Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Karşılaştığım terbiyesizliğe espriyle karşılık verdim"

"Üstüme geldikleri, neredeyse hakaret olabilecek yerleri bile kesmedim. Onlara star muamelesi yaptım. Jared Leto'nun terbiyesizliklerine bile espriyle karşılık verdim. Başkası bu kadar alttan almazdı."

ELİF KORAP

Röportajın röportajı olacak ama ne yapalım, Deniz Akkaya'nın Büyük İskender Filmi'nin yıldızlarından Val Kilmer'la yaptığı röportaj günlerdir tartışma yaratıyor. Akkaya'nın durup dururken Ayşegül Nadir'le ilişkisini anlatan ve ondan Roma eserleri aldığını söyleyen Val Kilmer'ı dafa fazla konuşturmak yerine konuyu kapatması ise haftanın olayı! Kısacası Akkaya yaptığı röportajdan çok kaçırdığı haberle konuşuldu ve eleştirildi bu hafta.
Milliyet Gazetesi Magazin Müdürü Ali Eyüboğlu, bu röportajın orijinalini okuyup sözü geçen kadının tarihi eser kaçakçılığından ceza almış Ayşegül Nadir olduğunu fark etmese kimse de durumdan haberdar olmayacaktı özetle.
Peki ama Deniz Akkaya bir gazeteci mi? Niye haberi kaçırmış olsun ki? Peki hiç mi merak etmez insan, evinde onlarca makineli tüfek bulunan Türk kadın kim yahu diye? İyi de tecrübeli bir gazeteci bile bazen böyle dalgınlıklar yapamaz mı?
Sorular çoğaltılabilir ve her açıdan bakılabilir bu olaya. Bir de "Gazetecilik hevesi kursağında kaldı" diye eleştirilen Deniz Akkaya'ya sormak gerekti bunu. İşte Amerika macerasının, Büyük İskender filminin perde arkası ve Akkaya'nın eleştirilere yanıtı.

Val Kilmer kendi kendine Asil Nadir'in eski karısı Ayşegül Nadir'le ilişkisini anlatıyor. Tarihi eser kaçakçılığından ceza almış Tecimer'den "çok güzel Roma eserleri aldım" diyor. Ve siz soru sormak bir yana, konuyu kapatıyorsunuz. Nasıl yani! Niye?
Röportaja başladım. Karşımda bir kadın sürekli son üç dakikan, son iki dakikan diye işaret ediyor. Son bir dakikam kaldı ve Val Kilmer bir kadınla yaşadığı yatak hikayesini anlatmaya başladı. Hala filmle ilgili hiçbir şey sormamıştım. Bir kadınla yaşadığı yatak macerası da beni ilgilendirmiyordu açıkçası.

İyi de bu sıradan bir kadın değil ki!
Beraat etti. Beraat ettiğinden haberiniz var herhalde.

"Kim olduğunu anlamıştım!"
Benim beraatten haberim yok! Beraat etmedi. Ceza aldı. Siz farkında mıydınız peki o sırada Ayşegül Nadir'den söz ettiğinin?
Çok farkındaydım. Anladım tabii ki. Anlattığı şekilde davaları olan, Türkiye'ye giremeyen çok fazla insan yok. Tabii ki biliyordum.
Ben filmden konuşmak zorundaydım. Eğer film hakkında konuşmasaydım, sonraki görüşmelerimde film şirketinden ambargo yerdim. Zaten ağzından laf almak zor. Ben önce kendi işime bakarım. Filmden hiçbir şey konuşamasaydım ne kadar Ayşegül Nadir, ne kadar önemli olursa olsun bu kaseti bana vermeyeceklerdi. Siz ondan sonra ne Ayşegül Nadir duyardınız, ne de haberiniz olurdu! Ben olmasaydım senelerdir bundan haberiniz olmadığı gibi, bundan sonra da haberiniz olmayacaktı!

Büyük bir gazetecilik başarısı kazandığınızı mı düşünüyorsunuz?
Öyle düşünmüyorum. Benimle birlikte Sabah'ın yazı işleri müdürü Balçiçek Pamir de oradaydı. Ve Val Kilmer'la benden önce röportaj yaptı. Kilmer ona böyle bir şeyi anlatmadı. Gazeteciye anlatmadı. Bana anlattı. Hepsi bu kadar!
Bana niye anlattığına gelince. Benim bir gazeteci değil, burada ünlü biri olduğumu biliyordu. Bana vereceği röportajın burada nasıl yankı bulacağının, filmin tanıtımına nasıl katkı sağlayacağının farkındaydı. Ben Allahın şanslı kuluymuşum ki, kendi kendine bana bunu anlattı. Ha şu da var: Ayşegül Nadir'in önemini, böyle bir şeyin bu ülkede manşet olabileceğini tahmin etmedi. Etseydi anlatmazdı bence.
Şimdi beni eleştiriyorlar ya, hiç önemli değil. Ben yaptığım röportajlarla ilgili hakkımda çıkan her haberi kesip Amerika'ya gönderiyorum. Onlar için olumlu ya da olmsuz olması hiç fark etmez. Ben televizyon programıma süper bir konu yakaladım. Üzerine gidip gitmemek benim elimdeydi. Gitmedim.

Sizin için "gazetecilik hevesi kursağında kaldı" diyorlar, ama onu size sormak gerek. Gazeteci olmak istiyor musunuz?
Gazeteci olmak istemiyorum. Değilim. Başkası başka tür bir röportaj yapabilirdi. O onların üslubu. Bu benim üslubum. Gazetecilik için değil, eğlenceli bir telecvizyon programı yapmak için gittim. Bu programlara da devam etmeyi düşünüyoruz.

"Artık her şeye tahammül ederim"
Angelina Jolie'nin filmin başrol oyuncularının ikisiyle de sevgili olduğu haberleri çıkıyor sürekli. Bu konuda bir soru sordunuz mu?
En çok kızdığım şey bana özel hayatımla ilgili soru sorulması ama sonuçta ben de bu ülkenin insanıyım. Ve bu soruyu sormayı düşündüm! Sorma, röportajı keser dediler. Fırsatım olsa soracaktım.

Holywood starları filmlerinin reklamı için her şeyi yapıyor mu sizce?
Her şey mübah mı diyorsunuz! Bu daha ilk röportajım. Daha neler yapabilirler görmedim.

Ne kadarına tahammül edebilirsiniz?
Jared Leto'nun yaptıklarına tahammül ettikten sonra her şeye tahammül edebilirim sanırım.

Oliver Stone Türkiye'ye gelirse evinizde kalmak istediğini söylemiş. Ağırlayacak mısınız?
Evim o kadar büyük değil. Herhalde otelde kalır. Ama onu gezdirmeyi çok isterim.

Türkiye bayraklı tişörtünüzden söz etmedik hiç.
Dolce&Gabbana'ya gittim. Bu tişörtü gördüm. Ve başka ülkenin bayrağının basıldığı bir tişört yoktu. Çok şaşırdım. Niye böyle bir şey yaptıklarını da bilmiyorum. Hoşuma gitti ve aldım. Onu giymek güzel olur diye düşündüm.


İltifatlar bir kadın olarak gururumu okşadı tabii ki
En çok merak edilen sorulardan biri de şu: Size asıldılar mı?
Asılmak demeyelim ama hepsinden çok fazla iltifat aldım. Zaten öyle bir ortam yoktu. Her tarafta insanlar. Beş dakikanız var. Devamı olmadı bu görüşmelerin. Oliver Stone karşısına geçen her güzel kadına "seninle evlenebilir miyim, ben sende kalmak istiyorum" demiyor. Sonuçta bunların ona ne getireceğini, ilgi çekeceğini biliyor.

Samimi değil miydi sizce iltifatlarında?
Samimi olabilir. Çünkü çok çapkın olduğunu duydum. Kadın olarak gururumu okşadı mı, okşadı. Oyun değil belki, ama filmi için çalışıyor adam. Filmi için ses getirebilecek şeyler yapıyor.

Her ne kadar sizin kadar olmasa da, güzel gazeteciler de var. Onlar da iltifat alıyorlar. Ama kimse röportajında kendisine yapılan iltifatları yazmıyor. Siz aldığınız bütün iltifatları sıralarken, "bakın ne kadar güzelim" mi demek istediniz?
(Gülüyor) Yok canım, ondan değil. Doğallığı korumak istedim. Üstüme geldikleri, neredeyse hakaret olabilecek yerleri bile kesmedim. Beni komik düşürecek, kötü duruma düşürecek şeyleri de olduğu gibi bıraktım.

Jared Leto'yla gerçekten çok tuhaf diyaloglarınız olmuş. Eşcinsellik sorunuzun üzerine, size muz göstererek "Bu sabah muz yedin mi? Yemek ister misin? diyor. Sonra da sizi seksi bulduğunu söylüyor. Sizin yanıtınız şu: "Türkiye'de bu dediklerinizi herkese göstereceğim. Böylece herkes beni kıskanacak". İyi de insanlar niye kıskansın bu sözleri?
Orada bana terbiyesizlik yaptı. Ve ben bunu espri yaparak geçiştirmek istedim. Eğer ona sinirlenseydim, onun istediği olacaktı. Bir savunma geliştirdim. Ne söylerse güldüm geçtim. Sinirlenseydim, röportaj sona erecekti. Ben işime bakarım. Sonuçta istediğim şeyi bana verdi. Ona da hak veriyorum. Adama sürekli eşcinsel olup olmadığı soruluyor. Ben de sorunca böyle bir tavırla karşılaştım.

Ne kadar süre ayırdılar size?
Hepsi için beşer dakika. Bazılarında bu biraz daha uzadı tabii.


Para aldınız mı bu röportajlar için?
Hayır. Büyük İskender'i Türkiye'ye getiren Pamir Demirtaş benim çok eski arkadaşım. Zaten bana para vermeye cüret ederse onun kafasına asardım o paraları! "Yapar mısın" dedi, yaptım.

Peki niye sizi seçmiş Pamir Demirtaş?
İşte bu sebepten. Kimi götürseydi bu kadar ses getirirdi? Bir arkadaş Hülya Avşar demiş. Olabilirdi ama onlar ne kadar tahammül edebilirdi bilmiyorum. Başkasını götürselerdi, orada başka bir şeyin yarışına da girilebilirdi. Benim senden neyim eksik durumu. Ben olduğum yerden o insanlara star muamelesi yaptım. Benim alttan alabileceğimi bildiği için beni seçti. Mesela Jared Leto, Hülya Avşar'a bana yaptığını yapsaydı ne olurdu çok merak ediyorum. Avşar çok sinirlenebilirdi. Röportajı kesebilirdi. Ben onları alttan alabilecek kapasiteye sahibim. Egosu çok şişik biri değilim.

Aralarında sizi bir kadın olarak etkileyen oldu mu?
Val Kilmer gitmeden önce çok büyük hayranlık duyduğum oyunculardan biriydi. Şu an 44 yaşında. Yaşına göre bence hala çok etkileyici bir adam. Ama asla beraber olmak istemezdim. Beraber olduğu kadınlarla ilgili olur olmaz yerlerde böyle dedikodu yapan adamlardan hiç hoşlanmam. İğrenç. Benim gözümde tüm çekiciliğini kaybetti.

Hakkınızı da yememek lazım. Sorularınızdan anlaşılıyor ki epey hazırlanmış, öyle gitmişsiniz röportaja...
İki aydır İngilizce dersi alıyorum. Amerikan filolojisi mezunu olduğum halde pratik yapmadığım için gerek duydum. Daha da geliştirmem lazım. Sinemayı bilen insanlara danıştım. Konuşacağım kişilerin daha önce yaptığı röportajları ve Büyük İskender'in yaşamını okudum. Röportajdan bir gün önce de filmi izledim.

PAZAR
"Karşılaştığım terbiyesizliğe espriyle karşılık verdim"
"Misafirlerimizi kendi paralarıyla ağırlıyoruz"
Ünlülerin yatakhane anıları
Bu sergiyi günde 50 bin kişi gezecek
"Gelecek için" hep beraber
Türkiye'nin müzikli halleri: "Mucizeler Komedisi"
İnternet kafeler yaşında
Yeni umudumuz "akıllı ilaçlar"
Cerrahınızı nasıl seçmelisiniz?
"Market kasalarının yanında sigara yerine kitaplar satılsın"
Bordo'da büyük tadım...
Bulutların üstünde 5 yıldızlı ziyafet
"Garibim derdime grip diyorlar..."
Yıllardır aynı servis aynı tat
Genetik mazeretim var, sadakatsizim ben!
Edebiyat hocamızın ölümü
İyi vaaz veren kazansın!
Yakın geçmişimizin öznel tarihi





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet