Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Kasım 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Küreselleşmeyi nasıl tarif ediyorlar?

Sabancı, Eczacıbaşı, Devlet Bakanı Şener, Prof. Güvenen, Dr. Ohmae ve Prof. Tekeli'den küreselleşmeyle ilgili değişik bakış açıları


Geride bıraktığımız haftaya damgasını vuran 13. Ulusal Kalite Kongresi'nde küreselleşme olgusu enine boyuna masaya yatırıldı. Dünya Bankası Avrupa Başkan Yardımcısı Jean François Rischard'a göre küreselleşmenin nimetlerinden yararlanan zengin ülkeler, küreselleşmeyle kartopu gibi hızla derinleşen yoksulluk, nüfus artışı, çevre ve diğer sosyal sorunların çözümü için kıllarını kıpırdatmıyorlardı. Geçen aralıktaki G - 8 toplantısının organizasyonuna 110 milyon dolar harcanmış, buna karşılık dünyanın en etkili 8 lideri küresel sorunları sadece 88 dakika konuşmuşlardı. (Şaka gibi)
Tarih Vakfı Başkanı, ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. İlhan Tekeli de, kongrenin kapanışındaki konuşmasında; kapitalizmin ve emperyalizmin aksine küreselleşmenin, dünyanın büyük bölümünü dışlayan bir sistem olduğunu ve bu nedenle de varlığını uzun süre devam ettiremeyeceğini vurguladı.

Görünmeyen kıta
Kongrenin yıldızı Japon strateji gurusu Dr. Kenichi Ohmae'ye göreyse küreselleşme sayesinde zenginlik ve refah, bir tuşa basarak ayağımıza kadar gelebilirdi. Bunun için kalkınmış ülke vatandaşı olmak da gerekmiyordu. İletişim teknolojisinin ve internetin ucundaki bu dünyaya Ohmae, "görünmeyen kıta" adını takmıştı. Herkes oraya gidebilirdi. Ama yine Ohmae'nin belirttiği gibi bu "herkes", 6.7 milyarlık dünya nüfusu içinde 300 milyon kişi bile değildi!

Klasik bir sofra
Son dönemde gittiğim pek çok toplantıda konuşmacılar her nedense lafa küreselleşmenin kendilerine göre tarifiyle başlama gereğini duyuyorlar. Ben de ilgimi çekenleri defterime not ediyorum. İşte sizlere bazı ünlülerden küreselleşme tarifleri:
  • Eczacıbaşı Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı: Küreselleşme nedir diye düşündüm: Bir zirvenin fethedilmesi mi, basamakların ardarda tırmanılması mı, bir duvarı aşıp içeri girilmesi mi?

  • Bence küreselleşme klasik bir sofra. Oturabilenler az - çok bir şeyler yiyor, oturamayanlar aç kalıyor. Türkiye bu sofrada oturabiliyor mu? Olsa olsa yemek odasına girmiştir ve masanın kenarında ayakta beklemektedir.

    Sınırların aşılması
  • Sabancı Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı: Küreselleşme, ekonomik faaliyetlerin sınır ötesine geçmesi, sahipliğin küreselleşmesi. Sanayileşme gibi bir olgu küreselleşme. Varolan, karşı koyulamayan bir olgu. Daha çok serbestleşmeyi getiren, firmaları verimliliğe zorlayan, mal ve hizmet fiyatlarının aşağıya çekilmesine yolaçan bir olgu. Bu arada gelir dağılımını bozduğu da bir gerçek.


  • Teknolojik kırılma
  • Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı, DİE eski Başkanı, DPT eski Müsteşarı Prof. Dr. Orhan Güvenen: Küreselleşme, teknolojinin etkisiyle sistemde meydana gelen kırılmadır. Küreselleşmeyi siyasetçiler getirmedi, finansçılar da getirmedi. Küreselleşme, teknolojinin ürünüdür. İletişim teknolojileriyle ortaya çıkmış, ilk olarak mali piyasalarda devreye girmiş, ardından da reel sektöre yansımıştır.


  • 4.5 milyar yılda...
  • Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener: Küreselleşme denen olgu, çağdaş bazı değerlerin ulusal sınırları aşarak... Hatta öyle hızlı ki sermaye 15 saniye içinde yerküre üzerinde 5 tur atıyor ve en kârlı yere yerleşiyor. Tarihte değişim hep var, ancak giderek hızlanıyor. Ve bu değişime ayak uyduramayanlar yok oluyor. Değişimi iyi okuyabilenler ise avantaja dönüştürebilenler. Dünyanın 4,5 milyar yıllık ömrünü 24 saatlik süreye indirerek bir karşılaştırma yapacak olursak... İlk çiçekler ve memeliler, ancak 23. saatte ortaya çıkmışlardır. Dinazorlar 65 milyon sene önce, yani 23.40'ta yok olmuşlardır. İnsanlığın tarihi ise bu 24 saat içinde son 5 dakikadır. Tarım devrimi de, sanayi devrimi de bu son 5 dakikalık bölümün binde 1'erlik bölümleri oluşturmaktadır...


  • mtamer@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    Çimdik çimdik makarna...
    Kar, kış, kıyamet... Isı, sıfırın altında 10 ...
    Melih AŞIK
    Topbaş'a bir soru
    Kadıköy yakasında, Dalyan - Bostancı arasında...
    Fikret BİLA
    Tıp Kurumu bilgileri
    SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devri ...
    Hasan CEMAL
    Herkesin kendi barışı yerine...
    Gazze'den akşam vakti İsrail'e giriş yaparken...
    Güneri CIVAOĞLU
    Dudak / koltuk
    Büyük İskender "biseksüel miydi?" Tartışmalar...
    Can DÜNDAR
    Tarihi yağmalamak
    Son birkaç haftada izlediğim birkaç eser ilme...
    Abbas GÜÇLÜ
    Karadeniz Ereğlisi'nde bir gün
    Ereğli'ye yıllardır gitmemiştim. TED Koleji d...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Her kadın bir labirent değil midir?
    Denizci dostumuz Corto Maltese, "Kayıp Kıta M...
    Hasan PULUR
    Şu CHP'nin işleri...
    ALTAN Öymen, iyi, güzel bir yöntem tutturdu, ...
    Derya SAZAK
    Kestane devrimi
    Tek kutuplu dünyanın sonuna mı geliyoruz? ...
    Meral TAMER
    Küreselleşmeyi nasıl tarif ediyorlar?
    Geride bıraktığımız haftaya damgasını vuran 1...
    Ece TEMELKURAN
    Vasiyetimdir!
    Geçtiğimiz günlerde bir cenazeye lüzumundan f...
    Tamer HEPER
    Gelişme kötü
    Geçen hafta içinde İstanbul ve Ankara'da YÖK'...
    Osman ULAGAY
    Avrupa'nın iki büyüğü Türkiye ve Ukrayna
    Bizde, dünyaya kafa tutan, küreselleşmeye baş...
    Güngör URAS
    Grip aşısı hem Ayşe Teyze hem de ekonomi için önemli
    Ayşe Hanım Teyzem, elinde cuma gününün Milliy...
    Serpil YILMAZ
    Nitelikli yatırımlar!
    Mahkemeler sürüyor, borçlar ödenmiyor, servet...

    © 2004 Milliyet