Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İzmir-Ege sanayi tarihine ilişkin notlar-2

Dünden Bugüne / Sabri Yetkin

Geçen haftaki yazımda İzmir - Ege sanayiinin 17 - 18'inci yüzyıllarını, yani sanayi devriminden önceki tabloyu yansıtmaya gayret etmiştim. Sanayi devrimi sonrasında, Avrupalı uluslar yerli üretimlerinin devamını sağlayabilmek için korumacı politikalara yönelmişlerdi. Osmanlı yönetimi gerek siyasi, gerekse iktisadi sorunları nedeniyle korumacı politikalar uygulayamadığı gibi, İngiltere'nin talepleri doğrultusunda serbest ticaret rejimine geçmişti. Ünlü iktisat tarihçisi Şevket Pamuk, 1838'de başlayan yeni dönemdeki Osmanlı ekonomisini; "kapitalist dünya ekonomisi ile bütünleşerek, hammadde ihraç eden ve işlenmiş mallar ithal eden bir sistem" olarak tanımlamış, özellikle 1840 -1873 yılları arasında yerli üretimin hızla yıkıldığını ve zanaatkârların işsiz kaldığını açıklamıştır.

İlk istila kumaşla başladı
17 - 18. yüzyıllarda İzmir'de sınai üretimin motorunu tekstil oluşturmaktaydı. 1838 serbest ticaret antlaşması sonrası, piyasaları ucuz ve kaliteli İngiliz kumaşları istila edince, yerli üretim kan kaybına uğramıştı. Antlaşma öncesi İzmir'de 18 basma fabrikası bulunmaktaydı. 1838 - 1851 arasındaki çok kısa sürede İzmir'deki tekstil sektörü çökmüş, fabrikalardan 16 tanesi kapanmak zorunda kalmıştı.
Serbest ticaret antlaşmasının olumsuz sonuçları yaşanırken, 1840'lı yıllarda Osmanlı yönetimi sanayileşmenin önemine vakıf olmuş ve bir takım girişimlerde bulunmuştu. Hocam Zeki Arıkan ile arkadaşım Abdullah Martal'ın çalışmaları 1843'te İzmir'de modern bir kağıt fabrikasını kurmak için girişimlerin başlatıldığını yansıtmaktadır. Düzoğlu Hoca Agop isimli girişimci 1843'te kağıt fabrikası kurma ruhsatını almış ve derhal inşaata başlamıştı. Fabrika, suyun bol bulunduğu Halkapınar'da inşa edilmiş ve 1846'da üretime başlamıştı. 1847 yılına ait bir belge İzmir Kağıt Fabrikası ürünlerinin kaliteli ama pahalı olduğunu bildirmekteydi. Belge fabrikanın desteklenmesi gerektiği belirtirken, bürokrasi için gerekli kağıtların bu fabrikadan alınmasını emrediyordu. Avrupa sanayinin ürettiği ucuz ve kaliteli kağıtlar kısa sürede Osmanlı piyasalarını girince, İzmir Kağıt Fabrikası zor günler yaşamaya başladı ve 1855 sonrasında üretimini durdurmak zorunda kaldı.

Padişaha hediye un
19'uncu yüzyıl içinde İzmir'in nüfusu artmaya başlamıştı. Rüzgar ve su gücüyle çalışan değirmenler, kentin un ihtiyacını karşılayamıyor, ithalat yapılıyordu. 1848 yılında Lola Karlooğlu Hazer ismindeki zımmi girişimci, Tuzla Burnunda büyük bir değirmen kurmak için izin alır. 1851'de Kaspar isimli girişimci Punta'da buharla çalışan değirmen kurmuş, üretilen has unun ilk numunesini Padişah Abdülmecit'e hediye etmişti. Bu faaliyetler İzmir'de tarımsal girdili gıda sanayinin doğuşunu yansıtmaktadır.

Punta-H.Pınar-Mortakiye
1856'da Islahat Fermanı'yla yabancı sermaye güvence kazanmıştı. Sınai üretimde büyük bir boşluk olduğunu fark eden Avrupalı girişimciler, İzmir ve Ege bölgesinde yatırım yapmaya başladılar. Bu alandaki en önemli yatırım, İzmir -Aydın Demiryolu projesiydi. 1857'de başlayan yatırımlara paralel bir dizi sınai tesisler kurulmaya başlanmıştı. Demiryolu hattının başlangıç yeri olan Punta ve Halkapınar'a uzanan Darağacı ile Mortakiye bölgesi, İzmir'in sanayi bölgesi haline gelmişti.
1854'de bölgede Issigonis Demir Fabrikasının kurulduğunu bilmekteyiz. Burası için "Anadolu'daki en eski ve en büyük fabrika" tanımlaması yapılmaktadır. Bu fabrikada çividen hurufata, dikenli telden buhar kazanlarına kadar her türlü imalat yapılabilmekteydi. 1900 yılına kadar Punta'da Paps, Anton Kıli ve Rankin Rima isimli girişimciler tarafından üç demir fabrikası daha kurulmuştu.
1862'de İzmir'in sanayi bölgesinde kurulan en büyük sanayi tesislerinden biri de Havagazı Fabrikasıydı.

Tütün ve sigara fabrikası
1876'da Osmanlı maliyesinin iflas edince, borçları tahsil etmek için kurulan Düyun-ı Umumiyeye bağlı çalışan Reji Şirketi, oluşturduğu tütün tekeli sonrasında, elde ettiği tütünleri değerlendirilme adına sanayi faaliyetlerine katılmış ve 1884'de Punta civarında Tütün ve Sigara Fabrikası kurmuştu.
1870'li yıllardan itibaren İzmir'deki üretim mekanlarının arttığına tanık olmaktayız. Zeytinyağı, üzüm ve incirin ihracında kullanılan tahta kutu ve fıçı imalathaneleri Punta'ya yerleşmeye başlamıştı.
Despiri Kardeşler, İllia Gavanahira, İrakli Yorgiadi gibi girişimciler ilk sırada gelmekteydi. Athanassoulu Kardeşler'e ait sigara ve defter kağıdı fabrikası, Bastardi Bıçkı Atölyesi, Oliver ve Fascola'nın Keşişdağı Buz Fabrikası, Charles Mıssır Buz Fabrikası, Atanasyadis ve Vureya Mangayati'nin Prina Fabrikaları, Samolada İbrişimci'nin Pamukyağı ve Makarna Fabrikası ile Nikolaidi Kardeşlerin Çimento Fabrikası Punta-Darağacı arasında kurulmuşlardı.

ege@milliyet.com.tr



EGE
İnancını yitirmiş takım görüntüsü
Paris 8 yıl sonrasını düşünüyor, İzmir 8 ay sonrasını planlayamıyor
Öğretmenlerimiz
İzmir-Ege sanayi tarihine ilişkin notlar-2





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Gürsel Kuru
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Sabri Yetkin

© 2004 Milliyet