Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 04 Aralık 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Dert hepimizin derdi


İçim kararıyor. Memlekette işlenen suçlar gazetelerde ve TV'de bir bir sayıldıkça içim kararıyor. Özellikle hukukçu olduğum için olaya önce ceza politikası açısından bakıyorum. Bu nasıl politikadır anlamam mümkün değil. Son günlerin olayı, "8 yaşındaki G. Ş. bankadan 48 milyar lira çaldı." G. Ş. yakalandı. İyi güzel. Peki 8 yaşındaki çocuğa ne yaparsınız? Neler yapılabileceği konusunda özellikle pedagogların söyleyeceği çok şey vardır eminim, ama yine eminim ki hiç mi hiç tavsiye etmeyecekleri bir şey yapıldı, bu çocuk ailesinden birine teslim edildi. O ailede bir fert henüz hapiste, diğer bir ferdin ise 36 ayrı suç kaydı var. Üstelik 8 yaşındaki G. Ş.'nin de 26 suç kaydı bulunmuş. Böyle bir suç makinesi tam gaz çalışıyor ve biz yaklaşık yetmiş milyon nüfuslu bir memleketi idare eden devlet teşkilatı içinde sayısız kamu kurumu, sayısız bakanlık teşkilatı, sayısız devlet memuru besliyoruz ama şu çocuğu ıslah edecek bir kurum bulunduramıyoruz. Yaptığımız ne, çocuğu sokağa salıp toplumu kemirmesini izlemek. Böyle politika olur mu?
Peki aflarla her yıl sokağa salınan suçlularla, her yeni yapılan kanunla suçluların kollanmasıyla yürütülebilen bir politika olur mu?
Asla olmaz ama bizde oluyor. Her büyük suç haberinin başlığına dikkatle bakın. Haberin içinde şu cümleyi mutlaka görüyorsunuz, "Afla çıkmıştı, dört kişiyi öldürdü."
Bana bir tek kişi ortalama her yıl çıkarılan aftan toplumun gördüğü yararı anlatabilir mi?
Bu da yetmiyormuş gibi öyle bir ceza kanunu yaptık ki, ihtiyaçtan suç işleyeni mazur gören, para cezasını "param yok" diyenden daha az, "parası olandan" daha çok alan bir ceza sistemi. Sistemi dejenere etmişken gerisini de tamamladık ve karakolları da kapattık. Polisi de bazı zevatı korumakla görevlendirdik, sen sağ, ben selamet. Vatandaşı korumakla görevli polis bir kesimin etrafında etten duvar, ama sokaktaki vatandaş Allah'a emanet.
Beyler iş çığırından çıktı, benim yazmam yetmiyor, gerçekleri görün dert hepimizin derdi.

tamerheper@host.com








Taha AKYOL
Patrikhane meselesi
TÜRKİYE Lozan'da Rum patrikhanesini kaldırmak...
Çetin ALTAN
Annelerle babalar 20'nci, çocuklar 21'inci yüzyıllı olunca...
YILIN en uzun geceleriyle, en kısa günlerini ...
Melih AŞIK
Sakatlara hediye
Dünya Özürlüler Günü'nde, Türkiye Sakatlar De...
Fikret BİLA
Belçika'dan destek
Belçika hükümeti, 'Türkiye, AB'ye tam üye olm...
Hasan CEMAL
17 Aralık soruları!
Şu günlerde etekleri zil çalanlar var. Pusuya...
Güneri CIVAOĞLU
Ya 18 Aralık?
Peki... 18 Aralık? Türkiye'nin 17 Aralık'a ki...
Can DÜNDAR
Aralık
İçinde bulunduğumuz aya neden aralık dediğimi...
Abbas GÜÇLÜ
En büyük zenginlik yaratıcılık
Türk eğitim sisteminin en önemli zaaflarından...
Sami KOHEN
Nasıl bir Irak?
BOĞAZİÇİ Üniversitesi - TÜSİAD Dış Politika F...
Meliha OKUR
Büyük tartışma
Hesap uzmanları konuşmama kararı aldı... Mali...
Hasan PULUR
Kurultaydan önce yargı...
KONU ne zaman açılsa, ilk soru şu:
Derya SAZAK
Fransız öpücüğü
Türkiye'nin AB tam üyeliğine direnen Fransa'n...
Meral TAMER
Sendikalar nasıl kurtulur?
Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu'...
Tamer HEPER
Dert hepimizin derdi
İçim kararıyor. Memlekette işlenen suçlar gaz...
Güngör URAS
Belediyeler müze için bina arıyor
İstanbul'da resim sanatıyla ilgili güzel geli...
M. Ali BİRAND
ORGANINI VER, BİR HAYAT KURTAR
Geçenlerde POSTA'da son derece güzel bir habe...

© 2004 Milliyet