|
Dert hepimizin derdi
İçim kararıyor. Memlekette işlenen suçlar gazetelerde ve TV'de bir bir sayıldıkça içim kararıyor. Özellikle hukukçu olduğum için olaya önce ceza politikası açısından bakıyorum. Bu nasıl politikadır anlamam mümkün değil. Son günlerin olayı, "8 yaşındaki G. Ş. bankadan 48 milyar lira çaldı." G. Ş. yakalandı. İyi güzel. Peki 8 yaşındaki çocuğa ne yaparsınız? Neler yapılabileceği konusunda özellikle pedagogların söyleyeceği çok şey vardır eminim, ama yine eminim ki hiç mi hiç tavsiye etmeyecekleri bir şey yapıldı, bu çocuk ailesinden birine teslim edildi. O ailede bir fert henüz hapiste, diğer bir ferdin ise 36 ayrı suç kaydı var. Üstelik 8 yaşındaki G. Ş.'nin de 26 suç kaydı bulunmuş. Böyle bir suç makinesi tam gaz çalışıyor ve biz yaklaşık yetmiş milyon nüfuslu bir memleketi idare eden devlet teşkilatı içinde sayısız kamu kurumu, sayısız bakanlık teşkilatı, sayısız devlet memuru besliyoruz ama şu çocuğu ıslah edecek bir kurum bulunduramıyoruz. Yaptığımız ne, çocuğu sokağa salıp toplumu kemirmesini izlemek. Böyle politika olur mu?
Peki aflarla her yıl sokağa salınan suçlularla, her yeni yapılan kanunla suçluların kollanmasıyla yürütülebilen bir politika olur mu?
Asla olmaz ama bizde oluyor. Her büyük suç haberinin başlığına dikkatle bakın. Haberin içinde şu cümleyi mutlaka görüyorsunuz, "Afla çıkmıştı, dört kişiyi öldürdü."
Bana bir tek kişi ortalama her yıl çıkarılan aftan toplumun gördüğü yararı anlatabilir mi?
Bu da yetmiyormuş gibi öyle bir ceza kanunu yaptık ki, ihtiyaçtan suç işleyeni mazur gören, para cezasını "param yok" diyenden daha az, "parası olandan" daha çok alan bir ceza sistemi. Sistemi dejenere etmişken gerisini de tamamladık ve karakolları da kapattık. Polisi de bazı zevatı korumakla görevlendirdik, sen sağ, ben selamet. Vatandaşı korumakla görevli polis bir kesimin etrafında etten duvar, ama sokaktaki vatandaş Allah'a emanet.
Beyler iş çığırından çıktı, benim yazmam yetmiyor, gerçekleri görün dert hepimizin derdi.
tamerheper@host.com
|
|