|
 |
|
|
F.Bahçe koşuyor
Fenerbahçe dün geceki Diyarbakır 90 dakikası dahil, sanki "özel tim" havasıyla yarışıyor artık her müsabakasında... Bu müthiş sıçrayışın teknik sebepleri başında Hooijdonk'un sakatlığı sebebiyle oluşan "zorunlu yokluğunu" gösterebiliriz kolayca...
Hooijdonk olduğu zaman onda yoğunlaşan pas ve top trafiğindeki pozisyonlar, şimdi özgürce koşuşan ve takımın teknik kurgusu içinde arı gibi çalışan futbolcuların ayaklarında... Tenkit ettiğimiz Tuncay, şimdi önünde açılan geniş alanlarda çok daha sağlıklı bir düşünce zenginliği ile top koşturuyor... Aurelio futbol çabuk oynanınca, her zamanki hareketliliği ve top kullanma sıklıklarına yepyeni pencereler açmışcasına bir görkemde görünüyor... Mehmet Yozgatlı sağ çizgiye yerleştirilmelidir artık bizce... Çünkü hem müthiş tempolu, hem de teknik kapasitesi yüksek ve dar alanlarda çok ince paslar yapabilen bir yetenek... Daum, onu o bölgede ne kadar uzun kullanabilirse, Yozgatlı'nın verimi de o denli artacak ve oturacaktır sağ çizgi uzantısında...
Alex takımdaki "kalite kimliği"ne her hafta daha da ilaveler getirerek, geliştiriyor oyun bütünlüğünü... Hem Türkiye'yi, hem de takım arkadaşlarının futbol özelliklerini bir bir çözmüş anlaşılan... Adeta gözü kapalı top alıp, top veriyor... Ve bu özellikler de, Fener'in sahadaki yarışma dengelerine büyük keyifler katıyor doğrusu...
Sıcacık duygular
Luciano, Ümit Özat ve Rüştü takımın galibiyetteki emniyet sibopları adeta... Onların vasat gibi görünen oyun tempoları dahi sanki Fenerbahçe'deki üç puanların garantisi... Önder de geri dörtlünün sağında çok göz alıcı oyunlar sergiledi son haftalarda... Çabukluğu ve garantiye dayalı futbol anlayışı sanırım Fenerbahçe'nin aradığı beki bulduğunun resmini oluşturuyor...
Serhat, Fener'in "haşarı çocuğu" olmaya devam ediyor... Gençliği, diri hareketleri göz alıcı ama, Fenerbahçe'de "ideal santrfor kartviziti" bastırabilmesi için, en azından böyle maçlarda sayı tabelasını kendi gol imzalarıyla renklendirmesi ve sürekliliği kaçınılmaz... Ayrıca bu düşüncelerimden yola çıkarak sakın Hooijdonk'u hafife aldığımız kanısı çıkarılmasın... Çünkü futbol oyunu kulübedeki ve kadrodaki isimlerle bir bütündür... UEFA, içerideki lig serüveni, kartlar, sakatlıklar, cezalar diye saymaya başlarsanız, Hooijdonk'un şu anlarda dinlenmede oluşu, dünkü buz gibi gecelerde dahi sıcacık duyguları hareketlendirir insanın içinde.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|