|
 |
|
|
Radyoda bir ses
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
Sabahları hangi seslerle kalkıp, günü ne parazitlerle sürdürüp, geceyi ne seslerle noktaladığınızı bir düşünün. Bütün gün neler duymak, neler dinlemek zorunda kaldığınızı. Elinizde olmadan. Ruhunuzun şehrin uğultusu içinde nasıl buruştuğunu bir hatırlayın. Hatırlayın ve iyi sesler arayın.
* * *
Bazı kötü seslere mahkumuz, mecburen. Bazı sesleri ise çağırıyoruz. Aranıyoruz yani. Bazı sesler üzerimize üzerimize geliyor. Kaçamıyoruz. Zengin, fakir, genç, yaşlı farketmiyor.
Gürültü gürültüye karışıyor. Şehrin kötü sesleri doğanın iyi seslerini bastırıyor. İnsanı susturuyor. İyi seslere açız o yüzden.
Şehir böyle zaten, insanı her şeye alıştırıyor. Gün sonunda kafanızı yatağa koyduğunuzda ya da şehrin biraz dışına çıktığınızda anlıyorsunuz durumun kötülüğünü. İyi seslere ne kadar hasret olduğumuzu. Bir hışırtı, bir gümbürtü, bir uğultu bile iyi geliyor bazen. Ya da uzaktan gelen bir tıngırtı, sürpriz bir şarkı, içten bir kahkaha, hararetli bir alkış. Bir fıkra, tatlı bir hikaye bile yetiyor insanı bir süreliğine şehirden koparmaya. Böyle seslere denk gelince de insan "oh be dünya varmış" diyor. Çocuk gibi seviniyor.
* * *
Geçen Salı akşamı Ferhat Göçer yetişti imdadımıza. İyi sesli kurtarıcı olarak. Akşamın civcivli bir saatinde, trafiğin her zamanki haliyle boğuşurken, Best FM'de rastladık kendisine.
Hep beraber Best FM'in İstanbul stüdyosuna girmişler, ışıkları kapatmışlar, çalıp söylüyorlardı. Aryalar, tangolar, Türk sanat müziğinden, Türk pop müziğinden bildik melodiler. Arada dinleyici istekleri. İçten, sevimli, dolu dolu ve insana iyi gelen program kendiliğinden akıp gitti. Bu arada bir radyo programının nelere kadir olduğunu, nasıl bir atmosfer yaratabileceğini de dinleyicilerden gelen kısa mesajlarla bir kez daha hatırladık.
Evinde sırt üstü yatmış, sevgilisinden nasıl ayrılacağını planlayan bir genç şarkıları dinledikçe karar vermekte zorlandığını belirtiyordu. Mutfakta yemek hazırlayan bir çift ise yemek yapmayı bırakıp oturmuşlar, bir şişe rakı açmışlar programı dinliyorlardı. Türkiye'nin orasından burasından mesaj yağıyordu. İnsanlar iyi bir ses yakalamışlar adeta şükranlarını sunuyorlar ve bırakmak istemiyorlardı. Yollarını uzatanlar da vardı, arabalarından çıkmayıp dinlemeye devam edenler de.
* * *
Ferhat Göçer'in de o akşam programda belirttiği gibi radyonun TV'den çok farklı bir havası var. Radyo sizi daha özgür bırakıyor bir kere. Dayatmıyor. Gözlerinizi kapatıp hayal kurmanıza izin veriyor ya da şehrin ışıklarını seyretmenize. Radyo size her yerde arkadaş. Radyo insana daha yatkın. Radyo insanı daha iyi yakalıyor. Hele böyle sesler çıkardığında. Hele TV'ler bu haldeyken. Best FM, İzmir'de 98.4'te. Fatih Altaylı'nın sabahları gazete okuyup yorumladığı dönemden beri çizgisi bellidir zaten.
Hafif muhalif ve istikrarlı. Türkçe müziğin önde gelen kanallarından. Programı bu akşam yeniden yayınlayacaklar, öyle dediler. Kaçırmayın, bünyenize iyi sesler yükleyin.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|