perdede sinema keyfi
Gerçekleşen projeler kitap oldu
Güzelleşmeye giderken eldeki dokulardan olmayın
Adresi üstünde: Mim Kemal 19
Porselen dedektifleri
Dev perdede sinema keyfi
Kızılderili ve sema gösterileri
250 kilosikl nostalji
Yolda kebap molası
Uzun yaşamın sırrı
Pele'nin çeşnicibaşısı Türk kahvesini tanıtıyor
Bizans ve bizler
Takvimleri ayarlama imparatorluğu
"Madalyalarda utancın parladığı bir zaman..."





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet