Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
TÜBA Başkanı Prof. Bermek, ilk kez Milliyet'e konuştu
Bilime randevu yok

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Başbakanlığa bilimsel konularda danışmanlık yapmak amacıyla kuruldu. Ancak, 1993'ten beri TÜBA'ya hiçbir başbakan danışmadı

Önay Yılmaz - İstanbul


Yüksek liyakat esasına göre belirlenen seçkin bilim adamları ve aydınlardan oluşan TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi), Başbakanlığa bağlı özerk bir kuruluş. Kanunla belirtilen görevi, ülkeyi yönetenlere bilimsel konularda danışmanlık yapmak, katkı sağlamak, yol göstermek. İtalya'daki ilk akademiden 390 yıl sonra, yani 1993'te kurulan TÜBA'ya bugüne kadar hiçbir başbakan danışmamış, yol gösterici rolü talep etmemiş. Ama onlar bunu gençliklerine bağlıyorlar ve yine de, raporlar hazırlayıp yetkililere sunmaktan geri kalmıyorlar.
Akademi'nin ikinci kez 4 yıllık başkanlığına seçilen Prof. Dr. Engin Bermek, bugüne kadar basına hiç röportaj vermedi. Aynı zamanda İstanbul Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı olan Bermek, ilk kez Milliyet'e konuştu:

Başbakanlar görüşmüyor
"Kuruluşumuzdan beri başkanlarımızla başbakanlar arasında bir görüşme, bir görüş alışverişi olmamıştır. Özellikle, bilimsel konularda bağımsız danışmanlık yapmak, çeşitli konulara bilimsel katkı sağlama görev ve yetkinliğine sahip ve bir ölçüde ülke bilimini temsil eden bir kuruluş açısından bu bir eksikliktir. Bu olgu ülkemizde bilim ile siyasi erk arasındaki iletişim eksikliğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan cumhurbaşkanlarımızla oldukça yakın bir ilişkinin olduğunu, akademimizin Sayın Sezer ve Sayın Demirel'den ilgi ve anlayış gördüğünü belirtmek isterim."

Edison yok

"Osmanlı Devleti'nin son yıllarında ülkemizde Pasteur gibi, Edison gibi insanların yetişmesine uygun bir eğitim sistemi, uygun ortam; bilim insanlarını koruyan, destekleyen ufuk sahibi bir devlet ne yazık ki mevcut değildi. Aradan geçen sürede, bütün iyileştirmelere karşın, bu koşulların tam olarak sağlanmış olduğunu söylemek hâlâ mümkün değil."




SİYASET
'Özal yarım saat ayırsa ölmezdi'
'Tezkere' pişmanı!
Bilime randevu yok
Ağar'ın yardımcısı istifa etti
Avrupa ile ilişkileri metrese benzetti
Devlet Konukevi'nde uluslararası kermes
Ankara'ya bu yakışır mı?






Fikret BİLA
Tıp Kurumu bilgileri
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devri ...
Hasan CEMAL
Herkesin kendi barışı yerine...
Gazze'den akşam vakti İsrail'e giriş yaparken...
Güneri CIVAOĞLU
Dudak / koltuk
Büyük İskender "biseksüel miydi?" Tartışmalar...
Derya SAZAK
Kestane devrimi
Tek kutuplu dünyanın sonuna mı geliyoruz? ...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2004 Milliyet