Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Barda "mutlu saatler"!

Barlar İtalyanların ikinci evi sayılır. Her İtalyan evden çıktığında, işe gitmeden önce alıştığı bir bara mutlaka uğrar

DONATELLA PİATTİ


İtalyan barı, ikisinden de bir şeyler almış olsa da, ne bir Fransız kafesine ne de bir İngiliz pub'ına benzer. Her adımda bir tanesine rastlayabilirsiniz. Sigara, tatlı ve çikolata alabilir; espresso, cappuccino, her türlü alkollü içki ve birayı bulabilirsiniz. Oraya uğrama alışkanlığı düşünülecek olursa, İtalyanların ikinci evi de sayılabilir!
Masalar, genelde oturanlar merakla dışarıyı inceleyebilsinler diye yola ya da meydana doğru konulur. Döşeme şekli, sahibinin tarzı ile doğru orantılı olarak değişebilir. Tek şart mekanın tertemiz olma zorunluluğudur çünkü İtalyanlar, bar yerler dahil olmak üzere bir ayna gibi parlamıyorsa ve dışarıya davet edici tatlı espresso kokusu yaymıyorsa sinirlenerek yandaki barı tercih edebilirler. Nasıl olsa sayıları inanılmaz çok!
Barlar sabahları erkenden açılır ve her İtalyan evden çıkar çıkmaz, ofise ulaşmadan mutlaka alıştığı bara uğrar. Zamanla arkadaş, sırdaş olduğu barmenin neşeli "buon giorno"suyla sunduğu cappuccino veya duble espressosu ile karşılanır. Yanında yediği çikolatalı kruvasanı ya da bir dilim kekini ayaküstü bitiriverir.
Öğle saati yaklaştığında, çalışma arkadaşlarıyla, eğer çalışmıyorsa herhangi bir dostla yeniden tercih edilen barda buluşulur. Ve bir espresso daha... Eğer çok soğuksa yanında bir bisküvi ile kremalı sıcak çikolata tercih sebebi olabilir. Tabii yazları ise genelde nefis meyveli dondurma yendiğini unutmamak lazım. Ama politikadan, spordan konuşmak, barmenle biraz dedikodu yapmak (Onlar dedikodunun gerçek uzmanlarıdır ve işte orada, barlarda her alanda en yerinde bilgiler elde edilebilir!) için ayırılacak kısa bir zaman dilimi bulma, kafa dağıtma alışkanlığından vazgeçilemez.
Restorana gitmeye vakti olmayanlar öğle yemeklerini de her türlü sandviç, karışık salata, deniz mahsulleri ve birkaç çeşit makarna hazırlayan barda yerler... Tabii ki oturmadan önce hafif içkiler ve iştah açıcılar hazırlayan neşeli, nazik barmenin konuşlandığı bölümde durulur. Bir kahve ve digetivo (biraz alkol karıştırılarak aromatik otlardan yapılmış, yediklerini hazmettirmeye yarayan şuruplar)... Ardından yeniden işe dönülür.
Öğlenleri barlar nispeten boş olur. Belki de barmenlere akşam için hazırlanma vakti kalsın diyedir. Böylece kokteyller için malzemeleri, "happy hours / mutlu saatler" için içkileri hazırlayabilirler.
Bilmeniz gerekir ki, İtalyanlar iş çıkışı, eve dönmeden önce, dostları, sevgilileri ile buluşmak, yeni insanlar tanımak, gece planlarını yapmak için yeniden bara uğramayı adet haline getirmişlerdir.
İşte yanına koca yeşil zeytinler, ufak pizzalar, patates cipsleri, fındıklar, köfteler, nefis kanepelerle birlikte sunulan içkilere bayılıyorum. Gerçek bir barmen, kokteyllerin yanında yenen bu nefis şeylerin nasıl hazırlanması gerektiğini çok iyi bilir! Taze ve kokulu egzotik yaz meyveleri, sert ve aromalı kış lezzetleri... Çiçeklerle, şemsiyelerle, kelebeklerle süslenmiş her zaman rengarenk bardaklara sadece bakmak bile insanın içini neşeyle dolduruyor. Tek dikkat edilmesi gereken konu, böylesine davetkar içkilere karşı sınırların bilinmesi gerekliliği... Yüksek kalori değerinde olmaları yanında, insanı fark ettirmeden sarhoş edebilme özelliğine de sahipler! Kokteyl yeni bir icat değil: Az çok alkollü içkileri karıştırma sanatı Roma İmparatorluğu'na kadar dayanıyor ve bir ihtiyaçtan doğuyor. Ortalama içeceklerin tadını ve kalitesini, su, bal, meyve, şeker, baharat ve birçok malzeme ekleyerek dişe dokunur içecekler elde etme çabası... Eee unutmayalım ki sahtekarlar her zaman vardı!
Tabii ki şimdilerde işler biraz değişti ve bu kokteyller aranan ve sofistike tonlar yakaladı. Ayrıca alkollü içecekler daha üstün kaliteye sahip. En azından böyle olduğunu ümit
ediyoruz!

"Boule" veya "portakallı şarap"
Sek bir şişe beyaz şaraba, iki tane dilimlenmiş portakal, bir bardak cin, 50 gr. şeker, biraz tarçın ve bir tutam karanfil ekleyin. En az üç saat soğukta bekletin. Sonra süzerek, portakal kabukları ile süslediğiniz uzun bardaklarda soğuk servis edin. Soğuk kış gecelerinde kalbinizi ısıtacaktır. Şerefe!

Not: Geçen hafta verdiğim tarifte "kabartma tozu" yerine "maya" yazmışım. Bu hata için okurlardan özür dilerim.

donatellapiatti@hotmail.com

CUMARTESİ
"Carmen gibi biz de özgürlüğümüze düşkünüz"
"Bu filmde beni şaşırtan Hülya Avşar oldu"
"Kendi üniversite ortamımızın mafyasıyız"
İki çılgın tasarımcıdan disko çantası
Bütün dünya panço giyiyor
Yılbaşı için geri sayım başladı
Sahilde veya teknede yarışın
Dijital festival
Kuvvetli lodos havayı yumuşatacak
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Üçlemenin sonu: Çevrim
Keyifli fotoğraflar sergisi
Küba'nın sıcak sesi İstanbul'da
Üç kat daha hızlı okuma
Aşkı anlatan mozaikler





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet