|
 |
|
|
'Kart alması zor olan kişi banka kurmuş'
TMSF Başkanı: Bankaların kart verirken bile çok sıkı teminat isteyecekleri kişiye banka lisansı verilmiş. Kamu alacağını takip etmeyenler şirket bize geçince hemen hacze geliyor
ANKARA Milliyet
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, bankaların kredi kartı verirken bile çok sıkı teminatlar istemesi gereken kişilere banka kurma lisansı verildiğini, sorunlu bankalar konusunda da 'doğrudan tasfiye' yöntemi uygulanmadığı için problemin ağırlaştığını belirtti.
Ertürk, banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen 'Bankacılık Sorunları Sempozyumu'na katıldı. Ertürk, burada yaptığı konuşmada, eşine rastlanmayan bazı finansal mekanizmalarla kayıtlı bilançosunu, gerçek bilançosunun onda biri mertebesine indirerek, kayıt dışı yükümlülüklerini kamunun sırtına yüklerken, bilanço dışı varlıklarını hâlâ akla gelmeyecek yollarla elinde tutmaya çalışan bir banka sahibi profilinin bulunduğu Türkiye'de, bu suçlar ile ancak çok özel nitelikli hukuku rejimi baş edebileceğini söyledi.
Bugünkü sorunların temelinde sorunlu bankaların tabi tutulduğu özel tasfiye rejiminin yattığını ifade eden Ertürk şöyle konuştu:
"Sorunlu bankaların lisanslarının iptaliyle tasfiyesi yerine fona devredilerek bankacılık yapmalarına devam imkanı veren bir hukuk rejimi içinde yönetilmeleri çok farklı finansal, hukuki ve idari sorunlara yolaçtı."
Banka lisansları konusunda, TMSF Başkanı da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin'e benzer bir açıklama yaptı. Tevfik Bilgin, banka batıklarından murakıpların sorumlu tutulmasına karşı çıkmış ve batık banka sorununun asıl lisans verirken yapılan hatalardan kaynaklandığını belirtmişti. Ahmet Ertürk de konuşmasında şöyle dedi:
"Bankaların çek karnesi ve kredi kartı verirken bile kuvvetli teminatlar isteyeceği bir kişiye banka lisansı verilmesiyle başlayıp sınırsız mevduat sigortasının 'ahlak bozucu' mekanizmasından yararlanmasına göz yummakla devam eden bir siyaset, yönetim ve denetim mantalitesinin yol açtığı banka enkazını ancak özel bir hukuk süreci ile kaldırmak mümkün olabilirdi."
'Neredeydiniz?'
TMSF'nin el koyduğu bazı şirketlere ertesi gün vergi dairelerinden, kamu kurumlarından hacizler geldiğine dikkat çeken Ertürk, "Soruyoruz, takip yapılması gereken aşamaya geldiyse neden yapılmadı? Neden biz beklendik?" diye konuştu. Ertürk daha sonra şöyle devam etti:
"Özel kişiler dışında kamu kuruluşları da takibe başlıyor. O güne kadar yapılamamış takipler hemen başlatılıyor. Hacze konuluyor, şirketlerin çalışmaları engellenebiliyor. Soruyoruz, bu takibe yapılması gereken aşamaya geldiyse neden yapılmadı? Neden biz beklendik. Bunun birçok mazereti bulunabilir ama bu, sonuçta birincisi kamuda iş yapma usullerinin ne kadar marazi olduğunu, ikincisi bu yasal düzenlemeleri yapmakla her sorunun çözümlenemediğini gösteriyor."
700 trilyon borç ödedik
Ertürk, el koyulan bazı şirketlerden kamu alacağı olarak, 7 - 8 ay süre içinde 700 trilyon ödeme yaptıklarını, kamu alacağını takibi bir tarafa bırakıp, borç ödeme noktasına geldiklerini belirtti. Borçlar ödenmezse şirketlerin çalışmalarının bloke edildiğini anlatan Ertürk, "Böyle olunca da hiç bir kurumun alacağını tahsil edemez duruma düşülüyor. Diyoruz ki hukuki düzenleme yapın. Bu şirketleri çalıştıralım, satıncaya kadar satış gelirinden, faaliyet gelirinden borçları ödeyelim" diye konuştu.
Borçlular arasında ayrım yapmadıklarını tekrarlayan Ertürk, anlaşmaya taraf olanlarla, kriminal yollara başvuranlara da doğal olarak farklı uygulama yapıldığını söyledi.
|
|
|

|